Tokatlı esnaftan kuşlara su bidonlu koruma - Karabük Haber Postası
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
01 Ağustos, 2024 16:22 tarihinde yayınlandı
0
0

Tokatlı esnaftan kuşlara su bidonlu koruma

Tokat’ta meydanda bulunan güvercinlere yem vererek mesaisine başlayan bir esnaf, kuşların yemini ezmemesi için su bidonları ile yeme alanını oluşturdu.
Tokat’ta esnaflık yapan Ümit Okutan, meydanda bulunan güvercinlere büyük bir özenle bakıyor. Her sabah mesaisine başlamadan önce kuşlara yem vererek gününe başlayan Okutan, vatandaşların kuşların yemini ezmemesi için su bidonları ile yeme alanı oluşturdu. Güvercin ve serçelere özveriyle bakan Okutan, meydanın yeşil alana dönüştürülmesini talep ediyor.
“Onlar bize Allah’ın emaneti”
Hayvanseverliği ile tanınan Ümit Okutan, “Sokak hayvanlarını seviyorum. Onların bize Allah’ın emaneti olduğunu düşünüyorum. Bunlara bakınca da zevk alıyorum. Sularını döküp yemlerini veriyorum. Kedi ve köpekler için de aynı şeyleri yapıyorum. Kuşlara biraz daha ağırlık veriyorum. Su bulamadıkları için susuz kalıyorlar. O yüzden daha fazla çaba sarf ediyorum. Yesinler, içsinler, aç kalmasınlar. Halk da duyarlı olmaya başladı. Kaplardaki sular bitince vatandaş da doldurmaya başladı. Hem vatandaşlar yemlerin üzerinden geçmesin hem de vatandaş su doldursun diye yapıyoruz. Kışın burası çok kaygan oluyor. İnsanlar çok kötü düşüyor. Burası yeşil alan olsaydı daha iyi olurdu. Kuş yuvası da olsa diğer hayvanların avlanmaması için daha iyi olur” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
8fa904a0 0c3b 4268 af5e a3a5ea46ac51
İsmail AKCA Avatarı
İsmail AKCA
10 Nisan, 2026 09:53 tarihinde yayınlandı
0
0

Zemin mi çöküyor, yoksa akıl mı..?

Karabük’te yaşananlar artık bir “zemin sorunu” değil.

Bu, açık ve net bir yönetim zaafıdır.

Yeşil Mahalle Taşkent Caddesi’nde başlayan süreç aslında hepimizin bildiği o klasik hikâyenin yeni bir versiyonu: Önce bir inşaat başlar, sonra çatlaklar oluşur, ardından “inceleme başlatıldı” açıklamaları gelir…

Ve en sonunda iş ciddiye bindiğinde tahliyeler başlar.

Nitekim öyle de oldu.

Karabük Valisi Oktay Çağatay’ın ikamet ettiği Valilik Konutu boşaltılıyor. Bu, sıradan bir gelişme değildir.

Bu, “tehlike artık görmezden gelinemiyor” demektir.

Şimdi soralım:
Devletin en üst yerel yöneticisinin kaldığı bina bile risk altındaysa, bu şehirde kim güvende?

Asıl mesele şu: Bu noktaya nasıl gelindi?
Heyelan riski taşıdığı bilinen bir bölgede nasıl olur da yeni bir konut projesine onay verilir?
Zemin etütleri gerçekten yapıldı mı, yoksa prosedür tamamlamak için mi hazırlandı?
Ve en kritik soru: Bu izinleri verenler bugün neredeler?

Üstelik tehlike tek bir binayla sınırlı değil.

Aynı bölgede Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü bulunuyor.

Hemen üst kesimlerde KYK Yurtları var.

Yani risk, sadece bir yapıyı değil; birden fazla kamu kurumunu ve koskoca bir mahalleyi ilgilendiriyor.

Ama biz ne yapıyoruz?
Önce izin veriyoruz.
Sonra çatlakları izliyoruz.
Ardından “önlem alıyoruz.”

Bu bir yönetim refleksi değil, bu gecikmiş paniktir.

Her şey olup bittikten sonra devreye giren denetim mekanizmasının kimseye faydası yok.

Denetim, felaket kapıya dayandığında değil; ilk kazma vurulmadan önce yapılır.

Bugün Valilik Konutu boşaltılıyor. Yarın ne olacak?
Bir okul mu? Bir yurt mu? Bir apartman mı?

Bu soruların cevabını kimse bilmek istemez.

Ama bu soruların sorulması bile aslında gerçeği ortaya koyuyor:
Ortada ciddi bir ihmal ihtimali var.

Bu şehir kaderine terk edilemez.
Bu sorular cevapsız bırakılamaz.
Ve en önemlisi, bu iş “oldu bitti”ye getirilemez.

Çünkü mesele sadece çatlayan toprak ya da asfalt değil…