Turizm Haftası Etkinlikleri Başladı - Karabük Haber Postası
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
19 Nisan, 2017 14:42 tarihinde yayınlandı
0
0

Turizm Haftası Etkinlikleri Başladı

 

Korumanın Başkenti Safranbolu’da Turizm Haftası Etkinlikleri çeşitli etkinliklerle kutlanıyor.

Tarihi Çarşıda bulunan Asmaaltında gerçekleştirilen etkinliklerde açılış konuşmasını yapan Karabük İl Kültür ve Turizm Müdürü İbrahim Şahin, “Turizm Haftası etkinliklerini Korumacılığın Başkenti, Dünya Miras Kenti Safranbolu’muzda başlatıyoruz. Safranbolu ilçemiz kültür mirasını korumasındaki üstün başarısından dolayı ülkemizde pek çok şehre örnek teşkil etmektedir. Asıl olan bundan sonraki süreçte bu kararlılığı sürdürebilmektir. İnşallah bizden sonraki nesillere bu mirası aynen aktaracağımıza inanmaktayım” dedi.

Safranbolu Belediye Başkanı Dr. Necdet Aksoy ise, Özellikle Turizm Haftası kutlamaları içerisinde bir önceki yılla mukayese edilmesi gerektiğini düşündüğünü söyledi.

Konuşmasında bir de örnek veren  Başkan Aksoy, “ Safranbolu’muz Türkiye turizmi açısından çok önemli bir nokta. Çünkü Türkiye turizminde sadece güneş, deniz turizminin yanında sırf bize özel, bizim tarihimizi ifade eden bir turizm odağı çok fazla yok. Biz Safranbolu olarak bu değerimizi geleceğe taşımak adına birinci önceliğimizi korumacılığa veriyoruz. Yani bunu sürdürdüğümüz sürece turizmimizi geleceğe taşıyabiliriz. Bunun için de devletimizin korumacılığa kaynak sağladığı kurumları ile sık sık çalışmalar yapmaktayız ve bunların Safranbolu’ya daha fazla kaynak ayırmalarını temin etmeye gayret ediyoruz. Bir örnek verecek olursak. Akçasu Deresinde bir ıslah projesi hazırladık. B ununla ilgili bir proje hazırladık ve bu yılki en yüksek düzeyde hibe yardımını aldık. Bu proje koruma kurulundan da geçti” dedi.

Tünel 1645 projesine de değinen Başkan Aksoy konuşmasına şöyle devam etti; “ Bu proje Safranbolu’nun 3. Boyutunu ortaya çıkaracak. Safranbolu’nun gezi güzergahı olarak baktığımız bu süreci yine mikrolayt ile yukarıdan görünümünü, tünel 1645 ile de alt tarafından adeta kanyonların içerisinden geçerek yerin altının neleri içerdiğini gösterecek bir proje. Biz bu projeyi de çok önemsiyoruz. Ben bu vesile ile bu önemli çalışmalarda emeği olan herkese teşekkür ediyor, Turizm Haftasının hayırlı olmasını diliyorum.”

Etkinlikte son olarak Karabük Valisi Mehmet Aksoy konuştu.

Vali Aktaş, Kentin sanayi yatırımıyla şehirleştiğini, bunun yanında bir kültür şehri olduğunu söyledi. Karabük’ün Safranbolu gibi bir dünya değerini içinde barındırdığını ifade eden Aktaş, şöyle konuştu:

“Bu şehrin bugüne kadar korunarak gelmesinde Safranbolulu vatandaşlarımızın büyük emeği ve katkısı vardır. Şehircilik anlayışı, mimari ve sosyal yapısıyla örnek bir şehir. Bu şehir el birliğiyle korunarak bugünlere gelmiştir. Bugün itibariyle artık dünya insanlığının malı haline gelmiştir. Bizlere düşen bu değeri layıkıyla koruyabilmek ve gelecek nesiller aktarmaktır.”

Konuşmanın ardından şiir ve kompozisyon yarışmalarında dereceye giren öğrencilere Vali Aktaş, Safranbolu Kaymakamı Murat Bulacak ve Safranbolu Belediye Başkanı Dr. Necdet Aksoy tarafından ödülleri verildi.

Ünsan Tülbentçi İlkokulu tarafından yapılan halk oyunları gösterisinin ardından, “Safran” konulu fotoğraf sergisi açıldı.

 

Bizi sosyal medyadan takip edin
222222 1
Berkay Doğan Avatarı
Berkay Doğan tarafından
17 Nisan, 2026 09:30 tarihinde yayınlandı /Güncelleme: 16.04.2026 15:54
0
0

KARABÜK’Ü KORKUTAN DEPREM RİSK ANALİZİ

Türkiye’nin aktif deprem kuşaklarından biri olan Alp-Himalaya hattı üzerinde yer alması, birçok şehir gibi Karabük’ü de ciddi risk altında bırakıyor. Uzmanlara göre, 1. derece deprem bölgesinde bulunan Karabük’te yapı stokunun büyük bölümü olası bir deprem karşısında yetersiz

Türkiye, dünyanın en aktif deprem kuşaklarından biri olan Alp-Himalaya deprem kuşağı üzerinde yer alırken, ülkenin büyük bölümü yüksek deprem riski altında bulunuyor. AFAD tarafından güncellenen deprem tehlike haritaları, bölgelerin yer ivmesi değerlerine göre risk seviyelerini ortaya koyuyor. Uzmanlara göre Türkiye’nin sismik hareketliliğini başlıca üç ana fay hattı belirliyor: Kuzey Anadolu Fay Hattı, Doğu Anadolu Fay Hattı ve Batı Anadolu Fay Hatları. Özellikle Kuzey Anadolu Fay Hattı, Karadeniz Bölgesi’nin güney sınırını oluşturarak Düzce’den Erzincan’a kadar uzanan geniş bir hat boyunca etkisini gösteriyor. Ayrıca Karadeniz kıyı şeridinde yer alan Karadeniz Bindirme Fayı da bölge için dikkat çeken bir diğer risk unsuru olarak öne çıkıyor.

Karabük’ü doğrudan etkileyen en önemli sismik unsur, Kuzey Anadolu Fay Hattı. Bu fay hattı, Karabük’ün yakın çevresinden geçerek Düzce, Bolu ve Çankırı üzerinden uzanıyor ve Türkiye’nin en aktif kırıklarından biri olarak biliniyor. Özellikle Karabük Merkez, uzmanların dikkat çektiği riskli yerleşim alanları arasında öne çıkıyor.

TARİHSEL DEPREMLER UYARIYOR

Karabük’ün deprem gerçeği, geçmişte yaşanan büyük felaketlerle de sabit. 1 Şubat 1944’te meydana gelen 1944 Gerede–Çerkeş Depremi, bölge tarihinin en yıkıcı afetlerinden biri olarak kayıtlara geçti. 7.4 büyüklüğündeki deprem; Gerede, Çerkeş ve Bolu’nun yanı sıra Karabük ve Eskipazar’da da büyük yıkıma yol açtı. Yüzlerce bina yıkılırken, çok sayıda insan hayatını kaybetti.

O dönemde genç bir yerleşim olan Karabük’te özellikle fabrika sahası, mahalleler ve köyler ağır hasar aldı. Eskipazar’da vadilerin çökmesi ve kerpiç yapıların büyük bölümünün yıkılması, depremin şiddetini gözler önüne serdi.

ESKİ YAPILAR BÜYÜK TEHDİT

Aradan geçen yıllara rağmen Karabük’teki yapı stokunun önemli bir kısmı hâlâ eski ve dayanıksız. Kentte özellikle 60-70 yıllık binaların yaygın olduğu, bu yapıların günümüz deprem yönetmeliklerine uygun olmadığı belirtiliyor. Uzmanlara göre mevcut binaların yaklaşık yüzde 70’i güçlü bir depremde ayakta kalamayabilir.

Karabük’ün il oluşundan bu yana geçen sürede hızlı bir büyüme yaşansa da, bu gelişimin yapı güvenliği açısından aynı ölçüde ilerlemediği ifade ediliyor. Bugün resmi olarak 1. derece deprem bölgesi olan kentte, eski yönetmeliklere göre inşa edilen yapılar ciddi risk oluşturuyor.

KENTSEL DÖNÜŞÜM ŞART

Karabük’te hızlı kentleşmeye rağmen yapı güvenliğinin aynı ölçüde gelişmediğine işaret eden uzmanlar, acil ve kapsamlı bir kentsel dönüşüm sürecinin başlatılması gerektiğini vurguluyor. Kullanım ömrünü tamamlamış binaların yenilenmesinin hayati önem taşıdığını ifade eden uzmanlar  geçmişte yaşanan acı tecrübelerin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirterek, deprem gerçeğine karşı alınacak önlemlerin ertelenmemesi çağrısında bulundu.

 

Bizi sosyal medyadan takip edin