Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
14 Aralık, 2018 09:32 tarihinde yayınlandı
0

TMVFL Batı Karadeniz Bölgesi 7. hafta maçları hafta sonu oynanacak

TMVFL Türkiye Masterler ve Veteranlar Futbol Ligi Batı Karadeniz Bölgesi yedinci hafta maçları hafta sonu oynanacak.

TMVFL Batı Karadeniz Grubu yedinci hafta maçlarında Çankırı Belediyespor ile Karabük Yaşa ve Yaşat Veteranlar takımı Çankırı Spor Toto Stadyumunda karşı karşıya gelecekler. Maç Pazar günü saat 11.00’de başlayacak.

Akçakoca Veteranlar ile Çaycuma Veteranlar takımı Akçakoca’da karşı karşıya gelecekler. Akçakoca Şehir Stadı’nda Cumartesi günü oynanacak maç saat 13.00’te başlayacak.

Karabük Masterler ile Öksüz Yapı Devrek Veteranlar takımı Beşbinevler Sahasında karşı karşıya gelecekler. Maç Cumartesi günü saat 14:30’da başlayacak.

Batı Karadeniz Grubunun zirveyi ilgilendiren liderlik maçında Karadeniz Ereğli Veteranlar ile Bartın Şehit Uğur Akyer Veteranlar takımları Ereğli’de karşı karşıya gelecekler. Maç Cumartesi günü Erdemir Sahasında saat 15.00’te başlayacak.

TMVFL BATI KARADENİZ GRUBU 7. HAFTA MAÇ PROGRAMLARI

AKÇAKOCA VETERANLAR

ÇAYCUMA VETERANLAR

Tarih: 15.12.2018

Gün: Cumartesi

Saat: 13:00

Yer: Akçakoca Şehir Stadı Akçakoca

ÇANKIRI BELEDİYESPOR VETERANLAR

KARABÜK YAŞA VE YAŞAT VETERANLAR

Tarih: 16.12.2018

Gün: Pazar

Saat: 11:00

Yer: Spor Toto Stadı Çankırı

KARABÜK MASTERLER

ÖKSÜZ YAPI DEVREK VETERANLAR

Tarih: 15.12.2018

Gün: Cumartesi

Saat: 14:30

Yer: Beşbinevler Sahası Karabük

KARADENİZ EREĞLİ VETERANLAR

BARTIN ŞEHİT UĞUR AKYER

Tarih: 15.12.2018

Gün: Cumartesi

Saat: 15:00

Yer: Erdemir Stadı Ereğli/Zonguldak

Ali DOĞAN

TMVFL Türkiye Masterler ve Veteranlar Futbol Federasyonu Batı ve Orta Karadeniz Bölge Temsilcisi

Bizi sosyal medyadan takip edin
ilyaserbayyeni
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
06 Mayıs, 2026 09:40 tarihinde yayınlandı
0

ÜLKEYİ FELAKETE SÜRÜKLEYEN BÜYÜK İHANET!

Aydın’ın Kuşadası ilçesinde, pazarda, dün, yaşlı bir üretici ile sohbet ettim. Davutlar yoluna cepheli 8 dönüm arazisinde; şeftali, mandalina, portakal ve limon üretiyor. Binbir zahmetle ürettiği meyveleri pazarda satarak geçimini sağlıyor.
“Yakın bir gelecekte, sebzeyi ve meyveyi para ile de alamayacağız. Bizden sonrakiler nasıl beslenecekler merak ediyorum” dedi. “Neden?” dedim. Örnekler vererek uzun uzun anlattı. Arkadaşları, komşuları; sebze ve meyve tarımı yaptıkları arazilerini villa karşılığı inşaat şirketlerine satmışlar. Aldıkları villaları satarak yada kiralayarak tarımdan kazandıklarından kat kat fazla gelir elde ediyorlarmış. Buna direnen bir kaç kişi kalmışlar. Arazisine müteahhitler 16 villa teklif etmişler. Bu yüzden çocuklarıyla arası açılmış. “Ben öleyim, bir gün beklemez satarlar bahçeleri” diyor. Arkadaşına bir kaç yıl önce, 10 dönüm arazisine karşılık 20 villa vermişler. “Zengin olunca ne oldum delisi oldu. Elindeki varlık bitmeyecek zannetti, har vurup harman savurdu. Şimdi elinde 2 villası kaldı. Yakındır onlarıda satması” dedi. Toprak geleceğimizdir, candır, hayattır hiç satılır mı? diye de ekledi.

Çok değil, 15-20 yıl önce Kuşadasından Güzelçamlı ya kadar yolun iki tarafı uçsuz bucaksız meyve ve sebze bahçeleri ile kapliydı. Şimdi gidin bakın, beton tarlaları göreceksiniz.

Davutlar ve Güzelçamlı bölgesinde, özellikle ana yol kenarlarındaki tarım arazilerinin yapılaşmaya açılması, bölgedeki ekolojik denge ve tarımsal üretim için ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Son gelişmeler, bu alanların geri dönülmez bir şekilde betonlaştığı yönündeki endişeleri haklı çıkarmaktadır.

Tarım arazilerinin inşaata açılması, sadece “yeşil alan kaybı” değil, bir ülkenin geleceğini tehdit eden çok boyutlu bir krizdir. Bu durumun yol açtığı başlıca büyük tehlikeler şunlardır:

1. Gıda Güvenliğinin Yok Olması; en temel tehlike, beslenme kaynağımızın kurumasıdır. Birinci sınıf tarım arazilerinin betonlaşması, tarımsal üretimi düşürür. Bu da gıda arzında azalmaya, dışa bağımlılığın artmasına ve mutfak enflasyonunun kontrol edilemez hale gelmesine neden olur.

2. Geri Dönüşü İmkansız Toprak Kaybı; 1 santimetre kalınlığında verimli toprağın oluşması için doğada yaklaşık 100 ila 1000 yıl gerekir. Üzerine beton dökülen toprak “ölü toprak” haline gelir. İnşaat yapıldıktan sonra o arazinin tekrar tarıma kazandırılması binlerce yıl sürer; yani bu kayıp kalıcıdır.

3. Yeraltı Su Kaynaklarının Kuruması; tarım arazileri, yağmur sularını emerek yeraltı su depolarını (akiferleri) besleyen doğal süngerlerdir. Betonlaşma bu emilimi engeller; su yer altına sızamaz, yüzey akışına geçer ve sele dönüşür. Bu da hem su kıtlığına hem de afetlere davetiye çıkarır.

4. Ekosistemin ve Biyoçeşitliliğin Bozulması; tarım alanları birçok canlı türüne ev sahipliği yapar. Betonlaşma; tozlaşmayı sağlayan arılardan faydalı mikroorganizmalara kadar tüm ekosistemi yok eder. Bu dengenin bozulması, tarımsal zararlıların artmasına ve doğal döngünün kopmasına neden olur.

5. Mikroklima Değişikliği ve Isı Adaları; beton ve asfalt ısıyı hapseder. Geniş tarım arazilerinin yerini binaların alması, o bölgenin yerel iklimini (mikroklima) değiştirerek sıcaklığı artırır. Bu durum hem enerji tüketimini artırır hem de kalan tarım alanlarındaki verimliliği düşürür.

6. Ekonomik Kırılganlık; kendi kendine yetemeyen bir ekonomi, küresel gıda fiyatlarındaki dalgalanmalara karşı savunmasız kalır. Çiftçinin topraktan kopup kente göç etmesi, işsizlik ve çarpık kentleşme gibi sosyal sorunları da beraberinde getirir.Özetle: Tarım arazisine yapılan her bina, gelecek nesillerin ekmeğinden ve suyundan çalınan bir bedeldir.

Yaşam kaynaklarımızı yok ediyoruz, can damarlarımızı kesiyoruz. Dünyanın en cahil toplumlarında bile böylesi bir ihanet göremezsiniz.

İlyas Erbay