Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
29 Temmuz, 2015 14:18 tarihinde yayınlandı
0

Turizm Kentine Yakışmıyor

Belirli aralılarla yıllardır yanan Safranbolu çöplüğüne bir türlü çözüm bulunamıyor. Son olarak meydana gelen yangın rüzgarın da etkisiyle geniş bir alana yayılırken, bölge de bulunan otlar ve yeşil alanlar zarar gördü
Safranbolu ilçesinde çöp depolama alanında meydana gelen yangın korkulu anların yaşanmasına neden oldu.
Karabük-Safranbolu-Kastamonu yol ayrımında bulunan ve Karabük’ün Safranbolu ilçesi merkezine oldukça yakın bir mesafede bulunan belediye çöplüğündeki tonlarca çöp henüz nedeni belirlenemeyen bir sebeple yandı. Yangına Safranbolu Belediyesi itfaiye ekiplerine itfaiye ve orman işletmesine ait arazözlerin yanı sıra Orman İşletme Müdürlüğüne bağlı yangın müdahale helikopteri de müdahale etti. Rüzgarın da etkisiyle geniş bir alana yayıldığı tahmin edilen çöp yangınında bölge de bulunan otlar ve yeşil alanlar da zarar gördü. Safranbolu’nun her bölgesinden görülen yangın vatandaşları korkuturken, Karabük ve Safranbolu uzun süre dumana boğuldu.
Öte yandan yangın bölgesinde İtfaiye ekiplerinin yangını söndürme çalışmalarını sürdüğü belirtilirken, vatandaşlar yaptıkları değerlendirmede; “Bu çöplükte belirli aralıklarla yangın meydana geliyor ve her defasında da korkulu anlar yaşanmasına neden oluyor. Yetkililere defalarca bu sorun iletilmesine rağmen hiçbir önlem alınmıyor. Meydana gelen son yangın da duyarsızlığın en önemli göstergesi oldu. Bu durum UNESCO Miras Listesinde olan bir şehre hiç yakışmıyor. Bir yanda bir milyon turisti hedefliyorsunuz, diğer yanda bu hedefi gerçekleştirmek için en önemli sorunu halletmiyorsunuz. Bizler bir an önce bu sorunun halledilmesini yetkililerden istiyoruz” dediler.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin