Tokatlı esnaftan kuşlara su bidonlu koruma - Karabük Haber Postası
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
01 Ağustos, 2024 16:22 tarihinde yayınlandı
0
0

Tokatlı esnaftan kuşlara su bidonlu koruma

Tokat’ta meydanda bulunan güvercinlere yem vererek mesaisine başlayan bir esnaf, kuşların yemini ezmemesi için su bidonları ile yeme alanını oluşturdu.
Tokat’ta esnaflık yapan Ümit Okutan, meydanda bulunan güvercinlere büyük bir özenle bakıyor. Her sabah mesaisine başlamadan önce kuşlara yem vererek gününe başlayan Okutan, vatandaşların kuşların yemini ezmemesi için su bidonları ile yeme alanı oluşturdu. Güvercin ve serçelere özveriyle bakan Okutan, meydanın yeşil alana dönüştürülmesini talep ediyor.
“Onlar bize Allah’ın emaneti”
Hayvanseverliği ile tanınan Ümit Okutan, “Sokak hayvanlarını seviyorum. Onların bize Allah’ın emaneti olduğunu düşünüyorum. Bunlara bakınca da zevk alıyorum. Sularını döküp yemlerini veriyorum. Kedi ve köpekler için de aynı şeyleri yapıyorum. Kuşlara biraz daha ağırlık veriyorum. Su bulamadıkları için susuz kalıyorlar. O yüzden daha fazla çaba sarf ediyorum. Yesinler, içsinler, aç kalmasınlar. Halk da duyarlı olmaya başladı. Kaplardaki sular bitince vatandaş da doldurmaya başladı. Hem vatandaşlar yemlerin üzerinden geçmesin hem de vatandaş su doldursun diye yapıyoruz. Kışın burası çok kaygan oluyor. İnsanlar çok kötü düşüyor. Burası yeşil alan olsaydı daha iyi olurdu. Kuş yuvası da olsa diğer hayvanların avlanmaması için daha iyi olur” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
okullardaki siddet derin bir toplumsal sorunun yansimasi 1TVMEDAR
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
18 Nisan, 2026 00:22 tarihinde yayınlandı
0
0

“Okullardaki şiddet derin bir toplumsal sorunun yansıması”

Psikiyatri Uzmanı Dr. Cengiz Çelik, son dönemde okullarda art arda yaşanan silahlı saldırıların yalnızca bireysel şiddet olayları olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, bu tür olayların daha derin bir toplumsal krize işaret ettiğini söyledi.

Bu tür olayların bireysel patolojilerin ötesinde ele alınması gerektiğini vurgulayan VM Medical Park Samsun Hastanesi Psikiyatri Kliniği’nden Uzm. Dr. Çelik, “Okullarda yaşanan bu olaylar, toplumsal yapıda biriken sorunların dışavurumu olarak değerlendirilmelidir” dedi.

“Görünmezlik ile görünür olma arzusu çatışıyor”

Saldırıların arka planında çoğu zaman yoğun bir değersizlik hissi ve dışlanmışlık algısının bulunduğunu ifade eden Uzm. Dr. Çelik, “Fail profillerinde sıkça, ‘görünmez olma hissi ile görünür olma arzusu’ arasında bir çatışma görülmektedir. Özellikle ergenlik ve genç yetişkinlik döneminde kimlik gelişiminin kırılgan yapısı, bu tür uç davranışlara zemin hazırlayabilir” diye konuştu.

“Sadece bireysel değil, toplumsal bir mesele”

Bu olayların yalnızca bireysel psikopatolojiyle açıklanamayacağını dile getiren Uzm. Dr. Çelik, sosyolojik faktörlerin de göz önünde bulundurulması gerektiğini belirtti. Uzm. Dr. Çelik, “Günümüzde artan yalnızlık, yoğun rekabet baskısı ve sosyal medya üzerinden sürekli karşılaştırılma hali gençler üzerinde ciddi bir yük oluşturuyor. Okullar ise giderek sadece akademik başarıya odaklanan yapılar haline gelirken, duygusal ve sosyal gelişim çoğu zaman geri planda kalıyor” dedi.

“Şiddetin normalleşmesi risk oluşturuyor”

Medya ve dijital platformlarda şiddetin estetize edilmesinin önemli bir risk faktörü olduğuna dikkat çeken Uzm. Dr. Çelik, “Kimlik arayışı içindeki gençler bu tür eylemleri bazen ‘iz bırakma’ ya da ‘mesaj verme’ aracı olarak algılayabiliyor” şeklinde konuştu.

“Aidiyet duygusu zayıflıyor”

Okulların güvenli ve kapsayıcı alanlar olması gerektiğini söyleyen Uzm. Dr. Çelik, “Akran zorbalığı, sosyal dışlanma ve zayıf öğretmen-öğrenci ilişkileri, gençlerin aidiyet duygusunu zedeliyor. Aidiyetin kaybolduğu ortamlarda ise öfke, yabancılaşma ve düşmanlık duyguları gelişebiliyor” değerlendirmesinde bulundu.

“Çözüm için çok yönlü yaklaşım şart”

Sorunun çözümü için bütüncül bir yaklaşım gerektiğini belirten Uzm. Dr. Çelik, şu önerilerde bulundu:

“Okullarda psikososyal destek mekanizmaları güçlendirilmeli, psikolojik danışman sayısı ve etkinliği artırılmalıdır. Risk altındaki bireyleri erken tespit edecek sistemler kurulmalı, aileler çocukların duygusal ihtiyaçlarına daha fazla odaklanmalıdır. Medya ise şiddeti sansasyonel biçimde sunmak yerine bilinçlendirici bir dil benimsemelidir.”

“Toplumun aynasına bakmalıyız”

Bu tür olayların yalnızca bireysel suçlar olarak görülmemesi gerektiğini anlatan Uzm. Dr. Çelik, “Okullarda yaşanan silahlı saldırılar, aslında çok daha önce sessizce biriken kırılmaların yansımasıdır. Bu olaylar, toplum olarak görmemiz gereken gerçekleri ortaya koymaktadır” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin