Samsun’un Terme Belediye Başkanı Ali Kılıç, ilçenin beş büyük caddesi olan Çarşamba, Atatürk, Fiskobirlik, Saray ve Ünye Caddelerinde aydınlatma çalışmalarıyla Terme’nin artık ışıl ışıl, daha aydınlık olduğunu söyledi.
Terme’de hayata geçirilen Osmanlı Motifli Aydınlatma Projeleri’yle, ilçenin hem gece hem gündüz çehresinin değiştiğine vurgu yapan Başkan Kılıç, aydınlatma çalışmalarına yönelik şu bilgileri verdi:
“Cumhuriyet ve 15 Temmuz Milli İrade Meydanları da bu ışıklandırma çalışmalarıyla birlikte yeni bir kimliğe büründü. Bu hizmetimiz, Terme’yi daha modern, daha güvenli ve daha çekici bir yer yapacak. Artık Terme’nin kültürel ve tarihi zenginlikleri bu ışıklar altında daha net görülecek. Aydınlatma çalışmalarımızın tamamlanmasıyla şehrin estetiği ve güzelliği ön plana çıktı. Bu hizmetin Terme’nin günlük yaşamında olduğu gibi gece yaşamında da hareketliliği artırdık. Gece de sokaklarda korkmadan dolaşılabilecek bir güven ortamı sağladık. Yine, tescilli pidemizi, kaliteli pirincimizi, lezzetine doyulmayan fındığımız ve birçok değerli tarımsal ürünlerimizin simgelerini, aydınlatma hizmetimiz vesilesiyle şehrinizin her caddesine yansıttık. Ayrıca aydınlatma çalışmalarımızda Terme’nin tahta camiinden Simenit Gölü’ne kadar birçok kültür ve turizm değerimizin sembollerini de caddelerimize yansıtarak gelen geçen herkesin bilmesinin önünü açtık. Çalışmalarımız ’Durmak Yok Yola Devam’ düsturu ile devam edecek. Terme Halkımıza hayırlı uğurlu olsun.”


Terme ışıl ışıl
BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı
Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.
Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.
Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı
Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.
Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.
“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”
Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.
Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.
İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

