TGK 9. Başkanlar Kurulu Sonuç Bildirgesi Açıklandı - Karabük Haber Postası
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
10 Ekim, 2016 15:18 tarihinde yayınlandı
0
0

TGK 9. Başkanlar Kurulu Sonuç Bildirgesi Açıklandı

Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu’nun 9. Başkanlar Kurulu Toplantısı 6-9 Ekim tarihlerinde Yalova Gazeteciler Cemiyeti’nin ev sahipliğinde yapıldı.

7 Federasyon ve buna bağlı 82 Gazeteciler Cemiyeti ve basın meslek kuruluşunun temsilcilerinin katıldığı toplantının sonuç bildirgesi kamuoyuna açıklandı.

  1. Başkanlar Konseyi Sonuç Bildirgesi’nde, 15 Temmuz darbe girişimi sonrası geçen süreçte ülke olarak olağanüstü günler yaşandığına dikkat çekilerek, öncelikle birlik, beraberlik ve sağduyu mesajı verildi.

Darbe girişimine 16 Temmuz sabahı örgütlü olarak ortak tepki gösteren ilk sivil toplum kuruluşunun Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu olduğu hatırlatılan sonuç bildirgesinde, Türkiye’de sorunların ancak ve ancak demokratik sistem içinde çözüleceğine dikkat çekildi. TGK 9. Başkanlar Kurulu Sonuç Bildirgesi’nde şu görüşlere yer verildi.

“Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu (TGK) mensupları olarak, vatanın güzel parçası Yalova’da, mesleğimizin sorunlarını paylaşmak ve birliğimizi pekiştirmek için yurdun dört bir yanından gelerek toplandık.

Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu Başkanlar Kurulu olarak; 15 Temmuz gecesi yaşanan darbe girişiminin demokrasimiz adına endişe verici olduğunu bir kez daha vurguluyor, şiddetle kınadığımızı tekrarlıyoruz.

Unutulmamalıdır ki; Türkiye’nin sorunlarının çözümü ancak ve ancak demokratik sistemle çözülebilir. Bir başkasına hayat hakkı tanımayan darbe girişimlerinin Türkiye’nin gündeminden bir daha gelmemek üzere düşmesi gerektiğini bir kez daha yineliyor, milli iradenin üzerinde başka bir gücü kabul etmediğimizi özellikle vurguluyoruz.

Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu Başkanlar Kurulu olarak 15 Temmuz darbe girişiminin ortaya çıkardığı bir gerçeğe de yeniden dikkat çekmek istiyoruz. Türk halkı ve Türk medyası, 15 Temmuz gecesi demokrasi adına önemli bir sınav vermiştir. Medyamız darbecilerin müdahalelerine rağmen yayınlarını sürdürerek kanlı emellerini gerçekleştirmelerine engel olmuştur. Darbe gecesi önemini kanıtlayan medyamızda yaşanan sorunların bir an önce çözümlenmesi, demokrasimiz açısından önem taşımaktadır. Bu nedenle; birçok alanda olduğu gibi medya mensuplarına yönelik yapılan operasyonlarda kılı kırk yarmalı, kurunun yanında yaşın da yanmasına izin verilmemelidir.

Ülkemiz, basın/medya alanında kapsamlı bir değişime, yenilenmeye ihtiyaç duymaktadır. Özgürlüklerden çalışma koşullarına, standartların belirlendiği mesleki düzenleme zorunluluğuna kadar bir dizi yenilik, geniş katılımlı çalıştaylar dizisi ile belirlenmeli ve uygulanmaya konulmalıdır.

Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu Başkanlar Kurulu olarak önerilerimiz şunlardır:

1) Basın, uzun yıllar hep özgür olma mücadelesi vermiştir. Özellikle 12 Eylül döneminde büyük baskılar yaşanmıştır. Günümüzde de gazeteciler yazdıkları yazılar, yorumlar ve haberler nedeniyle yargılanabilmektedir. Bu durumun sona erdirilmesi ve basın özgürlüğünün gerçek anlamda sağlanması için özgürlükçü bir basın yasası hazırlanmalıdır.

2) Meslektaşlarımızın en temel sorunlardan bir diğeri, olumsuz çalışma koşullarıdır. Sendikalaşmanın adeta hiç olmadığı basın sektöründe çalışanlar düşük ücret almakta, uzun çalışma saatlerinde zor koşullar altında görev yapmaktadır. Yıpranma hakkından ise sadece Sarı Basın Kartı olanlar yararlanabilmektedir.

3) Basın sektörü, avukatlık, doktorluk, mühendislik veya mali müşavirlik gibi mesleki standartlara sahip değildir. Eğitimine, birikimine bakılmaksızın herkes gazeteci olabilmektedir. Sektörde acil olarak mesleki düzenlemeye gidilmelidir. Bu sayede haberciliği şantajcı kimliklerine alet edenler de meslekten men edilebilmelidir.

4) Basın İlan Kurumu Genel Kurul delege yapısında ve Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü Basın Kartları yönetmeliğinde değişiklik yapılarak, temsilde eşitliğin sağlanması gerekmektedir.

5) Teknolojinin hızla gelişimi ve internet ağının hemen hemen her noktaya ulaşması ile birlikte, internet haberciliği büyük bir gelişim göstermiştir. Sektörde istihdam sağlayan, gazete ve televizyonlarla eşdeğer habercilik yapan kurumsal internet haber sitelerinin yanında, internet deyimiyle “kopyala yapıştır” kolaycılığından öteye gitmeyen haber siteleri yer almaktadır. Yasal boşluktan kaynaklanan sorunlar, her geçen gün daha da artmaktadır. İnternet medyasının yayıncılık konusunda acil olarak yasal düzenlemeye ihtiyacı vardır. Kurumsal çalışan sitelerde habercilik yapan meslektaşlarımız da yeni düzenlemelerle gazeteci sayılmalıdır.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”

 

Bizi sosyal medyadan takip edin
araclarinda ve evdeki hava fritozu icerisindeki uyusturucuyla yakalanan saniklarin yargilanmasina baslandi J6GybZZP
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
10 Nisan, 2026 20:52 tarihinde yayınlandı
0
0

Araçlarında ve evdeki hava fritözü içerisindeki uyuşturucuyla yakalanan sanıkların yargılanmasına başlandı

Kastamonu’nun Tosya ilçesinde jandarma ekipleri tarafından düzenlenen uyuşturucu operasyonunda yakalanan 3 sanığın yargılanmasına başlandı. Tutuklu sanıklardan O.D., uyuşturucuyu arkadaşı H.C.Ş.’nin kardeşlerine bakabilmek için sattığını söyledi.

Olay, 2025 yılında Tosya Sanayi Sitesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Tosya İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, bir ihbarı değerlendirerek şüphelendikleri bir aracı durdurdu. Durdurulan araçta yapılan aramada araç içerisinde şoför kapısı ile koltuk arkasında tütün paketi içerisinde 90 gram bonzai maddesi ele geçirildi. Araçta bulunan M.A., O.D. ile H.C.Ş.’nin üzerinden 2,30 gram bonzai maddesi bulundu. Olay sonrası uyuşturucu madde ile yakalanan M.A., H.C.Ş. ile O.D.’nin ev ve eklentilerinde jandarma ekiplerince yapılan aramalarda mutfakta 1 adet hassas terazi, fritöz içerisinde 5 gram bonzai maddesi, ayrı bir poşetin içinde 2,90 gram bonzai maddesi ve aseton kutusunda bonzai maddesi ile 5 adet sentetik ecza hapı ele geçirildi.

Operasyonun ardından gözaltına alınan H.C.Ş. ile O.D., çıkarıldıkları adli makamlarca tutuklanırken, M.A. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Olay sonrasında sanıklar M.A., H.C.Ş. ile O.D. hakkında Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinde “Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama” suçundan dava açıldı.

Duruşmada kendisini savunan tutuklu sanık O.D., “Olay günü H.C.Ş. beni aradı. Yeni malzeme yaptığını söyledi. Çalıştığım için yemek molasına çıkabileceğimi söyledim. Öğlen yemek molasına çıktığımda yanına gittim. İşten çıktığımda üzerimden çıkan uyuşturucu maddeyi bana o verdi, parayı akşama verebileceğimi söyledim, o da kabul etti. Biz, yemek yerken jandarma ekipleri geldi. Üzerimde suç unsuru olup olmadığını sorduklarında cebimde bulunan uyuşturucu maddeyi teslim ettim. H.C.Ş., maddeyi benim hırkamdan çıkardığımı söylemiş, güvenlik kamerası kayıtları izlendiğinde üzerimde sadece tişört olduğu görülmektedir. O maddeyi koyabilecek hiçbir yer yok üzerimde. Affınıza sığınarak beraatımı talep ediyorum” dedi.

H.C.Ş.’nin uyuşturucu maddeyi M.A.’dan aldığını söylediğini ifade eden O.D., “’Ben senin arkadaşınım, benden de mi para alacaksın’ dediğimde, ‘ben de 9 bine 3 gram ham madde halinde Muhammet’ten alıyorum’ diye söyledi. Ben ondan hiç para karşılığında uyuşturucu almadım. Önceki ifademde, uyuşturucunun etkisinde olduğum için ’aldım’ demiş olabilirim. Sentetik ecza hapı ve bonzai kullanıyorum. İlk cezaevine girdiğimizde 3 gün beraber kaldık, babası cezaevine girdiği zaman kardeşlerine bakmak için zorluk çektiğini, onun için bu işi yaptığını söyledi. H.C.Ş., arabaya benim koyduğumu söylüyor, torpido varken neden onun tarafına koyayım? Bana vermesi için arabaya bindik. H.C.Ş. daha önce bana para gönderdi ama borç olarak gönderdi. Beraatımı talep ederim” dedi.

“Babam cezaevine girince boşluğa düştüm, uyuşturucuyla avuttum kendimi”

Tutuklu sanık H.C.Ş. ise, “Babamın cezaevine girmesinden dolayı boşluğa düştüm, kendimi uyuşturucuyla avutuyordum. M.A. ve O.D. ilk uyuşturucuyu içirdi. Sigaranın içine esrar koymuş, ben de bunu içtim, sonra bağımlı oldum. Bunun karşılığında ücret talep etmediler, daha sonra benden para talep etmeye başladılar. Para karşılığında M.A. ve O.D.’den uyuşturucu satın aldım. M.A. ve O.D. bana IBAN gönderdi, ben hesaplarına havale yaptım, mesaj konuşmaları da yaptı. Yakalandığımız gün O.D. beni motosikletiyle almaya geldi, benim arabam başkasındaydı. Ben ona emanet etmiştim, ’arabayı almaya gidelim’ dedim. Arabam M.A.’nın dükkanının önündeydi. Arabayı aldıktan sonra O.D. tütün paketini gösterdi. Ben de merak edip aldım, içini açtığımda yaş tütün vardı. Olay günü biz bakkala gittik, sigara aldık, sanayiye gittik. Ben araçtan indim, selamlaşırken O.D. 3-4 dakika sonra aşağı indi arabadan, ondan sonra onlar yemek yiyordu. ‘Okan gel, biz de yemek yiyelim’ dedim, lokantaya gittik. Lokantadayken yemeği söyledik, o sırada O.D., M.A.’nın dükkanına tekrar girdi, araç da M.A.’nın dükkanındaydı. Daha sonra yemek yedik, ardından jandarma ekipleri geldi, bizi aldı. O.D.’den çıkan uyuşturucuyu ben zaten ondan alacaktım. O.D. bana vermek için hazırlamıştı. Arabada çıkan 90 gram bonzai O.D.’ye ait” diye konuştu.

“Annem ve ablam fritöz içine koymuş, evde olduğundan hiç haberim yok”

Evinde çıkan uyuşturucunun ise M.A.’ya ait olduğunu ileri süren H.C.Ş., “İki gün önce M.A.’nın dükkanında alkol almıştık. Uyuşturucu da vardı bunun yanında, biz bunu içtik. Ben alkollü, uyuşturuculu olduğum için sızmışım. M.A., beni evin önüne bırakmış, ben yan koltukta oturuyorum, o tütün ve boş aseton kabını benim tarafıma atmış, ben de çöpe atmak amacıyla cebime koymuştum, eve o vaziyette çıktım. Daha sonra ailem onu almış, saklamışlar, babam cezaevinden çıkınca ona göstermek için bunu yapmışlar. Teraziyle benim hiçbir alakam yok, hiç kullanmadım. Mutfakta görünce belki dokunmuşumdur ama hiç uyuşturucu satmakta kullanmadım. Ablam onu evde kullanmak için almış. Annem ve ablam fritöz içine koymuş, evde olduğundan hiç haberim yok” diye konuştu.

Tutuksuz yargılanan sanık M.A. da, “Ben sanıkların iddialarını kabul etmiyorum. Olayla alakalı en ufak bir bilgim yoktur. Eve bıraktığımda ben tek değildim, yanımda arkadaşım vardı. Kesinlikle uyuşturucu madde yoktu, alkolden sızdı” şeklinde konuştu.

Tanıkları ve sanık avukatlarını da dinleyen mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların tutukluluğunun devamına karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

Bizi sosyal medyadan takip edin