Trabzon’da Fatih Devlet Hastanesi Acil Servisine doktoru darp eden 2 şahıs serbest bırakıldı.
Olay, Fatih Devlet Hastanesi Acil Servisinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, dün gündüz saatlerinde hastaneye başvuran S.N.K. isimli kadın hasta, tedavisinin ardından hastaneden ayrıldı. Akşam saatlerinde, hasta ve yanındaki A.S. ve M.Y. doktordan rapor almak için yeniden hastaneye geldi. Acilde görevli nöbetçi doktor M.Y., gerekli görmeyerek istedikleri raporu vermeyince taraflar arasında tartışma çıktı. Doktor M.Y., hasta ve hasta yakını tarafından darbedilirken, hasta yakınının motosiklet kaskıyla vurduğu doktorun diz kapağı kırıldı. Güvenlik görevlilerinin ve polis ekiplerinin müdahalesiyle hasta ve hasta yakını gözaltına alınırken, gözaltına alınan şahısların serbest bırakıldığı belirtildi.
Cumhuriyet Başsavcılığı: “A.S.’nin serbest bırakılmasına yönelik verilen karara Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığınca itiraz edilecektir”
Konuyla ilgili Trabzon Cumhuriyrt Başsavcılığınca yapılan yazılı açıklamada, “05.07.2024 günü saat 21.00 sıralarında ilimiz Ortahisar ilçesinde bulunan Fatih Devlet Hastanesinde doktor olarak görev yapan M.Y.’nin kasten yaralanması olayıyla ilgili olarak; olay günü S.N.K. (20) adlı bayan bir şahsın, doktor M.Y. tarafından hastanede yapılan muayenesi sonrasında S.N.K. ve yanında bulunan erkek arkadaşı A.S. (20) ’nin doktor M.Y. ile tartıştığı ve sonrasında A.S.’nin doktor M.Y.’yi kasten yaraladığı olay neticesinde, şüpheliler A.S. ve S.N.K. Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığının talimatı doğrultusunda emniyet ekiplerince gözaltına alınmışlardır. Şüpheli S.N.K. kollukta alınan ifadesi sonrasında serbest bırakılmıştır. Şüpheli A.S. ise Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığınca alınan ifadesi sonrasında tutuklama istemiyle Trabzon Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğine sevk edilmiş ve hakimlikçe yapılan sorgusu sonucunda A.S. serbest bırakılmıştır. A.S.’nin serbest bırakılmasına yönelik verilen karara Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığınca itiraz edilecektir” ifadelerine yer verildi.


Trabzon’da doktoru darp eden 2 şahıs serbest bırakıldı
BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı
Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.
Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.
Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı
Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.
Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.
“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”
Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.
Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.
İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

