Tokat’ta meydanda bulunan güvercinlere yem vererek mesaisine başlayan bir esnaf, kuşların yemini ezmemesi için su bidonları ile yeme alanını oluşturdu.
Tokat’ta esnaflık yapan Ümit Okutan, meydanda bulunan güvercinlere büyük bir özenle bakıyor. Her sabah mesaisine başlamadan önce kuşlara yem vererek gününe başlayan Okutan, vatandaşların kuşların yemini ezmemesi için su bidonları ile yeme alanı oluşturdu. Güvercin ve serçelere özveriyle bakan Okutan, meydanın yeşil alana dönüştürülmesini talep ediyor.
“Onlar bize Allah’ın emaneti”
Hayvanseverliği ile tanınan Ümit Okutan, “Sokak hayvanlarını seviyorum. Onların bize Allah’ın emaneti olduğunu düşünüyorum. Bunlara bakınca da zevk alıyorum. Sularını döküp yemlerini veriyorum. Kedi ve köpekler için de aynı şeyleri yapıyorum. Kuşlara biraz daha ağırlık veriyorum. Su bulamadıkları için susuz kalıyorlar. O yüzden daha fazla çaba sarf ediyorum. Yesinler, içsinler, aç kalmasınlar. Halk da duyarlı olmaya başladı. Kaplardaki sular bitince vatandaş da doldurmaya başladı. Hem vatandaşlar yemlerin üzerinden geçmesin hem de vatandaş su doldursun diye yapıyoruz. Kışın burası çok kaygan oluyor. İnsanlar çok kötü düşüyor. Burası yeşil alan olsaydı daha iyi olurdu. Kuş yuvası da olsa diğer hayvanların avlanmaması için daha iyi olur” dedi.


Tokatlı esnaftan kuşlara su bidonlu koruma
Saha eksikliğine rağmen dünya dördüncüsü oldu
Zonguldak’ın Karadeniz Ereğli ilçesinde faaliyet gösteren Geleneksel Türk Okçuluğu Antrenörü ve Sporcusu Nagehan Tutuş, antrenman yapacak saha bulamamasına ve imkansızlıklara rağmen katıldığı 14. Fetih Kupası’nda dünya dördüncüsü oldu. Türk okçuluğunu yaşatmak için büyük bir çaba sarf eden kadın sporcu, genç yeteneklerin harcanmaması adına ilçedeki yetkililerden çalışma alanı talep etti.
Eşinin görevi nedeniyle 5 yıl önce Sivas’tan Karadeniz Ereğli’ye yerleşen ve burada Geleneksel Türk Okçuluğu kulübü kuran Nagehan Tutuş (37), hem antrenörlük yapıyor hem de uluslararası müsabakalarda Türkiye’yi temsil ediyor. Türk okçuluğunu “sadece bir spor branşı değil, bir kültür mirası” olarak tanımlayan Tutuş, kulübün zorlu şartlara rağmen kısa sürede Türkiye dereceleri ve rekorları elde ettiğini belirtti.
“Oklarımızı ilk kez sahada deneme fırsatı bulduk”
Okçular Vakfı tarafından düzenlenen ve 51 ülkeden 1000’i aşkın sporcunun katıldığı 14. Fetih Kupası’nda mücadele eden Tutuş, turnuvayı 900’ü aşkın sporcu arasından dünya dördüncüsü olarak tamamladı. Şampiyonluğu sadece tek bir okla kaçırdığını ifade eden Tutuş, bir kadın sporcu ve antrenör olarak yaşadıkları zorlukları şu sözlerle dile getirdi:
“Fatih Sultan Mehmet Han’ın dediği gibi; imkanın sınırlarını görebilmek için imkansızı zorlamak gerekiyor. Bahanelerin arkasına sığınmak istemiyorum ama oklarımızı ancak yarışma sahasında deneme fırsatı buldum. İl ve ilçe spor müdürlüklerimizden yana bir sıkıntımız yok ancak coğrafyamız engebeli, çalışabileceğimiz düz bir alanımız yok. Çalışma imkanımız olsaydı bu yarışmada şampiyonluğu göğüsleyecek yetenekte sporcularımız var.”
“Antrenmansız götürüp çocukların şevkini kıramayız”
Gelecek nesillere bu kültürü aktarmak için kendi çabalarıyla bir mücadele yürüttüğünü belirten Tutuş, yetkililere seslenerek tesisleşme sorununa çözüm bulunmasını istedi. Tutuş, “Ereğli’nin çocukları çok yetenekli. Yarın biz buradan gitsek bile bu sporun yaşaması için uğraşıyoruz. Ancak bu şartlarda müsabakalara katılamayabiliriz. Çocukları antrenmansız bir şekilde sahaya çıkarıp üzmek, onların şevkini kırmak demektir. Çaresine bakmaya çalışıyoruz ama neticede bize antrenman yapabileceğimiz bir yer şart” ifadelerini kullandı.

