TÜİK'in Enflasyon Verileri Yine Şaşırtmadı..! - Karabük Haber Postası
TUIK jpg
Ramazan Öztürk Avatarı
Ramazan Öztürk tarafından
03 Temmuz, 2024 15:20 tarihinde yayınlandı
0
0

TÜİK’in Enflasyon Verileri Yine Şaşırtmadı..!

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Haziran ayı enflasyonunu aylık yüzde 1,64 olarak açıkladı. Ancak bu veriler, kamuoyunda tartışma yarattı. Birçok kesim, TÜİK’in enflasyonu iktidarın isteği doğrultusunda düşük gösterdiğini ifade ediyor.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Haziran ayı enflasyon verilerini açıkladıktan sonra, kamuoyunda büyük tartışmalara yol açtı. TÜİK’in raporuna göre, Haziran ayında aylık enflasyon yüzde 1,64 olarak belirlenirken, yıllık enflasyon oranı ise yüzde 71,60’a geriledi. Ancak, bu verilerin gerçeği yansıtmadığı ve iktidarın talepleri doğrultusunda manipüle edildiği iddiaları, birçok kesim tarafından dile getirildi.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun  (TÜİK)  Haziran ayının enflasyonu 1,64 olarak açıklaması, Emekliler başta olmak üzere memurlar ve alım gücü her geçen gün düşen dar gelirlilerin tepkisini çekti.

TÜİK’in bugüne kadar  açıkladığı enflasyon verilerinin gerçeği yansıtmadığını ifade eden vatandaşlar, TÜİK’in iktidarın isteği doğrultusunda enflasyon verilerini düşük gösterdiğini söylediler. Enflasyonun yüksek çıkmasının memur ve emekliye yarayacağının  altını çizen vatandaşlar, bunun emekli ve memur maaşlarına yansıyacağını bilen iktidarın memur ve emekliye yüksek maaş vermemek için  enflasyon verilerinin düşük olarak gösterildiğini belirttiler.

Yıllık enflasyonun yüzde 71,60’a gerilemesine rağmen, vatandaşlar günlük hayatta hissettikleri fiyat artışlarının bu verilere yansımadığını belirtiyor.

Özellikle emekliler ve memurlar, düşük enflasyon verisinin maaşlarına olumsuz etki ederek alım güçlerini azalttığını dile getiriyor. Bazı uzmanlar ise, TÜİK’in enflasyon hesaplama yöntemlerini ve veri toplama süreçlerini eleştirerek, gerçek enflasyonun resmi rakamlardan daha yüksek olduğunu öne sürüyor.

Konuyla ilgili olarak siyasi ve ekonomi alanında uzmanlar, enflasyon verilerinin doğruluğu ve kamuoyuna güvenilir şekilde sunulması gerekliliği üzerine görüşlerini dile getiriyor.

Bu gelişmelerin ardından, enflasyon verilerinin toplumsal ve ekonomik yaşama etkileri merak konusu olmaya devam ediyor.

EMEKLİ VE MEMURLARIN ALACAĞI ZAMLAR BELLİ OLDU

Milyonlarca memur ve emekliyi yakından ilgilendiren enflasyon rakamları açıklanmasının ardından yılın ilk 6 ayında elde edilen enflasyon rakamlarına göre İşçi ve Bağkur emeklileri yüzde 24,73, memur emeklileri yüzde 19,31 zam alacak.

SSK ve Bağ-Kur emeklileri 6 aylık dönem için yüzde 24,73 oranında zam almaya hak kazandı. Bu çerçevede Kök maaşı 10 bin lira olan emekliler 12 bin 473 lira, kök maaşı 15 bin olan emekliler 18 bin 709 lira, kök maaşı 20 bin olan emekliler 24 bin 946, kök maaşı 25 bin olan emekliler ise 31 bin 182 lira zam alacak.

Yılın ikinci yarısı için toplu sözleşmeden yüzde 10 oranında zam alacak memur ve memur emeklileri ise, toplu sözleşme zammına ek olarak 2024’ün ilk 6 aylık enflasyon farkı kadar zam alacak. Bu durumda Enflasyon farkından doğan yüzde 8,46 ve toplu sözleşmeden doğan yüzde 10 olmak üzere toplamda yüzde 19,31 oranında zam almaya hak kazandı. Buna göre en düşük memur maaşı enflasyon farkıyla birlikte 39 bin 205 liraya yükseldi. En düşük memur emekli aylığı ise liradan 17 bin 586 liraya yükseldi. Zamlı maaşlar ise 15 Temmuz’da hesaplara yatacak.

Bizi sosyal medyadan takip edin
prof dr ahmet hamdi topal akif toplumu etkileyen buyuk krizler karsisinda cesareti one cikarmistir 4sXHvP7b
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
01 Mayıs, 2026 00:30 tarihinde yayınlandı
0
0

Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal: “Akif toplumu etkileyen büyük krizler karşısında cesareti öne çıkarmıştır”

Türkiye Büyük Millet Meclisi himayelerinde Kastamonu Üniversitesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen “4 Şehir 4 Mekan 4 Akif” sempozyumunda Milli Şair Mehmet Akif Ersoy’un Milli Mücadele yıllarındaki rolü ele alındı.

Milli Şair Mehmet Akif Ersoy’un Milli Mücadele yıllarındaki rolü ve Kastamonu’daki izleri ele alındığı “Mehmet Akif Ersoy’da Cesaret ve Kastamonu Günleri” başlıklı sempozyum, Kastamonu Üniversitesinin ev sahipliğinde Merkez Kütüphane Sezai Karakoç Salonu’nda gerçekleştirildi.

Programda, Mehmet Akif Ersoy’un bağımsızlık mücadelesindeki yeri, düşünce dünyası ve Kastamonu’nun Milli Mücadele sürecindeki stratejik önemi akademik çerçevede değerlendirildi.

Oturumda ayrıca, Milli Mücadele döneminde Kastamonu’nun üstlendiği tarihî misyon ile Mehmet Akif Ersoy’un Nasrullah Camii’nde gerçekleştirdiği vaazların toplum üzerindeki etkileri de ele alındı.

Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, Mehmet Âkif’i yalnızca anmanın yeterli olmadığını, onun temsil ettiği ahlak, iman ve mücadele anlayışının yeniden kavranması gerektiğini vurguladı. İstiklâl Marşı’nın yalnızca bir metin değil, milletin hafızasında derin izler bırakan bir duruşun ifadesi olduğunu belirten Rektör Topal, “Mehmet Akif’in eserleri ve vaazları incelendiğinde, onun milletine yalnızca moral vermekle yetinmediği, aynı zamanda şuur, mücadele ve mesuliyet duygusu kazandırmayı hedeflediği görülür. Akif, toplumu sarsan büyük krizler karşısında teslimiyeti değil, direnişi, ümidi; dağınıklığı değil, birliği, korkuyu değil, cesareti öne çıkarmıştır” dedi.

Mehmet Akif Ersoy’un hayatında Kastamonu’nun ayrı bir yeri olduğuna dikkat çeken Rektör Topal, Kastamonu’nun Millî Mücadele döneminde yalnızca coğrafi bir mekân değil, fikir, inanç, dayanışma ve direniş ruhunun yoğunlaştığı önemli merkezlerden biri olduğunu kaydetti. Rektör Topal, “O dönemde milletin sadece cephede mücadele etmesi yeterli değildi. Mücadelenin anlamının halka anlatılması, bağımsızlık fikrinin diri tutulması ve birlik duygusunun canlı kalması gerekiyordu. Mehmet Akif bu noktada önemli bir sorumluluk üstlenmiştir” diye konuştu.

Akif’in Kastamonu’da verdiği vaazlar, yaptığı konuşmalar ve ortaya koyduğu fikri mücadele, Milli Mücadele ruhunun Anadolu’ya yayılmasında büyük bir etkiye sahip olduğunu söyleyen Rektör Topal, “Nasrullah kürsüsünden yükselen ses, sadece o günün insanlarına değil, sonraki kuşaklara da hitap eden güçlü bir tarihi miras haline gelmiştir. Nasrullah Vaazı, Mehmet Akif’in milletin istiklali için taşıdığı derin kaygıyı, güçlü inancı ve sarsılmaz sorumluluk bilincini gösteren önemli metinlerden biridir. Söz konusu vaazda Akif, sadece dönemin siyasi ve askeri şartlarını değerlendirmemiş; aynı zamanda millet olmanın, birlikte hareket etmenin, bağımsızlık fikrine sahip çıkmanın ve mücadeleden vazgeçmemenin önemini vurgulamıştır. Dolayısıyla Kastamonu, Mehmet Akif’in hayatında sadece bir durak değil, onun fikir ve mücadele dünyasında önemli bir anlam merkezidir” şeklinde konuştu.

Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan ise Mehmet Akif’in Milli Mücadele döneminde yalnızca mücadele ruhunu değil, aynı zamanda milletin manevi direncini de güçlendirdiğini ifade etti. İstiklâl Marşı’nın taşıdığı ruhun doğru anlaşılması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Arıcan, etkinliğin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin desteğiyle gerçekleştirildiğini belirtti.

Kastamonu’nun Mehmet Akif’in hayatında özel bir yere sahip olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Arıcan, Akif’in karakterini şekillendiren cesaret anlayışına değinerek, “Korkma demek, Peygamber Efendimizin (Sallallahü teala aleyhi ve sellem) Hz. Ebubekir’e hitabında olduğu gibi ‘Allah bizimledir’ diyebilmektir. Ümitsizlikten, yalnızlıktan ve milletin geleceğine sahip çıkmaktan korkmamayı ifade eder. Mehmet Akif’in cesaret anlayışı iman ve sorumluluk bilinciyle şekillenmiştir” ifadelerini kullandı.

Mehmet Akif’in yalnızca bir şair değil aynı zamanda bir medeniyet düşünürü olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Arıcan, “Dijital mecrada önemli görevler ifa etme sorumluluğumuz olduğunu anlıyoruz. O yüzden Akif’i bu kapsamda anlayarak tekrar nefse düşmeden, birliğimizi kaybetmeden, bilgiye sarılarak, ahlakı merkeze alarak, hakkı ve hakikati savunarak milletimize, insanlığa ve hakikate karşı sorumluluğumuzu yerine getirmemiz gerekiyor” dedi.

Kastamonu Vali Yardımcısı Hakan Kubalı da Mehmet Akif’in Nasrullah Camii’nde verdiği vaazların halkın moral ve direncini güçlendirdiğini belirterek, şehrin Milli Mücadele döneminde üstlendiği kritik role dikkat çekti.

Sempozyumun açılışında konuşan Proje Koordinatörü Dr. Gazi Doğan ise Türk Kurtuluş Savaşı’nın önemli şehirlerinden biri olan Kastamonu’da bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “4 Şehir 4 Mekan 4 Akif” projesinin ortaya çıkış sürecini katılımcılarla paylaştı. Projenin amacının Mehmet Akif Ersoy’u genç kuşaklara tanıtmak ve onun düşünce dünyasını farklı şehirler üzerinden yeniden hatırlatmak olduğunu belirten Dr. Doğan, Kastamonu’nun Milli Mücadele’de üstlendiği tarihi role dikkat çekti. Gençlere tavsiyelerde bulunan Doğan, “Özellikle gençlerimiz, yarının Türkiye’si sizin eseriniz, bu şuurla Akif’i yeniden okumayı ve anlamayı zihnimize kazırız” dedi.

Konuşmaların ardından TÖMER’de eğitim gören uluslararası öğrenciler, ülkelerine ait yöresel kıyafetlerle İstiklal Marşı’nı okudu. Program, Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Müzikoloji Bölümü tarafından hazırlanan konserle devam etti.

Daha sonra “Mehmet Akif Ersoy’da Cesaret ve Kastamonu Günleri” başlıklı panel gerçekleştirildi. Moderatörlüğünü Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Selahattin Kaymakcı’nın yaptığı panelde, İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi öğretim üyeleri Prof. Dr. Onur Hasdedeoğlu, Doç. Dr. Zeki Gürel, Doç. Dr. Tuba Dalar ve Dr. Öğretim Üyesi Serap Denizmen sunumlarıyla yer aldı Panelde konuşan Prof. Dr. Kaymakcı, Mehmet Akif’in düşünce dünyasının genç nesillere doğru şekilde aktarılmasının önemine dikkat çekerek, dijital çağda zayıflayan ahlaki değerlerin yeniden hatırlanması gerektiğini ifade etti.

Panelde ilk sözü alan Doç. Dr. Tuba Dalar, Mehmet Akif’in cesaret anlayışını anlattı. Prof. Dr. Onur Hasdedeoğlu ise, “Cehalete Karşı Cesaret: Safahat’tan Örnekler” başlıklı sunum gerçekleştirdi. Dr. Öğretim Üyesi Serap Denizmen, Kurtuluş Savaşı döneminde Mehmet Akif’in etkili iletişim gücünü ele alarak doğru söylem ve güçlü hitabeti sayesinde toplum üzerinde önemli bir etki oluşturduğunu ifade etti. Müslümanların birlik olması gerektiğinin altını çizen Denizmen, Türk Milli Mücadelesi’nin Müslüman dünya için de önemli olduğuna dikkat çekti. Panelin son konuşmacısı Doç. Dr. Zeki Gürel ise Mehmet Akif Ersoy’un Kurtuluş Savaşı’nın manevi mimarlarından biri olduğunu belirterek, zor dönemlerde milletin moral gücünü yükseltmek amacıyla ülkenin çeşitli yerlerinde görevlendirildiğini ve camilerde vaazlar verdiğini hatırlattı.

Panelin ardından panelistlere teşekkür belgesi takdim edildi. Sempozyuma Vali Yardımcısı Hakan Kubalı, Kastamonu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Atalan, Kastamonu İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Gümüş’ün yanı sıra, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri ile akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

Bizi sosyal medyadan takip edin