Reklam
Reklam
torul baraj golunde cop adalari olustu mahalle sakinleri cozum bekliyor EljWDvsI
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
17 Mayıs, 2026 12:00 tarihinde yayınlandı
0

Torul Baraj Gölü’nde çöp adaları oluştu, mahalle sakinleri çözüm bekliyor

Gümüşhane’nin Torul ilçesindeki Torul Baraj Gölü’nde biriken atıklar nedeniyle göl yüzeyinde çöp adaları oluşurken, mahalle sakinleri yıllardır yaşanan kirliliğe çözüm bulunmasını istiyor.

Torul ilçesine bağlı Köprübaşı ve Çamlıca mahalleleri sınırlarında bulunan Torul Baraj Gölü’nde özellikle yaz aylarında biriken plastik atıklar, evsel çöpler ve çeşitli atık maddeler çevre kirliliğine neden oluyor. Harşit Çayı’nı besleyen derelerden sürüklenerek geldiği belirtilen çöplerin, göl yüzeyinde adacıklar oluşturduğu görüldü.

Mahalle sakinleri, barajın faaliyete geçtiği yıllardan bu yana benzer görüntülerin yaşandığını ifade ederek, kötü koku ve sinek sorununun da her geçen yıl arttığını söyledi. Vatandaşlar, su seviyesinin düştüğü dönemlerde kıyıya vuran çöpleri kendi imkânlarıyla temizlemek zorunda kaldıklarını belirtti.

Bölgedeki vatandaşlar, göl çevresinde oluşan atıkların sadece görüntü kirliliği oluşturmadığını, aynı zamanda çevre sağlığını da tehdit ettiğini dile getirdi. Özellikle yaz aylarında çöplerin arasında yılan ve akrep görüldüğünü ifade eden mahalle sakinleri, çocuklar açısından da tehlike oluştuğunu kaydetti.

Mahalle sakinleri, Torul Baraj Gölü’nde yıllardır devam eden çevre kirliliğine karşı kalıcı bir çalışma yapılmasını ve gölde biriken atıkların düzenli olarak temizlenmesini talep etti.

“Çöplerle birlikte yaşamak zorunda kalıyoruz”

Çamlıca Mahallesi sakini Turgay Bostan yıllardır çöplerle birlikte yaşadıklarını ve hiçbir yetkilinin sorunun çözümü için adım atmadığını ifade ederek, “Torul Barajı 2008-2009 yıllarında faaliyete başladı ve yaklaşık 16-17 yıldır hizmet veriyor. Her yıl aynı manzarayı yaşıyoruz. Köprübaşı ve Çamlıca mahalleleri olarak yıllardır burada vatandaş kendi imkânlarıyla çöp topluyor. Yerel yöneticiler görmüyor mu? Devlet Su İşleri, valilik, kaymakamlık bu durumu fark etmiyor mu? Mahalleliyi bu çöp ortamına nasıl mahkûm ediyorlar, anlamakta güçlük çekiyoruz. Ben her yaz yaklaşık 6 ay burada kalıyorum ve bugüne kadar devletin bu baraja gelip bir çalışma yaptığını görmedim. Her yıl burada plastikler ve çöpler birikiyor. Ben yaklaşık 15 yıldır istisnasız şekilde burada çöp topluyor, çöp yakıyorum. ‘Memleketin nehrinin akışına ölürüm’ demekle vatanseverlik olmuyor. Vatanseverlik; çevreyi, suyu ve toprağı kirletmemekle, kuşuna, ağacına, çiçeğine sahip çıkmakla olur. Ancak ne yazık ki bu sahiplenmeyi göremedik. Burada adeta ‘körler sağırlar birbirini ağırlar’ durumu yaşanıyor. Tabii duyarlı vatandaşlarımız da var. Bu mahallede artık kimse çöpünü buraya atmıyor. Buradaki çöpler daha çok yukarı mahallelerden ve Harşit Çayı’nı besleyen derelerden geliyor. Özellikle bizim evlerimizin ve karşıdaki Köprübaşı Mahallesi’nin önünde birikiyor. Biz yaz aylarında bu çöplerle birlikte yaşamak zorunda kalıyoruz” dedi.

“Artık bahçelerimizde sebze meyve yetişmiyor”

Gürcan Bostan ise, “Baraj tutulduğundan beri yıllardır bu sorunla uğraşıyoruz. Su çekildiğinde bazen çöpleri kendimiz temizliyor, yakıyoruz. İnsanlar zaman zaman hayvan leşlerini bile buraya atıyor ve çevreye ağır kokular yayılıyor. Devlet Su İşleri burada koruma amaçlı çalışmalar yaptı ancak hepsi zamanla yıkıldı, kullanılamaz hale geldi. Şu an özellikle çocuklar için tehlike oluşturuyor ama ilgilenen yok. Herkes herhalde koltuğunda rahat oturuyor. Artık burada sebze ve meyve yetişmiyor; hem rüzgâr hem de pislik nedeniyle verim alamıyoruz. Tortuların altında akrepler ve yılanlar çoğaldı. Buna mutlaka bir çözüm bulunması gerekiyor. Yerel siyasetçilerde de yeterli duyarlılığı göremiyoruz. Herkes kendi işinin peşinde, vatandaş ise kimsenin umurunda değil. Oysa vatandaş olmazsa devlet de olmaz. Biz sadece bize sahip çıkılmasını istiyoruz. Burada yaşamak gerçekten çok zor. Barajın suyu çekildiğinde çöpler nedeniyle ağır bir koku oluşuyor ve sinek istilası yaşanıyor” diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
MANSETTALTIN SAFRANDA MESALE YANDI
Aylin Sarıoğlu Avatarı
Aylin Sarıoğlu tarafından
11 Haziran, 2026 14:52 tarihinde yayınlandı
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0

ALTIN SAFRAN’DA MEŞALE YANDI

SAFRANBOLU 4 GÜN BOYUNCA KÜLTÜR VE SANATLA NEFES ALACAK

UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan ve Cittaslow unvanını taşıyan Safranbolu’da bu yıl 27’ncisi düzenlenen Uluslararası Altın Safran Belgesel Film Festivali, görkemli bir açılış töreniyle başladı. Türkiye’nin en köklü ve en uzun soluklu belgesel film festivalleri arasında gösterilen organizasyon, dünyanın farklı ülkelerinden yönetmenleri, yapımcıları, jüri üyelerini ve sinemaseverleri tarihi kentte buluşturdu.

Açılış öncesinde Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya, İl Genel Meclis Başkanı Ahmet Okan Kirman ve AK Parti Karabük İl Başkanı Ferhat Salt, festival alanını ziyaret ederek Festival Komite Başkanı ve Safranbolu Belediye Başkanı Elif Köse’ye başarı dileklerini iletti.

Festival jürisinin katılımıyla gerçekleştirilen basın toplantısında konuşan jüri üyeleri, Altın Safran’ın Türkiye’nin en saygın belgesel film organizasyonlarından biri olduğunu vurgulayarak finale kalan eserlerin yüksek kalitesine dikkat çekti.

Yoğun katılımla gerçekleşen açılış programında konuşan Safranbolu Belediye Başkanı Elif Köse, kentin geçmişini koruyarak geleceğe taşıyabilen ender yerleşimlerden biri olduğunu belirterek, “Safranbolu aslında büyük bir belgeselin canlı kahramanıdır. Sokakları, konakları, hanları ve insan hikâyeleriyle yaşayan bir hafızaya sahiptir. Belgesel sinema da tam olarak bunu yapar; hatırlatır, kayıt altına alır ve gelecek kuşaklara aktarır” dedi.

Belgesel sinemanın insanlığın ortak hafızasını canlı tutan önemli bir sanat dalı olduğunu ifade eden Köse, kültür ve sanatın farklı coğrafyaları ortak duygularda buluşturan güçlü bir köprü görevi gördüğünü söyledi. Safranbolu’da kültür ve sanatın yalnızca bir etkinlik değil, aynı zamanda bir kalkınma modeli olarak görüldüğünü kaydeden Köse, festivalin de bu anlayışın en önemli yansımalarından biri olduğunu dile getirdi.

Konuşmaların ardından festival meşalesi protokol üyelerinin katılımıyla yakılarak 27. Uluslararası Altın Safran Belgesel Film Festivali resmen başladı.

FESTİVAL COŞKUSU DEVAM ETTİ

Festival coşkusu gece boyunca müzik ve eğlence etkinlikleriyle devam etti. Leyla Dizdar Kültür Merkezi bahçesinde düzenlenen programda sahne alan yerel müzik grubu Safran Ekspres, seslendirdiği eserlerle vatandaşlara unutulmaz bir gece yaşattı. Şarkılara hep bir ağızdan eşlik eden yüzlerce kişi festival heyecanını paylaşırken, gecenin ilerleyen saatlerinde sahne alan DJ Aytuğ Özdemir de performansıyla coşkuyu zirveye taşıdı.

Renkli görüntülere sahne olan etkinliklere katılan Başkan Elif Köse de vatandaşlarla birlikte festival heyecanını yaşadı. Dört gün sürecek festival boyunca belgesel film gösterimleri, söyleşiler, paneller, sergiler ve çeşitli kültürel etkinliklerle Safranbolu, kültür ve sanatın merkezi olmaya devam edecek.

 

MANSETALTIN SAFRANDA MESALE YANDI 6 MANSETALTIN SAFRANDA MESALE YANDI 7

Bizi sosyal medyadan takip edin