Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
22 Eylül, 2018 14:17 tarihinde yayınlandı
0

Trafik Kazası sonrası gerçek ortaya çıktı

Otobüs kazası sonrası kaldırıldığı hastanede doğacak çocuğunun kalbinin kapakçığının olmadığını ve terste olduğunu öğrendi. Yüzde 1 yaşama şansı verilen bebeğini tüm zorluklara rağmen doğurdu

Karabük’te yaşayan İbrahim ve Dilek Gülmez çifti Ankara’ya kontrole giderken geçirdikleri trafik kazası sonrası doğacak çocuklarının kalbi ve bazı organlarının ters olduğunu öğrendi. Doktorların yüzde bir yaşama şansı verilen ve alınmasını istedikleri Elif Tuana bebeğin solda olması gereken kalbi ve midesi sağda, sağda olması gereken karaciğeri ise solda yer alıyor.
“ TRAFİK KAZASI SONRASI GERÇEKLERİ ÖĞRENDİ”
İbrahim-Dilek Gülmez çiftinin üçüncü çocukları olarak dünyaya gelen altı aylık kızı Elif Tuana’nın kalbi sağ tarafta atıyor. Türkiye’de nadir görülen hastalık nedeniyle Elif’in kalbi ve iç organları diğer insanlara göre ters tarafta bulunuyor. Anne Dilek Gülmez, 6.5 aylık hamile iken gittiği ilk doktor kontrolünde çocuğunun kalbinde tek damarının ve kulakçığının olduğunu öğrendi.
Doktor çocuğunun yaşama şansının yüzde 1 ihtimali olduğunu ve bunun için çocuğu aldırması gerektiğini söylemesi üzerine anne Dilek Gülmez, 8 aylık hamile iken Ankara’ya kontrole gittiğinde trafik kazası geçirdi. Kazada yaralanan anne Gazi Üniversite’sine sevk edildi. Burada çocuğunun organlarının ters yönde olduğunu öğrenen anne doktorun söyledikleri karşısında şaşkınlık yaşadı. Her şeye rağmen çocuğunun doğumunu gerçekleştiren anne kontrol için sürekli olarak Ankara’ya gidip geliyor. Bu konuda çok sıkıntı yaşayan İbrahim-Dilek çifti yetkililerden Karabük’e çocuk branşında uzman doktorların getirilmesini istiyor.
Anne Dilek Gülmez çocuğundaki ilk rahatsızlığını hamileliğinin 26.’ıncı haftasında öğrendiğini, ilk muayenede doktorun şu anki hastalıktan farklı şeyler söylediğini belirterek, “O doktor ilk muayenede çocuğumun kalbinde tek damarının ve kulakçığının olduğunu söyledi. Ama kalbinin yer değiştirdiğini hiç söylemedi. Yaşama şansını yüzde 1 olarak verdi, doğumunda da öleceğini söyledi. Bu şekilde yaşayamaz bu çocuk deyip aldırmamı önerdi bana. Tabi bende 6.5 aylık çocuğumu aldırmadım” dedi.
‘KAZADAN SONRA ÇOCUĞUNUN ORGANLARININ TERS TARAFTA OLDUĞUNU ÖĞRENDİ’
Ankara’ya hamileliğinin 8’inci ayında kontrole giderken trafik kazası geçirdiğini söyleyen anne Gülmez, “Trafik kazasında çeşitli yerlerimden yaralar aldım. Travmatoloji bölümü olarak Gazi Üniversitesi’ne sevk ettiler bizi. Kaza sonrasında Gazi Üniversitesi’ndeki doktorların söyledikleri ilk doktorların söylediklerinden farklıydı. Burada tek damar olmadığını, aort damarının büyük oluştuğunu, diğer damarların ince ince şeklinde oluştuğunu ve ters şekilde oluştuğunu söylediler. Kalbinin sağ tarafta olduğunu, organlarının yer değiştirdiğini, karaciğerinin solda, midesinin sağda olduğunu söylediler. Tabi bende şaşkınlığa uğradım. Çünkü biri farklı söylüyor diğeri farklı söylüyor” diye konuştu.
“ DOKTORLAR YAŞAMASINA ŞAŞIRDI”
Gülmez, kazadan 1 ay sonra 35 haftalık hamile iken çocuğunu dünyaya getirdiğini, 12 gün boyunca yoğun bakımda kaldığını da ifade ederek, “İlk gün solunum cihazına bağlı idi. Solunum cihazını çıkardıktan sonra yaşamaya devam etmesine doktorlar da çok şaşırdılar. 12 gün sonunda çocuğumu yoğun bakımda çıkarttılar. Benim ile birlikte eve gönderdiler klinik kontroller şartı ile tabi. Ayda bir kez kontrole gittik. En son kontrolümüzü 1 ay önce 5 aylıkken yaptırdık, şuanda çocuğum 6 aylık” dedi.
“DELİKLER SAYESİNDE NEFES ALIYOR”
Doktorlar doğumdan sonra çocuğumu ameliyat edemeyeceklerini söylediklerini kaydeden Dilek Gülmez, şunları söyledi:
“ Çünkü ameliyat ile düzelecek bir durumun olmadığını söylediler. Tabi ben o stresle girdim doğuma. Doğum gerçekleşti, ondan sonra yaşadı yani. Bugün altıncı ayında ama çok sıkıntılar çekiyorum. Beslenmesinde özellikle, altı aylık çocuğum 5 kilo 250 gram. Katı gıda olarak beslesem, hazımsızlık yapıyor, karnı şişiyor. Karabük’te de doktor imkanlarımız olmadığı için öyle bir durumda ne yapacağımı bilemiyorum. Uyku düzensizliği yaşıyoruz. Gündüz kesik kesik uyuyor. Bu tür sıkıntılarla karşılaşıyoruz. Karaciğeri sağdan sola doğru büyük vaziyette uzanmış diyorlar. Çocuğum uzayan bir karaciğere sahip şuanda. Akciğerleri ve böbrekleri yerinde ama kalbi ile bağırsağı bir çalışıyor. Kalp rahatsızlığı olduğu için bağırsağı da etkiliyor. Kilo alıyor ama kalbinde deliği var. Kulakçığında deliği var ve kulakçık bir tane oluşmuş, kapakçıkları yok. O delikler sayesinde nefes alıyor çocuğum. O delikler kapanırsa hayatı tehlikeye girecek çocuğumun kapakçıkları olmadığı için. Organ değişikliği 300 binde 1 görülüyor insanda. Organ sağlıklı olsa bir sıkıntı yok. Kalp rahatsız olduğu için sıkıntı bizde yani. Bütün organlar ters yani, damarlar ters çıkmış, kalbi ters olarak görünüyor yani. Bir şey yapamıyorlar onun için. Keşke yakınımızda bir doktor olsa da bir müdahale edebilecek insan olsa. Biz buradan hemen Ankara’ya nasıl yetişelim bir şey olduğunda. Yetkililerden isteğimiz 4-5 yıldır güzel bir hastanemiz var. Ama gerekli branşlarda doktorumuz yok. Bizim durumumuzda olan eminim bir çok insan var. Sesimizi duyurup bu insanların dertlerine çare olabilecek doktorların gelmesini istiyoruz.”

Bizi sosyal medyadan takip edin
tanju ozcanin irtikap rusvet kurban bagisi iddianamesi tamamlandi 6 farkli konu 41 magdur 7si ReWJZbVt
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
13 Mayıs, 2026 16:00 tarihinde yayınlandı
0
0

Tanju Özcan’ın ‘irtikap, rüşvet, kurban bağışı’ iddianamesi tamamlandı: 6 farklı konu, 41 mağdur, 7’si tutuklu 19 şüpheli

Bolu Belediyesinde ortaya çıkan ve aralarında Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan ile Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can’ın da bulunduğu 7’si tutuklu 19 şüpheli hakkındaki yolsuzluk, rüşvet ve irtikap soruşturmasında iddianame tamamlandı. 41 mağdur ve 3 müştekinin yer aldığı 178 sayfalık iddianame, Bolu Cumhuriyet Başsavcısı İbrahim Cansever tarafından onaylanarak Bolu 3. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildi.

İçişleri Bakanlığı Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığının 24 Mayıs 2024 tarihli ihbarı üzerine başlatılan soruşturma kapsamında 2 Mart tarihinde Bolu 2. Sulh Ceza Hakimliği’nce Başkan Tanju Özcan ve Yardımcısı Süleyman Can tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. 178 sayfalık iddianamede şüphelilere yöneltilen suçlamalar arasında ’icbar suretiyle irtikap, rüşvet, nitelikli dolandırıcılık ve 5072 Sayılı Vakıf ve Dernekler yasasına muhalefet’ yer alıyor.

Belediye meclis üyesi Ali Sarıyıldız’ın ifadeleri dosyanın seyrini değiştirdi

Soruşturma dosyasının en önemli delilleri arasında tutuklu Belediye Meclis Üyesi Ali Sarıyıldız’ın 13 Nisan 2026 tarihinde cezaevinde verdiği “itiraf” niteliğindeki ifadesi yer aldı. Sarıyıldız ifadesinde, zincir marketlere reklam sözleşmesi yapılması için baskı kurulduğunu, ihale sahiplerinden sistematik şekilde bağış talep edildiğini, elden teslim alınan milyonlarca liralık nakit paraları ve kurban bağışı organizasyonunun bizzat Başkan Özcan’ın talimatıyla yürütüldüğünü beyan etti.

“Sözleşmeyi imzalamayan marketler mühürlendi” iddiası

İddianamede yer alan bilgilere göre; Başkan Tanju Özcan, Süleyman Can ve Bolu Bel A.Ş. yetkilileri, zincir marketleri belediye iştiraki ile reklam sözleşmesi yapmaya zorladı. Bazı marketlerin bu sözleşmeleri imzaladığı, ancak teklifi reddeden marketlere rutin dışı denetimler uygulanarak iş yerlerinin mühürlendiği ve ticaretten men edildikleri öne sürüldü.

Ruhsat ve hak ediş karşılığı milyonluk vurgun iddiası

Dosyada yer alan iddialara göre, Bolu’da faaliyet gösteren bir müteahhitten belediyedeki ruhsat işlemleri karşılığında 2 milyon 500 bin TL talep edildi. Başkan Özcan’ın “Yardım yapmak zorundasın” diyerek baskı kurduğu müştekinin, 1 milyon TL’yi nakit olarak Meclis Üyesi Sarıyıldız’a verdiği, 1.5 milyon TL’yi ise çek olarak BOLSEV A.Ş. hesaplarına aktardığı tespit edildi. Soruşturmaların açılmasının ardından bu paraların müştekiye “avans ve borç iadesi” açıklamalarıyla geri gönderildiği belirlendi. Benzer bir durumun 100. Yıl Cumhuriyet Parkı ihalesinde de yaşandığı, müteahhidin hak ediş ödemelerini zamanında alabilmesi için BOLSEV Vakfına 10 milyon TL “yardım” yapmaya zorlandığı ve 2.5 milyon TL’nin hak edişten mahsup edildiği iddia edildi.

“Bağış topladılar, kurban kesmediler”

İddianamedeki suçlamalardan bir diğeri ise “Kurban Olayı” başlığıyla yer aldı. BOLSEV Vakfı üzerinden 2025 Kurban Bayramı öncesinde “Kurban bağışlarınız ihtiyaç sahiplerine ulaştırılıyor” denilerek kampanya başlatıldığı, 34 vatandaştan toplam 845 bin TL toplandığı ortaya çıktı. Ancak toplanan bu paralarla hiçbir kurban alınmadığı ve kesim yapılmadığı ileri sürüldü, şüphelilere “dini duyguları istismar ederek nitelikli dolandırıcılık” suçlaması yöneltildi.

Dosyaya 35 dakikalık rüşvet kaydı iddiası da girdi

Bolu Belediyesine bağlı şirketten beton almayı reddeden bir vatandaşa yönelik Başkan Özcan’ın, “Başka yerden beton alamazsınız, size beton santrali kurdurtmam” diyerek tehditler savurduğu iddiası da dosyada yer aldı. Ayrıca “Salon Vegas” isimli bir kafenin ruhsat devri için belediyede yapılan toplantıda BOLSEV’e 500 bin TL yardım istendiği, süreçte 100 bin TL nakit para alındığı öne sürüldü. Müştekinin savcılığa teslim ettiği 35 dakikalık ses kaydında para alışverişinin anlatıldığı ve şüphelilerden Mertcan Ay’ın bu parayı aldığını itiraf ettiği kaydedildi.

Tanju Özcan ifadelerinde suçlamaları reddetti

İddianamede savunmasına yer verilen Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan ise üzerine atılı tüm suçlamaları reddetti. Özcan; marketlere baskı amacıyla değil yardım talebiyle yaklaştıklarını, kurban kampanyasından haberdar olmadığını, beton alımı için kimseye şantaj yapmadığını ve ruhsat devirleri için kimseden rüşvet talep edilmediğini savundu.

Bizi sosyal medyadan takip edin