Reklam
Reklam
trabzonspor galatasaray deplasmaninda ilk pesinde eC7jf6hp
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
11 Aralık, 2024 12:15 tarihinde yayınlandı
0

Trabzonspor, Galatasaray deplasmanında ilk peşinde

Trendyol Süper Lig’in 16. haftasında 16 Aralık Pazartesi günü deplasmanda lider Galatasaray’a konuk olacak olan Trabzonspor, rakibi karşısında bu sezon bir ilk gerçekleştirmek istiyor.

Trabzonspor, Trendyol Süper Lig’in 16. haftasında bu hafta deplasmanda Galatasaray ile karşılaşacak. Bordo-mavililer, bu sezon deplasmanda oynadığı 7 maçta galibiyet alamadı. Söz konusu müsabakalarda 4 beraberlik ve 3 mağlubiyet alan Karadeniz ekibi, sarı-kırmızılılar karşısında kazanarak kötü gidişata son vermek ve yeniden toparlanmayı hedefliyor. Trabzonspor, sahadan galibiyetle ayrılması halinde ayrıca bu sezon ilk kez dış saha kazanacak.

Deplasmanda tarihi maç

Trabzonspor’un, Galatasaray ile oynayacağı maç ise deplasman tablosu adına tarihi önem taşıyor. 1985-1986 sezonunda bordo-mavililer deplasmanda oynadığı ilk 7 maçta 4 beraberlik ve 3 mağlubiyet elde etmiş, 8. dış saha maçını ise kazanmıştı. Bu sezonda benzer bir tablo ile karşı karşıya kalan Trabzonspor, Galatasaray’ı mağlup etmesi durumunda kötü seriye dur diyecek. Puansız ayrılması halinde ise deplasmanda oynadığı ilk 8 maçı kazanamayan takım olarak tarihe geçecek.

Trabzonspor’un, bu sezon Süper Lig’deki deplasman performansı şöyle:

Sivasspor: 0 – Trabzonspor: 0

Eyüpspor: 0 – Trabzonspor: 0

Gaziantep FK: 0 – Trabzonspor: 0

Hatayspor: 1 – Trabzonspor: 1

Göztepe: 2 – Trabzonspor: 1

Çaykur Rizespor: 3 – Trabzonspor: 1

Alanyaspor: 2 – Trabzonspor: 1

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin