Reklam
Reklam
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
03 Eylül, 2023 00:36 tarihinde yayınlandı
0

Trabzon’da balık av dönemi sönük başladı

Denizlerde av yasağının 1 Eylül itibariyle sona ermesiyle balıkçılar “Vira Bismillah” diyerek denize açıldı. Trabzon Balık Halinde dönemin birinci gününde tezgâhlarda yüklü olarak istavrit yer alırken, ağlara takılmayan palamut tezgahlarda da yoktu.

Denizlerde 15 Nisan itibariyle başlayan av yasağı dün gece sona erdi. Karadeniz’e açılan tekneler yüklü olarak istavrit avlarken, palamudun deniz suyu sıcaklığı yüksek olmasından ötürü kendini göstermediği belirtildi.

Şu an için dönemin beklenen seviyede başlamadığını belirten balıkçı esnaflarından Mehmetcan Örseloğlu, ”Hayırlısı ile döneme başlıyoruz. Şuan gösterge beklenilen seviyede olmadı. Balıkçı olarak, dönemin 15-20 gün geç başlamasından yanayım. Zira şu an deniz suyu sıcaklığı 28-30 derece hasebiyle deniz suyu sıcaklığı balık avını olumsuz etkiliyor. İnşallah iyisi olur lakin şuan ki göstergeler pek olumlu istikamette de değil, makûs de değil ikisinin ortasında diyebiliriz. Bizim gönlümüz her vakit balığın bol olmasından yana, inşallah bol olur vatandaşta bol bol tüketir. Şu an tezgâhlarımızda mezgit, istavrit, az ölçüde barbun, tirsi bunun yanı sıra kültür balıkları yer alıyor. İlerleyen günlerde hamsi olur çinakop, olur palamudu bekliyoruz. Şuan istavrit 100-150 TL ortasında balıkçılar olarak daha ucuz olmasını bekliyoruz. İnşallah bereketli bir dönem olur diye temenni ediyorum” dedi.

İstavritin kilosu 200 liradan 100 liraya geriledi

Sezon açılmadan öncesi istavritin kilosu 200 TL iken bugün itibariyle kilosu 100 TL’ye kadar gerilediğini kaydeden balıkçı esnaflarından Ahmet Çoğalmış ise “Deniz suyu sıcaklığı yüksek olduğundan palamut kendini açığa çekti. Geçen sene döneme istavrit ile başlamıştık yeniden istavritle başladık inşallah iyisi olur. Büyük tekneler yüklü istavrit avladı. İstavrit dün itibariyle 200 TL iken bugün 100 TL’ye kadar geriledi. Hasebiyle istavrit daha fazla gelirse fiyatı 75-50 TL’ye kadar düşer bizimde temennimiz bu istikamette. Dönemin açılması balık fiyatlarını yarı yarıya etkiledi, diyebiliriz” diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin