Reklam
Reklam
hayal jpg
Ramazan Öztürk Avatarı
Ramazan Öztürk tarafından
09 Haziran, 2024 13:04 tarihinde yayınlandı
0

Tıp Fakültesi Hastanesi Hayal Oldu..!

Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık, gazetemizin Karabük’e Tıp Fakültesi Hastanesi kurulacak mı şeklinde sorusunu yanıtladı. Konuyla ilgili Tıp Fakültesindeki Klinikçi hocalarla görüştüklerini ifade eden Kırışık, verilen kararın mevcut hastanede Sağlık Bakanlığı ile güçlerin birleştirilerek çalışılması yönünde olduğunu söyledi.

Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık, Tıp Fakültesi Hastanesi hakkında konuştu. Karabük Üniversitesi’ne Tıp Fakültesi Hastanesi kurulup kurulmayacağı konusunda Gazetemizin sorularını yanıtlayan  Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık, önemli açıklamalarda bulundu. Kırışık, konuyla ilgili olarak Tıp Fakültesindeki klinikçi hocalarla görüştüklerini belirterek,  yapılan görüşmeler sonucunda mevcut hastanede Sağlık Bakanlığı ile iş birliği yapılması kararının alındığını açıkladı. Rektör Kırışık, “bu karar doğrultusunda, yeni bir Tıp Fakültesi Hastanesi kurulması yerine, mevcut hastanenin olanaklarının Sağlık Bakanlığı ile güçlendirilerek kullanılmasına karar verildi” dedi.

Karabük halkı ve üniversite camiası tarafından merakla beklenen bu açıklama, yeni bir hastane kurulması beklentilerini sona erdirirken, mevcut hastanenin güçlendirilerek hizmet vermeye devam edeceği anlamına geliyor. Prof. Dr. Fatih Kırışık, alınan bu kararın bölge halkı için en iyi çözüm olduğuna inandıklarını ve Sağlık Bakanlığı ile yapılacak iş birliği sayesinde sağlık hizmetlerinin daha da iyileştirileceğini vurguladı.

Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Karabük ve bölgedeki hasta kapasitesinin göz önünde bulundurulması gerekiyor. Üniversitemizde Tıp Fakültesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi, Diş Hekimliği Fakültesi ve Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu bulunuyor. Bunlarla birlikte sağlık alanında profesyonelleşeceğimiz bir sistem kuruyoruz. Şu an bunun üzerinde bir çalışma yapıyoruz. Mühendislik sahasında teknoloji ve mühendislik fakültelerini birleştirdiğimiz gibi laboratuvarlarını da birleştiriyoruz. Bu alanda pek çok üniversitede özellikle büyük şehirlerde ya da bazı şehirlerde Tıp Fakültesi Hastaneleri var. Ancak Karabük’te Tıp Fakültesi Hastanesi oluşumuna gidilmemiş. Biz bunu kampus içerisinde bir Tıp Fakültesi kursak mı kurmasak mı diye bir çalışma yaptık. Sağlık alanında Tıp Fakültesindeki Klinikçi hocalarımızla çeşitli görüşmeler gerçekleştirdik. Onlara teklif ettik. Yani böyle bir şey olabilir mi? Hasta kapasitelerimiz buna yeterli mi? diye. Hocalarımızdan aldığımız geri bildirimlerde, bu alanda böyle bir Tıp Fakültesi Hastanesi oluşumuna gidildiğinde doktorlarımızın yeterince hasta sayısıyla karşılaşamadıkları için çeşitli sorunlar yaşayacakları üzerineydi. Sağlık Bakanlığı ile birlikte gücümüzün birleştirilmesi; hem ekonomik hem de verimlilik açısından hem hocalarımızın burada kalması açısından daha verimli olacağını ifade ettiler. Biz de bu istişare sonucuna göre devam ediyoruz. Sağlık Bakanlığı ile afiliye hastane konumunda Eğitim Araştırma hastanemiz var. Bu Eğitim Araştırma Hastanesinin gücünü arttırmak için etkin bir çaba sarf ediyoruz yani hocalarımızın burada kalması ve daha çok hocaya ulaşmak için çabalıyoruz. Türkiye çapında ihtiyaç duyduğumuz hocaların Karabük’e gelmesini sağlamak üzere aktif bir çalışma yürütüyoruz. Bundan da zaman zaman sonuçlar alıyoruz ama sağlık alanı böyle biraz kaygan bir alan hemen bir anda sonuç alamayabiliriz. Yani bir takım sonuçlar aldık. Bu sonuçları daha büyük daha kapsamlı hale getirmeye arkadaşlarımızla birlikte çalışıyoruz.”

Bizi sosyal medyadan takip edin
uzmanindan uyari 3 aydan uzun suren bel agrisina dikkat r9Wz2sUs
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
08 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

Uzmanından uyarı: “3 aydan uzun süren bel ağrısına dikkat”

Romatoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Yeliz Zahiroğlu, 3 aydan uzun süren, sabah tutukluğu yapan ve hareketle rahatlayan bel ağrısı varsa mutlaka bir romatoloji uzmanına başvurulması gerektiğini, aksi takdirde büyük sorunlarla karşılaşılabileceğini söyledi.

Medicana International Samsun Hastanesi Romatoloji Kliniğinden Dr. Öğr. Üyesi Yeliz Zahiroğlu Yeliz Zahiroğlu, “Ankilozan spondilit, özellikle omurga ve leğen kemiği eklemlerini etkileyen kronik iltihaplı bir romatizmal hastalıktır. Halk arasında çoğu zaman ‘bel fıtığı’, ‘mekanik bel ağrısı’ ya da ‘kas tutulması’ ile karıştırılabilir. Oysa bu hastalıkta ağrının temelinde iltihap vardır. Erken tanı konulmazsa omurgada hareket kısıtlılığına, duruş bozukluğuna ve yaşam kalitesinde belirgin azalmaya yol açabilir” dedi.

“Her bel ağrısı, ankilozan spondilit anlamına gelmez”

Belirtilerin büyük önem taşıdığını ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Zahiroğlu, “Her bel ağrısı, ankilozan spondilit anlamına gelmez. Ancak bazı özellikler bizim için uyarıcıdır. Özellikle 40 yaşından önce başlayan, 3 aydan uzun süren, sabah tutukluğu ile birlikte olan, hareket ettikçe açılan ama istirahatle geçmeyen bel ağrısı önemlidir. Gece özellikle sabaha karşı uyandıran bel veya kalça ağrısı da iltihaplı bel ağrısını düşündürür. ASAS kriterlerinde de egzersizle düzelme, gece ağrısı, sinsi başlangıç, 40 yaş altı başlangıç ve istirahatle düzelmeme önemli özellikler olarak tanımlanmıştır. En sık bel ve kalça ağrısı, sabah tutukluğu, hareket kısıtlılığı ve yorgunluk görülür. Bazı hastalarda topuk ağrısı, diz veya ayak bileği şişliği, göğüs kafesinde ağrı olabilir. Ankilozan spondilit sadece omurgayı tutmaz, gözde üveit, bağırsak iltihabı ve sedef hastalığı gibi durumlarla da birlikte olabilir. Bu nedenle ‘sadece bel ağrısı’ olarak görülmemelidir” diye konuştu.

“3 aydan uzun süren, sabah tutukluğu yapan bel ağrılarına dikkat”

Özellikle 3 aydan fazla süren bel ağrılarına dikkat çeken Zahiroğlu, ayrıca şunları söyledi:

“Tanıda en önemli adım, hastanın öyküsünü dikkatle dinlemek ve iltihaplı bel ağrısını fark etmektir. Muayene, kan testleri, CRP-sedimantasyon gibi iltihap göstergeleri, HLA-B27 testi ve görüntüleme yöntemleri kullanılır. Özellikle erken dönemde röntgen normal olabilir, bu durumda sakroiliak eklem MR’ı tanıda çok değerlidir. Günümüzde oldukça etkili tedavi seçeneklerimiz var. Tedavide düzenli egzersiz, duruş eğitimi, sigaranın bırakılması ve gerektiğinde ilaç tedavileri birlikte planlanır. Ağrı kesici-antiinflamatuvar ilaçlar, uygun hastalarda biyolojik tedaviler ve hedefe yönelik tedaviler kullanılabilir. NHS gibi hasta bilgilendirme kaynaklarında da egzersiz, fizyoterapi, antiinflamatuvar ilaçlar ve gerekli hastalarda biyolojik tedaviler temel yaklaşımlar arasında sayılır. Erken tanı ile hem ağrıyı kontrol etmek hem hareket kabiliyetini korumak hem de omurgada kalıcı hasarı azaltmak mümkündür. Genç yaşta başlayan bel ağrısının ‘nasıl olsa geçer’ diye ihmal edilmemesi gerekir. 3 aydan uzun süren, sabah tutukluğu yapan ve hareketle rahatlayan bel ağrısı varsa mutlaka bir romatoloji uzmanına başvurulmalıdır.”

Bizi sosyal medyadan takip edin