KASTAMONU ’nun Tosya İlçesinde Belediye tarafından alınan 6 yeni Araç Törenle Hizmete Başladı
Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen törene Garnizon Komutanı J. Yzb. Sefer Sezer, Ak Parti Tosya İlçe Başkanı Metin Ekşi, İl genel meclis üyeleri, belediye meclis üyeleri ve vatandaşlar katıldı.
Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından, belediyeden emekli olan 3 personele hizmetlerinden dolayı teşekkür belgeleri Belediye Başkanı Kazım Şahin tarafından verildi.
Törende konuşan Belediye Başkanı Kazım Şahin hizmete kazandırılan araçlarla ilgili bilgi verdi. Şahin konuşmasında; “6 tane hizmet aracımızın işe başlama törenine katılan tüm misafirlerimize hoş geldiniz sefalar getirdiniz diyorum. Hizmet araçları için düzenlenen program öncesi Belediyemize hizmet vermiş ve bu gün emekliye ayrılan 3 değerli arkadaşımıza bundan sonraki yaşamlarında sağlık mutluluk esenlikler diliyorum.
Kendiniz proje üretebilir kendi ekip ve ekipmanla gerçekleştirebilirseniz başarılı oluyorsunuz.
O bakımdan çoğu da sosyal amaçlı olan bugün hizmete alacağımız 6 aracı inşallah duasını kurbanını keserek siz Tosyalı hemşehrilerimizin hizmetine sunacağız.
Bu araçlar 1 adet makam aracı,2 adet Cenaze nakil aracı,1 adet Cenaze yıkama aracı ve 1 adet İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın hediyesi itfaiye aracı.
Yine sağ tarafta yeni itfaiye kazandırdığımız 8300 Litre su kapasiteli 200 Litre köpük kapasiteli bir itfaiye aracı olarak yine tam donanımlı olarak hizmete alınmış durumda. Ben bu vesileyle hayırlı uğurlu olsun diyorum hepinize çok teşekkür ediyorum. Saygılar sunuyorum” dedi.
Konuşmanın ardından araçların kazasız belasız kullanılabilmesi için dua edildi kurban kesildi.


Tosya Belediyesi Araç Filosuna 6 Yeni Araç Aldı
BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı
Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.
Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.
Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı
Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.
Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.
“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”
Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.
Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.
İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.


