Türkiye şampiyonu Şeyma Keskin’e memleketinde coşkulu karşılama - Karabük Haber Postası
turkiye sampiyonu seyma keskine memleketinde coskulu karsilama 8WZRXCJQ
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
16 Nisan, 2025 12:45 tarihinde yayınlandı
0
0

Türkiye şampiyonu Şeyma Keskin’e memleketinde coşkulu karşılama

Kocaeli’de düzenlenen Karate Çocuklar Türkiye Şampiyonası’nda 44 kilogram kategorisinde Türkiye birincisi olan 14 yaşındaki Şeyma Keskin, memleketi Artvin’in Yusufeli ilçesinde büyük bir coşkuyla karşılandı.

Türkiye şampiyonluğu sonrası Yusufeli’ne dönen Şeyma Keskin için ilçe girişinde karşılama merasimi düzenlendi. Genç sportmen, çiçek ve alkışlarla karşıladı. Duygusal anların yaşandığı merasimde Şeyma Keskin gözyaşlarına hakim olamadı.

Antrenörü Serdar Bingöl burada yaptığı konuşmada, “İlçemizde karate pek bilinmiyordu. Bu muvaffakiyetle birlikte artık herkes hem Şeyma’yı hem de karate sporunu tanıyor. Yusufeli’nden Avrupa ve dünya şampiyonluklarının da çıkacağına inanıyoruz” dedi.

Genç sportmen Şeyma Keskin, karşılama merasiminde konuşma yaparken göz yaşlarına hakim olamayınca, Antrenörü Serdar Bingöl, “Kızımız dışarıdan bakıldığında bir prenses üzere görünüyor, fakat alanda epey sert ve mücadeleci. Kalbi yumuşak fakat çabası güçlü” tabirlerini kullandı.

Karşılamanın akabinde Şeyma Keskin ve beraberindeki takım, konvoy eşliğinde ilçeye geçerek Yusufeli Belediye Başkanı Barış Demirci’yi ziyaret etti. Lider Demirci, genç sporcuyu tebrik ederek muvaffakiyetlerinin devamını diledi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
8fa904a0 0c3b 4268 af5e a3a5ea46ac51
İsmail AKCA Avatarı
İsmail AKCA
10 Nisan, 2026 09:53 tarihinde yayınlandı
0
0

Zemin mi çöküyor, yoksa akıl mı..?

Karabük’te yaşananlar artık bir “zemin sorunu” değil.

Bu, açık ve net bir yönetim zaafıdır.

Yeşil Mahalle Taşkent Caddesi’nde başlayan süreç aslında hepimizin bildiği o klasik hikâyenin yeni bir versiyonu: Önce bir inşaat başlar, sonra çatlaklar oluşur, ardından “inceleme başlatıldı” açıklamaları gelir…

Ve en sonunda iş ciddiye bindiğinde tahliyeler başlar.

Nitekim öyle de oldu.

Karabük Valisi Oktay Çağatay’ın ikamet ettiği Valilik Konutu boşaltılıyor. Bu, sıradan bir gelişme değildir.

Bu, “tehlike artık görmezden gelinemiyor” demektir.

Şimdi soralım:
Devletin en üst yerel yöneticisinin kaldığı bina bile risk altındaysa, bu şehirde kim güvende?

Asıl mesele şu: Bu noktaya nasıl gelindi?
Heyelan riski taşıdığı bilinen bir bölgede nasıl olur da yeni bir konut projesine onay verilir?
Zemin etütleri gerçekten yapıldı mı, yoksa prosedür tamamlamak için mi hazırlandı?
Ve en kritik soru: Bu izinleri verenler bugün neredeler?

Üstelik tehlike tek bir binayla sınırlı değil.

Aynı bölgede Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü bulunuyor.

Hemen üst kesimlerde KYK Yurtları var.

Yani risk, sadece bir yapıyı değil; birden fazla kamu kurumunu ve koskoca bir mahalleyi ilgilendiriyor.

Ama biz ne yapıyoruz?
Önce izin veriyoruz.
Sonra çatlakları izliyoruz.
Ardından “önlem alıyoruz.”

Bu bir yönetim refleksi değil, bu gecikmiş paniktir.

Her şey olup bittikten sonra devreye giren denetim mekanizmasının kimseye faydası yok.

Denetim, felaket kapıya dayandığında değil; ilk kazma vurulmadan önce yapılır.

Bugün Valilik Konutu boşaltılıyor. Yarın ne olacak?
Bir okul mu? Bir yurt mu? Bir apartman mı?

Bu soruların cevabını kimse bilmek istemez.

Ama bu soruların sorulması bile aslında gerçeği ortaya koyuyor:
Ortada ciddi bir ihmal ihtimali var.

Bu şehir kaderine terk edilemez.
Bu sorular cevapsız bırakılamaz.
Ve en önemlisi, bu iş “oldu bitti”ye getirilemez.

Çünkü mesele sadece çatlayan toprak ya da asfalt değil…