Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Eflani'de vatandaşlarla buluştu - Karabük Haber Postası
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
05 Haziran, 2025 17:30 tarihinde yayınlandı
0
0

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Eflani’de vatandaşlarla buluştu

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Türkiye Yüzyılı’nı inşa etmek zorunda olduklarını belirterek, ” Başka hiçbir şansımız yok. Niye bunu söylüyorum? Hepimiz her vakit ekmek kuyruğunda bombalanan Gazze’deki o yavruları görüyoruz. İçi acımayan, içi parçalanmayan var mı? Emin olun fırsatını bulsalar bizi de besbeter ederler. Onun için güçlü olmak zorundayız.” dedi.

Karabük’ün Eflani ilçesinde Barış Efe Parkı’nda vatandaşlarla buluşan Yumaklı, Kurban Bayramı’nı tebrik ederek kazasız, belasız güzel bayram geçirmeyi diledi.
Yumaklı, genç ve dinamik milletvekilleri ve Belediye Başkanının Karabük için çalışıldığına şahit olduğunu belirterek, kentin potansiyelinin ortaya çıkarılmasıyla ilgili ciddi gayret içinde olunduğunu söyledi.
“Ülkenin evlatları, dünyadaki akranlarıyla artık teknolojide yarışır hale gelmişler”
Konuşmasında AK Parti öncesi 1980’li ve sonrasındaki Türkiye’nin duruma değinen Yumaklı, AK Parti iktidarları döneminde 23 yılda her alanda önemli gelişmelerin yaşandığını anlatarak, ” Aynı evde kardeşlerinin birbirİni vurduğu ve bütün negatifleri yaşadığı dönemlerden geçtik. Partilerin birbirleri ile kıyasıya rekabeti memlektine hizmeti için değil, sadece ve sadece bir makam ve mevkii üzerinden tanımlanmış. Ülkenin hakikaten o 70 sentlere muhtaç olmaktan kurtulamadığı 2002 yılında halkın içinden çıkmış bir lider bizleri bugün dünya ülkeleri ile eşit kılacak yerlere getirmiş durumda. Ancak daha gidecek çok yönümüz var. Sadece 2023 yılındaki 11 şehrin yerle bir olmasından nasıl kurtulduğumuzu anlayamadılar. Bu ülkenin Togg’u yollarda, TCG Anadolu Mavi Vatan’da. Bu ülkenin evlatları, dünyadaki akranlarıyla artık teknolojide yarışır hale gelmişler. Bizler, artık ülke olarak Sayın Cumhurbaşkanı’mızın vizyonunda ve nezdinde bütün dünyada herhangi bir problem olduğunda kendisine bakılan, sözüne itibar edilen ve adaletinden şüphe edilmeyen bir ülke olmuşuz. İtibarımız ve memleketimizin insanının kendine güveni anlamında geldiğimiz noktada hep iyiyken bugün bunların hepsini geri döndürmekle alakalı çaba ve gayret içerisinde olanlar var. Bunları da asla unutmayalım. Bugün ortalıklara saçılan rezillikleri görüyoruz maalesef.”
“Güçlü olup Türkiye Yüzyılı’nı inşa etmek zorundayız “
Yumaklı, daha çok çalışmaları gerektiğine işaret ederek, ” Dünyada her şey değişiyor, mevsimler değişiyor. Hepimizin geleceğe dair, çocuklarımızın geleceğine dair Türkiye Yüzyılı dediğimiz, sadece slogandan ibaret değil bir ufku, ideali, vizyonu ifade eden, o temel meseleye katkıda bulunma zamanı. Bunun için mecburuz çünkü çocuklarımızın geleceği de buna bağlı. Tarımdan sanayiye kadar, milli savunmadan, ticaretine, milli eğitimden adaletine kadar ne kadar yapılması gereken geliştirilmesi gereken hususlar varsa milletimiz ile birlikte yapmaya devam edeceğiz. Tek hedefimiz var: Bu ülkenin, bu milletin faydasına olacak, onları ileriye götürecek, çocuklarımıza güzel ülke bırakacak çalışmaları vaktimiz, sağlığımız, ufkumuz ve görevimiz el verdiği sürece yerine getirmek. Bunlar için de sizlerden tek istirhamımız var: Bizlere dua edin, bizim yanımızda, arkamızda olun. Omuz omuza verelim. Gerçekten 2 yıl içerisinde yerle bir olmuş 11 şehri ayağa kaldıran bu ülke aynı zamanda yatırımlarına, aynı zamanda dünyada söz sahibi olmaya devam ediyorsa mazlumların ve mağdurların gözleri bu ülkedeyse o zaman bunu devam ettirmek, daha da ileriye götürmek, Türkiye Yüzyılı’nı inşa etmek zorundayız, başka hiçbir şansımız yok. Niye bunu söylüyorum? Hepimiz her vakit ekmek kuyruğunda bombalanan Gazze’deki o yavruları görüyoruz. İçi acımayan, içi parçalanmayan var mı? Emin olun fırsatını bulsalar bizi de besbeter ederler. Onun için güçlü olmak zorundayız. Bugünün kısır tartışmalarından sıyrılmamız gerekir. Onlarla vakit harcamamız gerekir. Bu ülkenin bütün evlatları görüşü ne olursa olsun, omuz omuza vermek zorunda ve destek olmak durumunda. Başka bir gayemiz yok. Başka gayesi olanların televizyonlarda kepazeliklerini görüyorsunuz. Onları sizlerin yüce takdirlerinize bırakıyorum. Bu memleketin ferasetine bırakıyorum. Oradaki en büyük değerlendirme milletimizin gönlünde olacaktır.” ifadelerini kullandı.
Bakan Yumaklı, konuşmasının ardından çiftçileri dinledi.
Programa AK Parti Karabük milletvekilleri Av. Cem Şahin ve Durmuş Ali Keskinkılıç, Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya, Eflani Kaymakamı Ömer Bulut, Eflani Belediye Başkanı Hüsnü Akın, Yenice Belediye Başkanı Şekip Sertaş Karataş, İl Tarım ve Orman Müdürü Çetin Ayvalık, AK Parti İl Başkanı Ferhat Salt ve AK Parti İlçe Başkanı Hüseyin Ersoy ile vatandaşlar katıldı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
swwsws
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
23 Nisan, 2026 10:40 tarihinde yayınlandı
0
0

RTÜK GÖREVİNİN GEREĞİNİ YAPIYOR MU ?

Televizyon kanallarında yayınlanan bazı diziler ve gündüz kuşağı programları; çarpık ilişkiler, şiddet ve ahlaki erozyona yol açan sahnelerle toplumsal yapıyı tehdit ediyor.
Bu içeriklerin meşrulaştırılması, özellikle çocukların ve gençlerin değerlerinden kopmasına sebep oluyor.
Sanırım toplum olarak bu konuda hemfikiriz.

Bir şeyleri düzeltmek istiyorsak işe buradan başlayabiliriz. Zira TV ler ve telefonlar yoluyla ulaştığımız kontrolsüz ve denetimsiz yayınlar, toplum sağlığını ve ahlaki yapıyı ciddi şekilde tehdit ediyor.

Tehlikenin farkında olan sağduyulu vatandaşlardan RTÜK’e yoğun şikâyetler gittiğini biliyoruz. Buna rağmen bu tür yayınlar devam ediyor.

Ahlaksızlığı özendirdiği için şikayet konusu olan yayınları,
* Toplumsal değerlerin yozlaşması, iffetsizliği sıradanlaştıran ve meşrulaştıran, aile yapısını zayıflatan diziler.
* Toplumun manevi yapısını bozan, şiddet ve suç temalarını işleyen programlar.
* İnanç ve ahlak değerleri hedef alarak, İslam’ı sembolize eden kişileri “kötü karakter” olarak gösteren programlar olarak sıralayabiliriz.

Toplumda, bu tür içeriklere karşı RTÜK’ün yetersiz kaldığı, nadiren ceza uyguladığı görüşü hakim.
Şiddet sahneleri içeren dizilerin genç izleyiciler üzerindeki olumsuz etkileri tartışılmaz bir gerçek.
Bu yapımlara dair eleştiriler, öz değerlerden kopuşu ve aile yapısının dinamitlenmesini gerekçe göstermektedir. En tehlikelisi de, genç kuşakların dizi karakterlerini rol model alarak şiddete özenmesidir.

RTÜK NE İÇİN VAR?
RTÜK ÜYELERİ TV İZLEMİYOR MU?

RTÜK (Radyo ve Televizyon Üst Kurulu) Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından seçilen 9 üyeden oluşuyor. RTÜK Türkiye’deki radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerini (internet platformları dahil) düzenlemek ve denetlemek amacıyla kurulmuş, idari ve mali özerkliğe sahip tarafsız(!) bir kamu kurumudur.

Kurumun temel varlık nedenleri ve görevleri şunlardır:
Yayın Denetimi: Yayınların kanunlara ve toplumsal değerlere uygunluğunu kontrol eder.
Medya kuruluşlarının yayın yapabilmesi için gerekli olan yayın izin ve lisanslarını tahsis eder.
BURAYA DİKKAT !
Çocukların ve gençlerin gelişimini olumsuz etkileyebilecek içeriklere karşı koruyucu tedbirler (akıllı işaretler gibi) alır.
Yayın ilkelerine aykırı hareket eden kuruluşlara uyarı, para cezası veya program durdurma gibi cezalar verir.
Toplumu ve kamu düzenini koruma gerekçesiyle kritik durumlarda yayın yasağı kararları alabilir veya duyurabilir.

RTÜK’ü tek sorumlu olarak göremeyiz. Toplumda şiddetin artması, insanların birbirine olan saygısının azalması, tabiiki tek bir nedene bağlı değil. Bu, toplumsal, teknolojik ve psikolojik birçok faktörün birleşimiyle ortaya çıkan karmaşık bir durumdur.
* Teknoloji, insanları ekranlara bağlarken gerçek dünyadaki etkileşimlerini kısıtlıyor. Sosyal medyada anonim kimliklerin arkasına sığınan bireyler, daha sabırsız ve saygısız davranışlar sergileyebiliyor.
* Temel nezaket kurallarının ve görgü kurallarının zamanla unutulması, saygısız davranışların artmasına neden olabiliyor.
* Ekonomik zorluklar, bireylerin stres seviyesini artırarak birbirlerine karşı tahammülsüz ve saygısız davranmalarına yol açabiliyor.
* İnsanların birbirine güvenmemesi, iyi niyetin azalması ve empati kurma yeteneğinin zayıflaması saygıyı azaltan önemli faktörlerdendir.
* Kendine saygısı olmayan bireyler, iç dünyalarındaki huzursuzluğu ve öfkeyi çevrelerine yansıtarak başkalarına saygı duymakta zorlanabiliyor.
* Bireysel farklılıkları (inanç, düşünce, yaşam tarzı) kabul etme konusundaki eksiklikler, toplumsal huzuru bozuyor ve çatışmayı artırıyor.

Saygının yok olması, toplumda birlik ve beraberliği sağlayan manevi değerlerin kaybolmasına, nesiller arası çatışmalara ve insanların birbirini ezdikleri, huzursuz bir ortama yol açıyor.

Toplum ahlakını yeniden tesis etmek, bireysel bilinçlenmeden kurumsal yapıların iyileştirilmesine kadar uzanan çok boyutlu bir süreçtir.

Ahlakın temeli ailede atılır. Çocuklara küçük yaşta sorumluluk bilinci, haya ve adalet duygusu aşılanmalıdır.
Kitle iletişim araçlarının yozlaştırıcı etkilerine karşı farkındalık oluşturulmalı ve kamu yayıncılığında ahlaki değerler ön plana çıkarılmalıdır.

Zordur yitirileni yerine koymak.
İşimiz hiç kolay değil.

İlyas Erbay