Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
22 Eylül, 2018 14:15 tarihinde yayınlandı
0

TOKİ’nin indirim kampanyası başladı

Toplu Konut İdaresi (TOKİ) tarafından konut ve iş yeri alıcılarına yönelik bu yıl ikincisi yapılacak yüzde 24 indirim kampanyası Cuma günü başladı.

TOKİ Başkanı Ergün Turan, borcunu erken kapatıp tapusunu almak isteyen konut ve iş yeri alıcılarından gelen yoğun talep nedeniyle bu yıl ikincisini yapacakları yüzde 24 indirim kampanyasının Cuma günü başladığını  söyledi. Turan, borcunu erken kapatıp tapusunu almak isteyen konut ve iş yeri alıcılarından gelen yoğun talep nedeni ile geri ödemeleri devam eden gayrimenkuller için indirim kampanyası düzenlendiğini ifade etti. Turan, vatandaşların bu yöndeki beklentileri üzerine 2018 yılı için indirim kampanyasının ikincisini düzenlemeye karar verdiklerini söyledi. Her yıl yapılan indirim kampanyasında borcunu peşin ödeyen vatandaşlar için yüzde 20 indirim uyguladıklarını hatırlatan Turan, Cuma günü başlayan  kampanyada indirim oranını yüzde 24’e çıkardıklarını belirtti.

Son başvuru 19 EKİM

TOKİ Başkanı Turan, kampanyadan yararlanmak isteyen konut ve iş yeri alıcılarının 18 Ekim tarihleri arasında ilgili bankaya başvuruda bulunabileceğini belirterek, “Kampanyadan yararlanmak isteyen vatandaşlarımızın son başvuru tarihine kadar başvurularını yapması gerekir. Bu tarihten sonra yapılacak borç kapatmalarında söz konusu indirim oranından yararlanılması mümkün olmayacak” dedi.

ESNEK ÖDEME İLE YÜZDE 24 İNDİRİM

Bu yıl ikincisini düzenledikleri indirim kampanyasında esnek ödeme planı yaptıklarını vurgulayan Turan, “Yüzde 24 indirim kampanyamızdan bütün borç bakiyesini kapatamayacak vatandaşlarımız da yararlanabilecek. Borcun tamamını kapatamayacak vatandaşlarımız borç bakiyesinin yüzde 25’inden az olmamak şartıyla yaptıkları peşin ödemelerde yüzde 24 indirim kampanyasından faydalanabilecek” ifadelerini kullandı.

İndirim uygulaması kapsamına alınan projelerdeki konut ve iş yeri alıcılarının başvuru tarihi itibarıyla TOKİ’ye ödemekle yükümlü oldukları aidat, emlak vergisi gibi herhangi bir borcunun bulunmaması gerektiğini vurgulayan Turan, “Kampanyamızdan satışları 2017 yılı Haziran ayı sonuna kadar gerçekleştirilmiş ve geri ödeme taksiti 2017 yılı Haziran ayı sonuna kadar başlamış olan konut ve iş yerleri sahipleri yararlanacak. Vadesi 12 ay ve daha az kalan projelerimiz indirim kampanyasına dâhil edilmemiştir” açıklamasında bulundu.
Kampanyaların belirli prosedürlere ve vatandaşların durumuna göre yapıldığını ifade eden Turan, “Yaz aylarında indirim kampanyası yaptığımızda birçok vatandaşımız köyünde oluyor, tatilde oluyor. Bunun için indirim kampanyamızı bahar ayında yapıyoruz” dedi.

Kampanyadan yaklaşık 192 bin konut ve iş yeri alıcısının yararlanacağını belirten Turan, kampanya kapsamındaki konut alıcılarının borç bakiyelerini kapatarak söz konusu indirimden faydalanmak istemeleri halinde Gayrimenkul Satış Sözleşmesi’ni imzalamış oldukları aracı bankalardan konut kredisi kullanabileceklerini de söyledi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
ilyaserbayyeni
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
06 Mayıs, 2026 09:40 tarihinde yayınlandı
0

ÜLKEYİ FELAKETE SÜRÜKLEYEN BÜYÜK İHANET!

Aydın’ın Kuşadası ilçesinde, pazarda, dün, yaşlı bir üretici ile sohbet ettim. Davutlar yoluna cepheli 8 dönüm arazisinde; şeftali, mandalina, portakal ve limon üretiyor. Binbir zahmetle ürettiği meyveleri pazarda satarak geçimini sağlıyor.
“Yakın bir gelecekte, sebzeyi ve meyveyi para ile de alamayacağız. Bizden sonrakiler nasıl beslenecekler merak ediyorum” dedi. “Neden?” dedim. Örnekler vererek uzun uzun anlattı. Arkadaşları, komşuları; sebze ve meyve tarımı yaptıkları arazilerini villa karşılığı inşaat şirketlerine satmışlar. Aldıkları villaları satarak yada kiralayarak tarımdan kazandıklarından kat kat fazla gelir elde ediyorlarmış. Buna direnen bir kaç kişi kalmışlar. Arazisine müteahhitler 16 villa teklif etmişler. Bu yüzden çocuklarıyla arası açılmış. “Ben öleyim, bir gün beklemez satarlar bahçeleri” diyor. Arkadaşına bir kaç yıl önce, 10 dönüm arazisine karşılık 20 villa vermişler. “Zengin olunca ne oldum delisi oldu. Elindeki varlık bitmeyecek zannetti, har vurup harman savurdu. Şimdi elinde 2 villası kaldı. Yakındır onlarıda satması” dedi. Toprak geleceğimizdir, candır, hayattır hiç satılır mı? diye de ekledi.

Çok değil, 15-20 yıl önce Kuşadasından Güzelçamlı ya kadar yolun iki tarafı uçsuz bucaksız meyve ve sebze bahçeleri ile kapliydı. Şimdi gidin bakın, beton tarlaları göreceksiniz.

Davutlar ve Güzelçamlı bölgesinde, özellikle ana yol kenarlarındaki tarım arazilerinin yapılaşmaya açılması, bölgedeki ekolojik denge ve tarımsal üretim için ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Son gelişmeler, bu alanların geri dönülmez bir şekilde betonlaştığı yönündeki endişeleri haklı çıkarmaktadır.

Tarım arazilerinin inşaata açılması, sadece “yeşil alan kaybı” değil, bir ülkenin geleceğini tehdit eden çok boyutlu bir krizdir. Bu durumun yol açtığı başlıca büyük tehlikeler şunlardır:

1. Gıda Güvenliğinin Yok Olması; en temel tehlike, beslenme kaynağımızın kurumasıdır. Birinci sınıf tarım arazilerinin betonlaşması, tarımsal üretimi düşürür. Bu da gıda arzında azalmaya, dışa bağımlılığın artmasına ve mutfak enflasyonunun kontrol edilemez hale gelmesine neden olur.

2. Geri Dönüşü İmkansız Toprak Kaybı; 1 santimetre kalınlığında verimli toprağın oluşması için doğada yaklaşık 100 ila 1000 yıl gerekir. Üzerine beton dökülen toprak “ölü toprak” haline gelir. İnşaat yapıldıktan sonra o arazinin tekrar tarıma kazandırılması binlerce yıl sürer; yani bu kayıp kalıcıdır.

3. Yeraltı Su Kaynaklarının Kuruması; tarım arazileri, yağmur sularını emerek yeraltı su depolarını (akiferleri) besleyen doğal süngerlerdir. Betonlaşma bu emilimi engeller; su yer altına sızamaz, yüzey akışına geçer ve sele dönüşür. Bu da hem su kıtlığına hem de afetlere davetiye çıkarır.

4. Ekosistemin ve Biyoçeşitliliğin Bozulması; tarım alanları birçok canlı türüne ev sahipliği yapar. Betonlaşma; tozlaşmayı sağlayan arılardan faydalı mikroorganizmalara kadar tüm ekosistemi yok eder. Bu dengenin bozulması, tarımsal zararlıların artmasına ve doğal döngünün kopmasına neden olur.

5. Mikroklima Değişikliği ve Isı Adaları; beton ve asfalt ısıyı hapseder. Geniş tarım arazilerinin yerini binaların alması, o bölgenin yerel iklimini (mikroklima) değiştirerek sıcaklığı artırır. Bu durum hem enerji tüketimini artırır hem de kalan tarım alanlarındaki verimliliği düşürür.

6. Ekonomik Kırılganlık; kendi kendine yetemeyen bir ekonomi, küresel gıda fiyatlarındaki dalgalanmalara karşı savunmasız kalır. Çiftçinin topraktan kopup kente göç etmesi, işsizlik ve çarpık kentleşme gibi sosyal sorunları da beraberinde getirir.Özetle: Tarım arazisine yapılan her bina, gelecek nesillerin ekmeğinden ve suyundan çalınan bir bedeldir.

Yaşam kaynaklarımızı yok ediyoruz, can damarlarımızı kesiyoruz. Dünyanın en cahil toplumlarında bile böylesi bir ihanet göremezsiniz.

İlyas Erbay