Karabük Postası tarafından
22 Eylül, 2023 12:04 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Türkiye Alzheimer Derneği’nden Farkındalık

Türkiye Alzheimer Derneği, 21 Eylül Dünya Alzheimer Günü’nde hasta ve hasta yakınları ile beraber farkındalık buluşması düzenledi. Türkiye Alzheimer Derneği tarafından Alzheimer hastalığına farkındalık oluşturmak amacıyla buluşma düzenlendi. Çok sayıda Alzheimer hastası ve hasta yakınının katıldığı buluşmaya, Türkiye Alzheimer Derneği Ankara Şube Başkanı Gül Yalçın Çakmaklı da katıldı. Buluşmada, Alzheimer hastalığının tanımı, hastalığın günlük hayata olumsuz etkileri, hastaların günlük hayatını kolaylaştıracak çözüm önerileri, aktivite tavsiyeleri ve tedavide gelinen son nokta ele alındı. Çakmaklı,  yaptığı açıklamada, 21 Eylül Dünya Alzheimer Günü'nde Alzheimer hastalığı ile ilgili farkındalık oluşturmak, hasta ve hasta yakınları ile birlikte zaman geçirmek için toplandıklarını ifade ederek, “Amacımız hastalarımız ve hasta yakınlarımız ile zaman geçirmek. Aynı zamanda toplumda hastalık hakkında farkındalık oluşturmak. Alzheimer hastalığı en sık görülen nörodejenetif hastalık, en önemli risk faktörü de yaş. Dolayısıyla yaşlanan toplumlarda görülme sıklığı da artıyor. Şu anda ülkemizde yaklaşık 900 bin civarında hasta olduğu düşünülüyor” açıklamalarında bulundu. “Sosyalleşmek, sosyal aktiviteler yapmak önem taşıyor” Hastalığın erken tanısı ve muhtemel tedavi yöntemlerinin çok önem taşıdığını aktaran Çakmaklı, “Nelerle hastalığa karşı önlem alırız? Bu herkesin kafasındaki soru oluyor. Bunu için her daim öğrenmeye devam etmek ve gerek fiziksel gerek zihinsel aktiviteleri yoğun gerçekleştirmek önemli. Fizik egzersizin önemini iyi biliyoruz. Düzenli egzersiz kalbimizi hızlandıracak aerobik egzersiz tarzı egzersizlerin düzenli yapılması. Sosyalleşmek, sosyal aktiviteler yapmak önem taşıyor. Yeni bir dil öğrenmek yeni bir hobi geliştirmek, bunların hepsi korunma önlemi olarak işe yarıyor” dedi. Alzheimer hastalığını erken dönemde tanımanın önemli olduğunu dile getiren Çakmaklı, “2023 yılı bu konuda önemli bir yıl oldu. Alzheimer hastalığının belirtilerinin ilerlemesine yönelik bazı tedaviler artık geliştirilmeye başlandı ve bunlar yavaş yavaş kullanıma giriyor” ifadelerini kullandı. “Bir kişi unutuyor diye bunu 'yaşlıdır, unutur' şeklinde karşılamamak gerek” Unutkanlıklar konusunda dikkatli olunması gerektiğini dile getiren Çakmaklı, “Bir kişi unutuyor diye bunu 'yaşlıdır, unutur' şeklinde karşılamamak, ciddiye alarak gerekli doktorlara başvurarak bunun neden olduğunun anlanması önem taşıyor” dedi. (İHA)

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
20 Kasım, 2025 20:37 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

Yorgancılar son ilmeklerini atıyor: En genç usta 52 yaşında

Bir vakitlerin vazgeçilmez el sanatlarından "yorgancılık", son ustalarının ellerinde yavaş yavaş tarihe karışıyor. Samsun’da mesleğin "en genci" olduğunu söyleyen 52 yaşındaki yorgan ustası Mehmet Selçuk, 40 yıldır attığı ilmeklerin artık sonuna geldiklerini söyledi.
Sanayileşme ile birlikte makine üretimi yorganların piyasayı ele geçirmesi, el emeği göz ışığı yün ve pamuk yorganları ikinci plana itti. Bir periyot 100’ü aşkın yorgan ustasının bulunduğu Samsun’da bugün sayı iki elin parmaklarını geçmezken, çırak yetişmediği için mesleğin geleceği de karanlık görünüyor. 40 yıl evvel çırak olarak başladığı meslekte kendisinden sonra hiç çırak yetişmediğini belirten usta Selçuk, "Yün, pamuk ve elyaftan yorganlar yapıyorum. Müşterinin kendi gereci varsa personellik de yapıyoruz. Kış aylarında en çok yün yorgan tercih edilir. Yün hem sıcak fiyat hem de daha sağlıklıdır. Elyafın hammaddesi kimyasal olduğundan çok önermiyoruz. Gerçek yün yorgan 3 bin 500 TL, pamuk yorgan 2 bin 500 TL, elyaf ise yaklaşık bin 500 TL’den satılıyor" dedi.

"En genç yorgancı benim"
Mesleğin yok oluşun eşiğinde olduğunu kaydeden Selçuk, çırak bulamamanın dalı bitirdiğini vurgulayarak, "Önceden Samsun’da 100’ün üzerinde usta vardı. Artık 10’u sıkıntı bulursun. Çırak yetişmiyor. Gençler kolay para kazanabilecekleri işlere gidiyor. 52 yaşındayım lakin benden genç yorgancı yok. Başka ustalar 55 ile 70 yaş ortasında. En fazla 5-6 yıl daha devam edebilirim. Hazır dikim yorganlar hayli yaygınlaştı. El işi yorganların 15-20 yıl sonra büsbütün biteceğini düşünüyorum" diye konuştu.
Yorgancılığın zahmetli bir iş olduğuna dikkat çeken Selçuk, "Yere oturup saatlerce iğneyle işlemek kolay değil. Çıraklar 2 saatte ‘belim ağrıyor’ deyip bırakıyor. ‘Elime iğne battı’ diye kaçan çok oldu" sözlerini kullandı.
Soğuk kış günlerine hakikat gidilirken yün ve pamuk yorganların hem daha sıcak hem de daha sağlıklı olduğunu belirten usta, eskilerin yün yorgana kıymet verdiğini fakat yeni gelinlerin el işi yorgan almaya pek sıcak bakmadığını da kelamlarına ekledi.

Bizi sosyal medyadan takip edin