Karabük Postası tarafından
13 Mayıs, 2017 08:28 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

TTK 27. dönem TİS’te toplam 72 madde üzerinde anlaşma sağlandı

ZONGULDAK Türkiye Taşkömürü Kurumu’nda (TTK) çalışan işçileri ilgilendiren, 01 Ocak 2017 ile 31 Aralık 2018 tarihleri arasını kapsayacak ve Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) ile Kamu İşletmeleri İşverenleri Sendikası (Kamu-İş) arasında süren 27. Dönem Toplu İş Sözleşmesi görüşmelerinin son oturumu 11 Mayıs 2017 tarihinde Ankara’da Kamu-İş Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi. Dördüncü oturuma GMİS Genel Merkez Yönetim Kurulu, GMİS’e bağlı Karadon, Kozlu, Armutçuk, Üzülmez, Amasra, Merkez Servisleri Şubelerinin Başkanları, GMİS’in ve TTK’nın TİS Komisyonu üyeleri ile Kamu-İş Uzmanları katıldı. Üçüncü oturumda 4 madde üzerinde anlaşma sağlandı. Daha önce gerçekleştirilen oturumlarda 68 madde üzerinde anlaşmaya varılmıştı. Böylece anlaşma sağlanan madde sayısı 72 oldu. Toplu İş Sözleşmesinin ağırlıklı olarak ücretlerle ilgili 11 maddesi üzerinde anlaşma sağlanamadı. Yasal süre 15 Mayıs 2017 tarihinde dolacağından bu tarihten itibaren arabulucu süreci başlayacak. Türkiye Taşkömürü Kurumu’nda (TTK) çalışan yaklaşık 8 bin işçiyi ilgilendiren ve 2017 ile 2018 yıllarını kapsayacak 27. Dönem Toplu İş Sözleşmesi 83 maddeden oluşuyor. MTA TİS'te 60 madde üzerinde anlaşma sağlandı Maden Tetkik Arama (MTA) Genel Müdürlüğü’ne bağlı işyerlerinde çalışan işçileri ilgilendiren, 01 Ocak 2017 ile 31 Aralık 2018 tarihleri arasını kapsayacak ve Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) ile Kamu İşletmeleri İşverenleri Sendikası (Kamu-İş) arasında sürdürülen 17. Dönem Toplu İş Sözleşmesi görüşmelerini dördüncü oturumu 10 Mayıs 2017 tarihinde Ankara’da Kamu-İş Toplantı Salonu’nda yapıldı. MTA 17. Dönem TİS oturumuna; GMİS Genel Merkez Yönetimi, GMİS MTA Şube Yöneticileri, GMİS TİS Komisyonu Üyeleri ile Kamu-İş Uzmanları ve MTA Genel Müdürlüğü TİS Komisyonu üyeleri katıldı. MTA TİS dördüncü oturumunda 10 madde üzerinde anlaşmaya varıldı. Böylece 4 oturum sonunda kabul edilen madde sayısı 60 oldu. MTA’da çalışan işçileri ilgilendiren ve 2017 ile 2018 yıllarını kapsayacak 17. Dönem Toplu İş Sözleşmesi 79 maddeden oluşuyor. MTA 17. Dönem Toplu İş Sözleşmesi görüşmelerine 18 Mayıs 2017 tarihinde Ankara’da devam edilecek. Öte yandan Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) ile HATTAT Enerji ve Maden A.Ş. (HEMA) Amasra Kömür İşletmesi’nde çalışan yaklaşık 500 işçiyi kapsayan 3. Dönem Toplu İş Sözleşmesi görüşmelerinin son oturumu İstanbul’da yapıldı. 8 Mayıs 2017 tarihli toplantıya; GMİS Genel Merkez Yönetimi, GMİS Amasra Şube Yönetimi, GMİS TİS Komisyonu üyeleri, HATTAT Enerji ve Maden A.Ş. TİS Komisyonu üyeleri katıldı. Toplam 65 maddeden oluşan 3. Dönem Toplu İş Sözleşmesi görüşmelerinde 61 madde üzerinde anlaşma sağlanırken ücretlerle ilgili 4 madde üzerinde anlaşmaya varılamadı. HATTAT 3. TİS görüşmeleri için yasal süre dolduğundan toplu iş sözleşmesinde arabulucu süreci başladı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Peri Dilbaz tarafından
02 Şubat, 2026 17:03 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Çocuk Suçları, Ruh Sağlığının Alarmı

Son dönemde çocukların suç çetelerinin ağına düşmesi, akranlar arasında işlenen ağır şiddet olayları ve hatta cinayetler toplum olarak hepimizi derin bir kaygıya sürüklüyor. Bu olaylara yalnızca “suç” penceresinden bakmak, sorunu anlamamıza yetmiyor. Çünkü bu tablo, aynı zamanda çocuk ruh sağlığına dair güçlü bir alarmdır.

Ergenlik dönemi, bireyin kimliğini inşa etmeye çalıştığı en kırılgan gelişim evresidir. Psikoloji bilimi bize şunu söyler: Ergen beyninde dürtü kontrolünden sorumlu alanlar henüz tam gelişmemiştir; buna karşın haz, güç ve risk arayışı oldukça yoğundur. Bu nörobiyolojik gerçeklik, ergeni hızlı karar almaya, sonuçları yeterince öngörememeye ve grup etkisine açık hale getirir.

Suç çeteleri tam da bu noktada devreye girer. Aidiyet, güç, görünürlük ve “bir yere ait olma” duygusu sunarlar. Oysa bu duygular, sağlıklı biçimde ailede, okulda ve sosyal çevrede karşılanmalıdır. Karşılanmadığında çocuk, kendisini değerli hissettiği her yere tutunabilir; bu yer bazen en tehlikeli alanlar olur.

Akran cinayetleri ise çoğu zaman “ani öfke” başlığı altında geçiştirilir. Oysa psikolojik açıdan bakıldığında, bu tür şiddet davranışları uzun süredir bastırılan öfkenin, değersizlik duygusunun ve empati eksikliğinin bir sonucudur. Çocuk konuşamıyorsa, duygularını ifade edecek güvenli alanı yoksa, davranış konuşur.

Burada ailelere büyük sorumluluk düşmektedir. Çocuğun her davranışını onaylamak zorunda değiliz; ancak her duygusunu ciddiye almak zorundayız. Yargılanan değil, anlaşılan çocuk riskli gruplara daha az ihtiyaç duyar. Aşırı baskı kadar sınırsız özgürlük de çocuk için tehlikelidir. Sevgiyle çizilmiş, tutarlı sınırlar çocuğun iç denetimini güçlendirir.

Bir diğer önemli alan dijital dünyadır. Bugün suç örgütleri yalnızca sokakta değil; sosyal medya ve dijital platformlarda da çocuklara ulaşmaktadır. Dijital ebeveynlik; yasaklamak değil, rehberlik etmektir. Çocuğun ne izlediğini, kimlerle iletişim kurduğunu bilmek koruyucu bir etkidir.

Unutulmaması gereken en önemli gerçek şudur: Hiçbir çocuk suçlu olarak doğmaz. Suça sürüklenen çocuklar çoğu zaman görülmemiş, duyulmamış ve anlaşılmamış çocuklardır. Çocukları suçtan korumanın en güçlü yolu, onları önce duygusal olarak güvende tutmaktır.

Bu mesele yalnızca ailelerin değil; okulun, medyanın ve toplumun ortak sorumluluğudur. Çocuklara güvenli bağlar sunabildiğimiz ölçüde, suç çetelerinin alanı daralacaktır.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.