Kocaeli’de düzenlenen Karate Çocuklar Türkiye Şampiyonası’nda 44 kilogram kategorisinde Türkiye birincisi olan 14 yaşındaki Şeyma Keskin, memleketi Artvin’in Yusufeli ilçesinde büyük bir coşkuyla karşılandı.
Türkiye şampiyonluğu sonrası Yusufeli’ne dönen Şeyma Keskin için ilçe girişinde karşılama merasimi düzenlendi. Genç sportmen, çiçek ve alkışlarla karşıladı. Duygusal anların yaşandığı merasimde Şeyma Keskin gözyaşlarına hakim olamadı.
Antrenörü Serdar Bingöl burada yaptığı konuşmada, “İlçemizde karate pek bilinmiyordu. Bu muvaffakiyetle birlikte artık herkes hem Şeyma’yı hem de karate sporunu tanıyor. Yusufeli’nden Avrupa ve dünya şampiyonluklarının da çıkacağına inanıyoruz” dedi.
Genç sportmen Şeyma Keskin, karşılama merasiminde konuşma yaparken göz yaşlarına hakim olamayınca, Antrenörü Serdar Bingöl, “Kızımız dışarıdan bakıldığında bir prenses üzere görünüyor, fakat alanda epey sert ve mücadeleci. Kalbi yumuşak fakat çabası güçlü” tabirlerini kullandı.
Karşılamanın akabinde Şeyma Keskin ve beraberindeki takım, konvoy eşliğinde ilçeye geçerek Yusufeli Belediye Başkanı Barış Demirci’yi ziyaret etti. Lider Demirci, genç sporcuyu tebrik ederek muvaffakiyetlerinin devamını diledi.


Türkiye şampiyonu Şeyma Keskin’e memleketinde coşkulu karşılama
BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı
Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.
Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.
Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı
Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.
Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.
“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”
Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.
Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.
İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

