Reklam
Reklam
15745 jpg
Ramazan Öztürk Avatarı
Ramazan Öztürk tarafından
18 Temmuz, 2024 10:50 tarihinde yayınlandı
0

Topluluk Önünde Konuşmaktan Utanmak

Topluluk önünde konuşmak, birçok insan için  endişe kaynağı olabilir. Bunun sebebi Sosyal anksiyete bozukluğu, kişinin sosyal ortamlarda veya performans gösterdiği durumlarda aşırı bir endişe ve korku hissetmesidir.

İnsanlar, başkaları karşısında yeterince iyi bir performans sergileyememe endişesi taşıyor. Bu endişe, bireylerin kendilerine olan güvenini zayıflatarak konuşma esnasında daha fazla stres yaşamalarına sebep olabiliyor. Geçmişte kötü bir konuşma deneyimi yaşayanlar ise gelecekteki konuşmaları daha da korkutucu bulabiliyor ve bu durum, kişinin özgüvenini olumsuz etkileyebiliyor.

Teknolojinin gelişmesiyle birlikte sosyal medya gibi platformlar, insanların sürekli olarak kendilerini başkalarıyla karşılaştırmalarına yol açarak ekstra stres yaratıyor. Bu durum da topluluk önünde konuşma korkusunu artırabiliyor.

Topluluk önünde konuşma korkusunun etkileri ise oldukça geniş çapta hissediliyor. İş dünyasında, etkili bir şekilde konuşma yeteneğine sahip olmak sıklıkla kritik bir başarı faktörü olarak kabul ediliyor. Bu beceriyi geliştiremeyenler iş görüşmelerinde veya sunum yaparken dezavantaj yaşayabiliyor. Aynı zamanda, kişilerarası iletişimde zorluk çekenler, arkadaşlık veya romantik ilişkilerde güçlük çekebiliyor ve sosyal etkileşimlerini sınırlayabiliyorlar. Bu durum da genel özgüven eksikliği ve kişisel gelişimde gerilemeye yol açabiliyor.

Ancak, bu korkunun üstesinden gelmek mümkün. Profesyonel yardım almak, konuşma pratiği yapmak, rahatlama tekniklerini öğrenmek ve olumlu düşünce alışkanlıkları geliştirmek gibi yöntemlerle bireyler, topluluk önünde konuşma korkusunu aşabilirler. 

(Simge AYKAN)

Bizi sosyal medyadan takip edin
swaaaaaaa
Aylin Sarıoğlu Avatarı
Aylin Sarıoğlu tarafından
22 Mayıs, 2026 11:10 tarihinde yayınlandı
0

Karabük’te doğurganlıkta alarm veren tablo

Türkiye’de doğurganlık hızındaki düşüş sürerken, Karabük dikkat çeken iller arasına girdi. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2025 Doğum İstatistikleri’ne göre Türkiye genelinde toplam doğurganlık hızı 1,42 çocuk seviyesine geriledi. Böylece Türkiye, nüfusun kendini yenileme seviyesi olarak kabul edilen 2,10’un oldukça altında kalmayı sürdürdü.

Verilere göre doğurganlık hızının en yüksek olduğu il 3,15 çocukla Şanlıurfa oldu. Onu 2,53 ile Şırnak, 2,23 ile Mardin ve 2,14 ile Diyarbakır izledi.

Listenin diğer ucunda ise dikkat çekici bir tablo oluştu. En düşük doğurganlık hızı 1,09 çocukla Bartın’da kaydedilirken, hemen ardından 1,10 ile İzmir geldi. 1,11 çocuk oranıyla Ankara, Zonguldak, Karabük ve Eskişehir en düşük doğurganlık hızına sahip iller arasında yer aldı.

Özellikle Karabük’ün Türkiye’nin en düşük doğurganlık hızına sahip illeri arasına girmesi, kentteki demografik dönüşümü yeniden gündeme taşıdı. Uzmanlara göre sanayileşme, genç nüfusun büyükşehirlere göç etmesi, ekonomik kaygılar ve evlilik yaşının yükselmesi gibi etkenler Karabük’te doğum oranlarının düşmesinde önemli rol oynuyor. Üniversite kenti kimliği ve yaşlanan nüfus yapısı da bu tabloyu etkileyen faktörler arasında gösteriliyor.

TÜİK verileri ayrıca, 2025 itibarıyla 76 ilin doğurganlık hızının nüfus yenilenme seviyesi olan 2,10’un altında kaldığını ortaya koydu. 2017’de yalnızca 4 ilin doğurganlık hızı 1,50’nin altındayken, bu sayı 2025’te 59 ile çıktı.

Uzmanlar, Karabük gibi düşük doğurganlık oranına sahip illerde uzun vadede yaşlı nüfus oranının artabileceği, iş gücü ve eğitim planlamasında yeni sosyal politikaların gündeme gelebileceği değerlendirmesinde bulunuyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin