Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
29 Temmuz, 2016 14:10 tarihinde yayınlandı
0

TÖMER Öğrencilerinden Başkan Aksoy’a Ziyaret

Kısa adı TÖMER olan Türkçe ve Yabancı Dil Uygulama ve Araştırma Merkezinin Karabük Üniversitesinde okuyan 18 öğrencisi Safranbolu Belediye Başkanı Dr. Necdet Aksoy’u makamında ziyaret ettiler.

TÖMER Müdürü Yard. Doç. Mustafa Kundakçı, TÖMER Müdür Yardımcısı Okutman Yılmaz Bacaklı ile birlikte Başkan Aksoy’u ziyaret gelen öğrenciler Safranbolu’yu çok beğendiklerini ve mutlaka daha geniş bir zaman ayırarak gezmek istediklerini belirttiler.

Konu ile ilgili kısa bir açıklama yapan Kundakçı, TÖMER’in Ankara Üniversitesi TÖMER, 1984 yılında, yabancılara Türkçe öğretmek amacıyla dünyanın önde gelen dil ve kültür merkezleri örnek alınarak “Türkçe Öğretim Merkezi (TÖMER)” adıyla kurulmuştur. TÖMER’in açık adı, 2001 yılında “Türkçe ve Yabancı Dil Araştırma ve Uygulama Merkezi” olarak ve 2011 yılında “Türkçe ve Yabancı Dil Uygulama ve Araştırma Merkezi” olarak değişmiştir.

1989 yılından itibaren İngilizce, Fransızca ve Almanca öğretimine başlayan TÖMER’de bugün Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, Portekizce, İtalyanca, Rusça, Japonca, Çağdaş Yunanca, Bulgarca, Boşnakça, Sırpça, Hırvatça, Çince, Arapça, Lehçe, Korece, Farsça dilleri ve Osmanlı Türkçesi öğretilmektedir” dedi.

Ziyaretten büyük memnuniyet duyduğunu ifade eden Başkan Aksoy, öğrencilerin Türkçelerinin oldukça iyi seviyede olduğunu belirterek, bundan da  memnuniyet duyduğunu söyledi.

Çeşitli ülkelerden gelen 18 öğrenciye Safranbolu hakkında bilgiler veren Başkan Aksoy; “Safranbolu olarak çok sayıda kardeş şehrimiz bulunmakta. Bununla birlikte yine çok sayıda ülkeye gerek belediye faaliyetleri gerek tanıtım ve fuarlara katılmak üzere gitmekteyiz. Ziyaret ettiğimiz her ülkede büyük bir sevgi ile karşılanıyoruz. Safranbolu bu bakımdan Osmanlıdan günümüze bir köprü vazifesi görmekte.  Burada Osmanlının izlerini her yerde görmeniz mümkündür. Yine Safranbolu’nun bu yıl alanında tek 17. si düzenlenecek olan Uluslararası Altın Safran Belgesel Film Festivali ile de adından tüm dünyada söz ettirdiğini söyleyebiliriz. Festivalimize İstanbul Bahçeşehir Üniversitesi Medeniyet Araştırmaları Merkezi proje ortaklığı yapmakta. Bu yıl Orta Doğu’dan da filmler getirmeyi planlıyoruz. Bununla birlikte TÜRKSOY üzerinden çalıştığımız örneğin Kazakistan, Türkmenistan, Azerbaycan gibi Türkî Cumhuriyetlerden destek almaktayız. Bu kapsamda Türk Dünyası Kültür bakanlığı İş Birliği Teşkilatı ile çalışmalar yapmaktayız” dedi.

Belediye olarak gerçekleştirdikleri restorasyon çalışmaları ile de gündemde olduklarını kaydeden Başkan Aksoy tüm bu çalışmaları belgelendirdiklerini ifade ederek,  Avrupa Şeref Diploması ve şeref bayrağı ile ödüllendirildiklerini bu yıl ada Avrupa konseyinin verdiği en büyük 3. Büyük ödül olan Avrupa Şeref Plaketini aldıklarını söyledi. Amaçlarının en büyük ödül olan Avrupa Büyük ödülünü almak olduğunu söyledi.

Öğrencilere önümüzdeki günlerde Safranbolu Belediyesinin düzenleyeceği bir gezi programı ile Safranbolu tanıtılacak.

Bizi sosyal medyadan takip edin
xa 1
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay tarafından
07 Mayıs, 2026 14:51 tarihinde yayınlandı
0

MÜJDE, ULTRA ZENGİN SAYIMIZ 4208 OLMUŞ !

Türkiye’de gelir dağılımı adaletsizliği, son yıllarda belirgin bir şekilde derinleşmiş durumda. Güncel verilere göre Türkiye, Avrupa’da gelir eşitsizliğinin en yüksek olduğu ülke konumunda. En yüksek gelire sahip %20’lik grup, toplam gelirin yaklaşık %48’ini alırken; en düşük gelire sahip %20’lik kesim toplam gelirden yalnızca %6,4 pay alabilmekte. En zengin %10’luk kesimin geliri, en yoksul %10’luk kesimin gelirinden yaklaşık 15 kat daha fazla. Gelir dağılımı eşitliğini ölçen Gini katsayısı Türkiye’de 0,461 seviyesinde. Avrupa Birliği ortalaması 0,29

ULTRA ZENGİN SAYIMIZ SON 5 YILDA %93.5 ARTMIŞ

İngiliz gayrimenkul danışmanlık şirketi Knight Frank’ın The Wealth Report 2026 verilerine göre Türkiye’de 30 milyon dolar üzeri servete sahip kişi sayısı son 5 yılda %93.5 artmış.2174 ten 4208’e çıkmış. Milyarder sayımızın aynı dönemde 35 ten 46 ya çıkacağı öngörülüyor.
Milyonlarca insan açlık ve yoksulluk mücadele ederken, milyarderlerimizin sayısı hızla artıyor.

GELİR DAĞILIMI ADALETSİZLİĞİNİ ÖNLEME ÇABALARI YETERSİZ

Dünya Bankası verilerine göre Türkiye, gelir eşitsizliği bakımından 130 ülke arasında 28. sırada yer alarak birçok gelişmekte olan ülkeden daha kötü bir tablo sergiliyor. Bu adaletsizlik, orta sınıfın zayıflamasına ve halkın büyük bir kesiminin ( yaklaşık her 10 kişiden 6’sı ) borçlu bir şekilde yaşamını sürdürmesine neden olan sosyoekonomik bir krizin temel taşlarından biridir.

Gelir dağılımdaki adaletsizliği önlemek için devletler tarafından uygulanan en temel yöntem, maliye politikası araçlarını kullanarak geliri piyasada oluştuğu halinden (birincil dağılım) daha adil bir seviyeye (ikincil dağılım) taşımaktır.
Bu adaletsizliği önlemek için kullanılan başlıca stratejiler şunlardır:

– Yüksek gelir gruplarından daha yüksek oranda vergi alınarak, toplanan kaynağın alt gelir gruplarına aktarılmasıdır.

– Düşük gelirliler üzerindeki vergi yükünü azaltmak amacıyla asgari ücretten vergi alınmaması veya temel gıdada vergi indirimleri yapılmasıdır.

– Gelirin ötesinde, birikmiş servet üzerinden alınan vergilerle servet yoğunlaşmasının önlenmesi hedeflenir.

– Yoksulluk sınırı altındaki ailelere yönelik doğrudan nakdi transferler ve sosyal güvenlik ödemeleridir.

– Sağlık, eğitim ve barınma gibi temel hizmetlerin devlet tarafından ücretsiz veya sübvansiyonlu sunulması, alt gelir gruplarının harcamalarını azaltarak dolaylı gelir artışı sağlar.

– Asgari ücretin yaşam standartlarını karşılayacak düzeyde belirlenmesi, Gini katsayısını (eşitsizlik ölçütü) düşüren doğrudan bir araçtır.

– Eğitim ve mesleki eğitim politikalarıyla düşük nitelikli işgücünün verimliliği artırılarak daha yüksek ücret alabilmeleri sağlanır.

– İşsizliğin azaltılması, hanehalkı gelirlerini doğrudan artırarak eşitsizliği azaltan en kritik faktörlerden biridir.

– Vergi kaçakçılığının önlenmesi ve çalışanların sosyal güvenlik şemsiyesi altına alınması gelir dağılımını iyileştirir.

– Eğitim ve sağlığa erişimde adaletin sağlanması, bireylerin ekonomik basamakları tırmanma şansını (sosyal mobilite) artırır.

Bu konularda bir takım çalışmalar olsa da gelir dağılımı adaletsizliğini önlemede son derece yeteresiz.

Ne yazık ki, yoksulla zengin arasındaki makas her geçen gün daha da açılıyor.
24 yılın sonunda geldiğimiz durumun özeti budur.

İlyas Erbay

Bizi sosyal medyadan takip edin