Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
01 Temmuz, 2014 08:48 tarihinde yayınlandı
0

Trafik Canavarına 4 Kurban Daha

Karabük Ankara karayolunun Üçevler mevkisinde meydana gelen feci kazada üçü olay yerinde, biri hastanede olmak üzere dört kişi hayatını kaybederken, Otomobilde bulunan üç yaşındaki bir çocuk da yaralandı.

Karabük Ankara karayolunun Üçevler mevkisinde, otomobilin yol kenarında park halindeki Muammer M yönetimindeki 34 DAC 22 plakalı su tankerine arkadan çarptı. Çarpma sonucu 3’ü olay yerinde biri hastanede olmak üzere 4 kişi hayatını kaybetti. Kazada otomobilde bulunan 3 yaşındaki bir çocuk yaralandı.
Eskipazar istikametinden Karabük istikametine giden 34 BOH 02 plakalı otomobil, Üçevler mevkisinde yol kenarında park halindeki 34 DAC 22 plakalı su tankerine arkadan çarptı. Kazanın şiddetiyle 3 kişi olay yerinde bir kişi kaldırıldığı hastanede hayatını kaybederken, 3 yaşındaki bir çocuk yaralı kurtarıldı.
Otomobil su tankerinin altından güçlükle çıkarılırken, araç içinde sıkışan cesetleri AFAD ekipleri çıkardı. Cesetler, Eskipazar Belediyesine ait bir kamyonetin kasasında Eskipazar Hastanesi morguna kaldırıldı.

ÖLENLERİN İSİMLERİ BELİRLENDİ
Meydana gelen trafik kazasında ölenlerin isimleri belirlendi. Kazada; sürücü ve yanında bulunan Samiye Coşgun (52) ile Salih Çalışkan (54) olay yerinde hayatını kaybetti, Fikriye Çalışkan (56) ve Ela Tan (4) ise yaralandı.
Yaralılar olay yerine çağırılan sağlık ekipleri tarafından Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılırken, Fikriye Çalışkan burada yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti.
Olayla ilgili olarak soruşturma başlatıldı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin