Reklam
Reklam
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
23 Kasım, 2024 12:15 tarihinde yayınlandı
0

Torununa ayak oluyor, arkadaşlarına öğretmen

Giresun’da emekli öğretmen Mustafa Sarısaray, engelli torununu her gün tekerlik sandalyesi ile okula getirip götürüyor. Sarısaray, gittiği okulda bir tarafta engelli torununun elleri ve ayakları olurken, diğer öğrencilerin ise derslerine yardımcı oluyor.

Giresun’da 37 yıl boyunca öğretmenlik yapan ve 2003 yılında emekli olan 73 yaşındaki öğretmen, emekli olmasına rağmen her gün okula gitmeye devam ediyor. Öğretmenlik kariyerinin ardından da eğitimi bırakmayan öğretmen, engelli torunu Kerem Can’a ve okula devam eden yabancı uyruklu öğrencilere yardım ediyor.

Engelli torunu için her gün okula gidiyor

Doğumdan itibaren yürüme engelli olan torunu Kerem Can’ı anaokulundan itibaren 9 yıldır okula götürüp-getirdiğini anlatan emekli öğretmen Mustafa Sarısaray, ”2010 yılında altı aylıkken dünyaya gelen torunum doğumunun ardından sağlığıyla ilgili zorluklar yaşamaya başladı. Öğrendik ki Kerem Can’ın yürüme yetisinde yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle engellenmiş. Ancak ’Ben torunumun ayaklarıyım’ diyerek, torununun hayatında önemli bir rol oynuyorum. Her gün sabah Kerem Can’ı uyandırıp okula götürüyorum. Okul saati bitinceye kadar da bekliyorum. Okulda gün içerisinde beslenmesinden, diğer özel ihtiyaçlarına kadar ben ilgileniyorum. Okul bittikten sonra da alıp eve getiriyorum. Anaokulundan itibaren torunumla yeniden okula başlamış oldum” dedi.

Öğrencilerin eğitimi için gönüllü çalışıyor

Torununun engelleriyle ilgilenirken, yalnızca torunu değil, tüm öğrencileri için de yardımsever bir tutum sergileyen emekli öğretmen Sarısaray, “Torunumu okulda beklerken zamanımı bir eğitimci olarak diğer öğrencilere yardımcı olmak için geçiriyorum. Okulda okuma yazma bilmeyen yabancı uyruklu öğrenciler var. Okula geliyorlar ama çoğu okuma yazma bilmiyorlar ya da öğrenmeleri zayıf oluyor. Ben de onlara okul kantininde, kütüphanesinde yardımcı oluyorum. Bu şekilde onlarca öğrencinin hayatına dokunduğuma inanıyorum. Bu benim için bir mutluluk kaynağıdır. Kimi öğrencilerin de liselere, sınavlara hazırlanmalarına yardımcı oluyorum” diye konuştu.

Eğitimin dört duvarla sınırlı olmadığını vurgulayan Sarısaray, eğitimdeki gerçek anlamın, sadece ders vermek değil, hayatın içinden olmak olduğunu belirterek torunun bulunduğu okulda tüm öğrencilerine yansıtarak onların eğitimine katkı sağlamaya devam ediyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin
uzmanindan uyari 3 aydan uzun suren bel agrisina dikkat r9Wz2sUs
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
08 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

Uzmanından uyarı: “3 aydan uzun süren bel ağrısına dikkat”

Romatoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Yeliz Zahiroğlu, 3 aydan uzun süren, sabah tutukluğu yapan ve hareketle rahatlayan bel ağrısı varsa mutlaka bir romatoloji uzmanına başvurulması gerektiğini, aksi takdirde büyük sorunlarla karşılaşılabileceğini söyledi.

Medicana International Samsun Hastanesi Romatoloji Kliniğinden Dr. Öğr. Üyesi Yeliz Zahiroğlu Yeliz Zahiroğlu, “Ankilozan spondilit, özellikle omurga ve leğen kemiği eklemlerini etkileyen kronik iltihaplı bir romatizmal hastalıktır. Halk arasında çoğu zaman ‘bel fıtığı’, ‘mekanik bel ağrısı’ ya da ‘kas tutulması’ ile karıştırılabilir. Oysa bu hastalıkta ağrının temelinde iltihap vardır. Erken tanı konulmazsa omurgada hareket kısıtlılığına, duruş bozukluğuna ve yaşam kalitesinde belirgin azalmaya yol açabilir” dedi.

“Her bel ağrısı, ankilozan spondilit anlamına gelmez”

Belirtilerin büyük önem taşıdığını ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Zahiroğlu, “Her bel ağrısı, ankilozan spondilit anlamına gelmez. Ancak bazı özellikler bizim için uyarıcıdır. Özellikle 40 yaşından önce başlayan, 3 aydan uzun süren, sabah tutukluğu ile birlikte olan, hareket ettikçe açılan ama istirahatle geçmeyen bel ağrısı önemlidir. Gece özellikle sabaha karşı uyandıran bel veya kalça ağrısı da iltihaplı bel ağrısını düşündürür. ASAS kriterlerinde de egzersizle düzelme, gece ağrısı, sinsi başlangıç, 40 yaş altı başlangıç ve istirahatle düzelmeme önemli özellikler olarak tanımlanmıştır. En sık bel ve kalça ağrısı, sabah tutukluğu, hareket kısıtlılığı ve yorgunluk görülür. Bazı hastalarda topuk ağrısı, diz veya ayak bileği şişliği, göğüs kafesinde ağrı olabilir. Ankilozan spondilit sadece omurgayı tutmaz, gözde üveit, bağırsak iltihabı ve sedef hastalığı gibi durumlarla da birlikte olabilir. Bu nedenle ‘sadece bel ağrısı’ olarak görülmemelidir” diye konuştu.

“3 aydan uzun süren, sabah tutukluğu yapan bel ağrılarına dikkat”

Özellikle 3 aydan fazla süren bel ağrılarına dikkat çeken Zahiroğlu, ayrıca şunları söyledi:

“Tanıda en önemli adım, hastanın öyküsünü dikkatle dinlemek ve iltihaplı bel ağrısını fark etmektir. Muayene, kan testleri, CRP-sedimantasyon gibi iltihap göstergeleri, HLA-B27 testi ve görüntüleme yöntemleri kullanılır. Özellikle erken dönemde röntgen normal olabilir, bu durumda sakroiliak eklem MR’ı tanıda çok değerlidir. Günümüzde oldukça etkili tedavi seçeneklerimiz var. Tedavide düzenli egzersiz, duruş eğitimi, sigaranın bırakılması ve gerektiğinde ilaç tedavileri birlikte planlanır. Ağrı kesici-antiinflamatuvar ilaçlar, uygun hastalarda biyolojik tedaviler ve hedefe yönelik tedaviler kullanılabilir. NHS gibi hasta bilgilendirme kaynaklarında da egzersiz, fizyoterapi, antiinflamatuvar ilaçlar ve gerekli hastalarda biyolojik tedaviler temel yaklaşımlar arasında sayılır. Erken tanı ile hem ağrıyı kontrol etmek hem hareket kabiliyetini korumak hem de omurgada kalıcı hasarı azaltmak mümkündür. Genç yaşta başlayan bel ağrısının ‘nasıl olsa geçer’ diye ihmal edilmemesi gerekir. 3 aydan uzun süren, sabah tutukluğu yapan ve hareketle rahatlayan bel ağrısı varsa mutlaka bir romatoloji uzmanına başvurulmalıdır.”

Bizi sosyal medyadan takip edin