Reklam
Reklam
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
19 Eylül, 2024 16:07 tarihinde yayınlandı
0

Tokat’ın trafik sorununa “Yeşil Dalga” ile hızlı çözüm

Tokat Belediyesi’nin denemelere başladığı “Yeşil Dalga” sistemi ile kavşaklarda trafik sıkışıklığı tarih oluyor.

Tokat kent merkezindeki araç trafiğini daha akıcı hale getirmek için önemli bir adım atıldı. Tokat Belediyesi tarafından şehirde başlatılan “Yeşil Dalga” sistemi ile özellikle yoğun kavşaklarda trafik akışını hızlandırarak vatandaşlara daha rahat bir ulaşım sunulması hedefleniyor. İlk olarak Mustafa Satan Caddesi’nde başlayan sistem, diğer caddelerde de uygulanacak. Özellikle akıllı kavşaklarda yapılan bu çalışmayla trafiğin sıkışması önlenerek, araçların bekleme sürelerinin azaltılması amaçlanıyor. Sistem şehrin ana arterlerinden olan Gaziosmanpaşa Bulvarı ve Behzat Bulvarı’nda da faaliyete geçecek.

“Yeşil Dalga ile trafik yoğunluğunu ortadan kaldırıp, daha hızlı ve akışkan bir hal almasını sağlıyoruz”

Yeşil Dalga sistemi denemelerine başladıklarının müjdesini veren Tokat Belediye Başkanı Mehmet Kemal Yazıcıoğlu, “Aslında şu an bir deneme sürecindeyiz. Sonrasında Tokat’ın bütün caddelerinde, özellikle akıllı kavşaklarda uygulayacağız. Yani aslında bu Yeşil Dalga’yla trafik yoğunluğunu ortadan kaldırıp daha hızlı, daha akışkan bir hal almasını sağlıyoruz. Şimdi Mustafa Satan Caddesi’yle başlayan süreçle ilgili özellikle de Niksar Kavşağı’nda bir uygulama yapacağız. Bununla beraber de işte trafiği daha akışkan bir hale getiriyoruz. Şimdi onun denemelerine baktık. Nasıl işlediğine baktık. Tabii yavaş yavaş şehrin içerisine yayılmaya başladıkça trafikte bir rahatlamayı vatandaşlarımız net bir şekilde hissedecek. Kavşak çalışmalarımızla beraber sonrasında da Gaziosmanpaşa Bulvarı ve Behzat Bulvarı’nda bu çalışmaları devam ettireceğiz. Tokat’ımızın özellikle trafikle alakalı çilesini bir nebze dindirmek için elimizden geleni yapıyoruz. Sistem gerçekten şu anda çok iyi işliyor. Biz de onu gözlemledik. Siz de deneyebilirsiniz, gözlemleyebilirsiniz. Evet bu yayıldıkça ister istemez trafikte bir rahatlamaya ciddi manada sebebiyet verecek. Bunu da vatandaşımız net bir şekilde görecek. Şu anda bir deneme süreci ve çok da iyi işlediğini görüyoruz” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin