Tartaklanan çocuğun ailesi, açılan dava ile şok oldu - Karabük Haber Postası
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
30 Temmuz, 2022 17:13 tarihinde yayınlandı
0
0

Tartaklanan çocuğun ailesi, açılan dava ile şok oldu

Safranbolu ilçesinde bisiklet çaldığı iddiasıyla polis ekipleri tarafından yere yatırılarak gözaltına alınan 12 yaşındaki çocuğun ailesi, haklarında açılan dava ile neye uğradığını şaşırdı.
Geçtiğimiz yıl aralık ayında Safranbolu ilçesi Atatürk Mahallesi Kaya Erdem Caddesi’nde meydana gelen olayda polis ekipleri, 12 yaşındaki Miraç Akgün’ün kullandığı bisikleti çalıntı olduğu iddiasıyla durdurmak istedi. Bisikleti alınmaya çalışılan çocuk, kaçırılacağını zannedip korkup direnmeye başlayınca polis ekiplerince zorla yere yatırılarak gözaltına alındı. Arbede sırasında yaralanan çocuğun ailesi, hastaneden darp raporu alarak polislerden şikayetçi oldu. Yargıya intikal eden olayın ilk duruşmasında ‘kovuşturmaya yer yoktur’ kararının verilmesi üzerine ailenin avukatı itiraz etti. Olayın üzerinden 7 ay geçtikten sonra polis ekipleri ‘hakaret ve tehdit’ ettikleri gerekçesiyle 12 yaşındaki çocuğun babası Ferhat ve amcası Tarık Akgün’den davacı oldu.

“Oğlumun bu yaraları tekrardan depreşti”
Açılan dava ile neye uğradıklarını şaşıran baba Ferhat Akgün, “İki gün önce öğrendik ki polislerden biri ben ve kardeşim hakkında hakaret ve tehdit davası açmışlar. Bu olay bizi gerçekten derinden yaraladı. Sonuçlanmamış bir mahkeme varken bunu yapmaları bizi derinden yaraladı. Oğlumun bu yaraları tekrardan depreşti” dedi.
Akgün, olay günü polislerin oğlundan özür dilemelerini istediklerini belirterek, “Fakat polisler ‘Bacak kadar çocuktan özür mü dileyeceğiz’ diye karşılık verdiler. Daha sonra kaymakam ve vali bey evimizi ziyaret ederek özürlerini ilettiler. Kendilerine çok teşekkür ediyorum. Kaymakam ve vali bey bizden özür dilerken, polisin maddi çıkar gözetmesi hiç hoş değil” diye konuştu.
12 yaşındaki Miraç Akgün ise, aylar geçmesine rağmen olayın travmasını yaşamaya devam ettiğini ifade ederek, dışarı çıkarken korktuğunu, yanına yaklaşan araç gördüğünde panik yaptığını söyledi. (İHA)

Bizi sosyal medyadan takip edin
boynunda kemoterapi kalbinde meslek aski iki farkli kanser ile mucadele eden hekimin sarsilmaz azmi FhYjKkP6
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
26 Mart, 2026 12:07 tarihinde yayınlandı
0
0

Boynunda kemoterapi, kalbinde meslek aşkı: İki farklı kanser ile mücadele eden hekimin sarsılmaz azmi

Samsun’da akciğer ve pankreas kanseriyle aynı anda mücadele eden ve boynuna bağlı kemoterapi ilacıyla çalışmasını sürdüren kadın hekim yaşadığı zorlu sürece rağmen görevinden kopmayarak örnek bir duruş sergiliyor.

Samsun’da yaşayan 58 yaşındaki Acil Tıp Hekimi Bendegül Kuruçelik, 35 yıllık meslek hayatında sayısız hastaya şifa oldu. Bugün ise hem hekim hem hasta olarak hayat mücadelesini sürdüren Dr. Bendegül Kuruçelik, yaşadığı zorlu sürece rağmen görevinden kopmayarak örnek bir duruş sergiliyor. FBM Tıp Merkezi’nde acil doktoru olarak çalışan ve iki çocuk annesi olan Kuruçelik, kendisine konulan akciğer ve pankreas kanseri tanılarının ardından zorlu bir tedavi sürecine girdi. Geçirdiği ameliyatların ardından kısa sürede yeniden görevine dönen deneyimli hekim, mesleğine olan bağlılığını bir an olsun kaybetmedi.

Boynuna bağladığı aparat ile hem kemoterapi alıyor hem çalışıyor

Kemoterapi sürecinin fiziksel olarak oldukça yıpratıcı olduğunu ifade eden Dr. Kuruçelik, buna rağmen çalışmanın kendisine güç verdiğini belirtti. Boynuna takılı cihaz aracılığıyla 48 saat boyunca kemoterapi ilacı aldığını dile getiren Kuruçelik, “Akciğer ve pankreas kanseriyim. Kendi tanılarımı kendim koydum. Ameliyatlardan bir ay sonra çalışmaya başladım. Beni hayata bağlayan iki şey oldu: Kızlarım ve işim. İşimi yaptığım sürece sağlıklıyım. İşimi yapamamak kaygısı, hastalıktan daha çok korkuttu beni. İşimi yaptığım sürece hastalığımı unuttum ve tedaviye çok daha rahat devam edebildim. Bu süreç gerçekten çok zorlu. Hekimken bunun empatisini tam anlamıyla yapamıyormuş insan. Hasta olunca bunun ne demek olduğunu anlıyorsunuz. Kemoterapi zor bir süreç; bu süreçte çalışmak ise daha da zor. Bu anlamda FBM Tıp Merkezi bana kucak açtı. Kanser hastası bir hekimle çalışıyorlar” dedi.

“Bir daha dünyaya gelsem yine acil hekimi olurdum”

Kemoterapi ilacı alırken çalışmanın zorluklarını anlatan Dr. Kuruçelik, “Tabii ki sıkıntılarım oluyor. Bu sıkıntıları annelik ve meslek aşkımla minimize ediyorum. Kemoterapim hâlâ devam ediyor. Boynuma taktığım bir cihazla, 48 saat boyunca damardan ilaç alıyorum. Yan etkileri oldukça fazla: Ödem yapıyor, nöropatiye neden oluyor. Elleriniz ve ayaklarınız uyuşuyor. Soğuk bir şeye temas edemiyorsunuz. Gerçekten zor bir süreç. Bugünlere geldiğim için elbette çok mutluyum. Arkadaşlarım ilk zamanlarda çok endişeliydi. Benim rahatlığımı gördükçe onlar da rahatladılar. Hastalarım da memnun. Hatta şaşırıyorlar; boynumdaki cihazın ne olduğunu soruyorlar. Kanser hastası olduğumu öğrenince bana daha farklı bir saygıyla bakıyorlar. Bir daha dünyaya gelsem yine acil hekimi olurdum” diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin