Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
30 Mart, 2022 19:30 tarihinde yayınlandı
0

Türk Dünyası Müzik ve Halk Dansları Topluluğundan Muhteşem Konser

(Haber Merkezi) Karabük Demir ve Çelik Fabrikalarının (KARDEMİR) temellerinin atılışı ve Cumhuriyet Kenti Karabük’ün kuruluşunun 85 inci yıldönümü kutlamaları kapsamında 3 Nisan Özel Programı için 100.Yıl Kültür Merkezinde sahneye çıkan Kültür ve Turizm Bakanlığı Türk Dünyası Müzik ve Halk Dansları Topluluğu sergiledikleri muhteşem performanslarıyla ayakta alkışlandı.

100.Yıl Kültür Merkezinde düzenlenen etkinliğe Vali Fuat Gürel ve eşi Özlem Aras Gürel, Karabük Belediye Başkan Yardımcısı Seher Berker, Vali Yardımcıları Hüseyin Demirbaş, Meral Demirbaş, Muhammet Enes Akın, İl Emniyet Müdürü Sırrı Tuğ ve eşi Aysel Tuğ, İl Jandarma Komutanı J. Kd Albay Garip Gümüş ve eşi Devrim Gümüş, kurum müdürleri ve eşleri, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, öğrenciler ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Solistler Yeşim Kara İbrahimoğlu ve Güngör Şakar eşliğinde birbirinden güzel türküler seslendirilirken Çayda Çıra, Ankara, Zeybek, Sarı Gelin, Van ve Trabzon yörelerine ait halk oyunları, Halk Dansları Topluluğu tarafından muhteşem gösterileri salonda bulunanlar tarafından ayakta alkışlandı.

3 Nisan Kutlama Komitesi adına sahneye çıkarak Solistlere ve Halk Dansları Topluluğu üyelerini sahne performansları için tebrik eden Vali Fuat Gürel, Topluluk Sanat Yönetmen Yardımcısı Orhan Alptekin’e günün anısına çiçek ve plaket takdim etti.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin