Reklam Alanı — Yan Sol Reklam Bu alana reklam ver
Reklam Alanı — Yan Sağ Reklam Bu alana reklam ver
tarihi sulusokak ve cevresi turklerin anadoludaki 900 yillik kesintisiz varligini gozler onune seriyor SwuYP2Rn
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
18 Haziran, 2025 16:22 tarihinde yayınlandı
0

Tarihi Sulusokak ve çevresi, Türklerin Anadolu’daki 900 yıllık kesintisiz varlığını gözler önüne seriyor

Tokat kent merkezindeki tarihi Sulusokak ve etrafı, Türklerin Anadolu’daki 900 yıllık kesintisiz varlığını gözler önüne sererek ziyaretçilere adeta bir mimari laboratuvar ve açık hava müzesi tecrübesi sunuyor.

Şehir merkezinde yer alan Sulusokak ve etrafı, adeta bir mimarlık laboratuvarı niteliği taşıyor. Birebir bölgede birkaç metre aralıklarla yer alan yapılar, Türklerin Anadolu’daki 900 yıllık kesintisiz izlerini taşıyor. Sulusokak’taki bu tarihi derinlik, ziyaretçilere sadece kısa bir yürüyüş arasında birçok devri bir ortada yaşama imkânı sunuyor. Yağıbasan Medresesi, Takkeciler Camii, Arastalı Bedesten, Sulu Han üzere bir ortada bulunan yapılar Anadolu’daki Türk varlığının adeta evrakı niteliğini taşıyor. Adeta bir açık hava müzesini andıran Tokat, her sokağında geçmişin izlerini bugüne taşıyor.

“Tokat’ın her köşesinde 300 ve 900 yıllık eserler mevcut”

Sanat tarihçisi Mesut Güneş; “Şu anda bulunduğumuz nokta aslında Anadolu’da pek eşi gibisi yoktur. Burada 900 adım atıyorsunuz. Türklerin Anadolu’daki varlıklarının kesintisiz 900 yıllık tarihi yapıtlarının bir ortada görünebileceği adeta bir mimarlık laboratuvarı üzere. Tokat esasen kendisi bir açık hava müzesi üzeredir. Tokat’ta tarihi yoğunluk çok fazla. Tokat’ta bu Sulusokak’ta çabucak art tarafımızda Yağıbasan Medresesi var. Birkaç metre ilerisinde Takkeciler mescidi var. Arastalı Bedesten, onun yanında Sulu Han var. Yani farklı yüzyıl yapıları bazen birkaç metre ortayla, bazen de birbirine sıfır noktasında yan yana, bir ortada görebileceğiniz Türklerin Anadolu’daki mayasının Tokat olduğunu, kanıtını ispatlayan bir mevkide bulunuyoruz. Tokat’ın her sokağında, her köşesinde, en az 300 yıllık olmak üzere en fazlası da 900 küsur yıllık olmak üzere tarihi yapıtlarımız mevcut. Tokatlılar namaz kılmak istediklerinde 944 yıllık Garipler Camisi’ne gidebiliyorlar. Yeşilırmak’ın karşısına geçmek istediklerinde 775 yıllık tarihi Hıdırlık Köprüsünden geçiyorlar. Hamama gitmek istediklerinde 800 yıllık Selçuklu Hamamı’na gidebiliyorlar. Yani Tokat bu türlü özel, tarihi yapıtlarla yoğrulmuş bir şehir” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
itfaiyecilerin mesleki saglik riskleri bilimsel verilerle ortaya koyulacak qFqMhIzl
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
04 Mayıs, 2026 20:15 tarihinde yayınlandı
0
0

İtfaiyecilerin mesleki sağlık riskleri bilimsel verilerle ortaya koyulacak

Kastamonu Üniversitesi tarafından hazırlanan ve itfaiyecilerin mesleki sağlık risklerini bilimsel verilerle ortaya koymayı amaçlayan proje desteklenmeye hak kazandı.

Kastamonu Üniversitesi Bozkurt Meslek Yüksekokulu Mülkiyet Koruma ve Güvenlik Bölümü öğretim üyelerinden Dr. Öğretim Üyesi Nuray Demiralp’in yürütücülüğünde “İtfaiyecilerde Mesleki Per- ve Polifloroalkil Madde (PFAS) Maruziyetinin Allostatik Yük Üzerindeki Etkisinde Kardiyorespiratuar Uygunluğun Moderatör Rolü” isimli proje TÜBİTAK 1002-A Hızlı Destek Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı.

Proje ekibinde araştırmacı olarak Kocaeli Üniversitesi öğretim üyeleri Prof. Dr. Tayfun Şahin, Doç. Dr. Serpil Gerdan ve Öğretim Görevlisi Dr. İnci Özdemir ile Ankara Üniversitesi’nden Öğretim Görevlisi Dr. Ayşe Ütük yer alıyor. Projenin danışmanlığını ise Prof. Dr. Hürmüz Koç üstleniyor.

İtfaiyecilerin mesleki sağlık risklerini bilimsel verilerle ortaya koymayı amaçlayan proje, çevresel kimyasalların insan fizyolojisi üzerindeki etkilerine odaklanıyor.

12 ay sürecek ve 100 bin TL bütçeyle yürütülecek proje kapsamında, başlıklı çalışma, itfaiyecilerin görev sırasında maruz kaldıkları Per- ve Polifloroalkil Maddelerin (PFAS) uzun vadeli sağlık sonuçlarını inceleyecek.

Araştırmanın temelinde yer alan Fizyolojik Tampon Hipotezi, yüksek VOmax düzeyine sahip bireylerde PFAS maruziyeti ile artan fizyolojik stres arasındaki ilişkinin zayıflayabileceği varsayımına dayanıyor. Proje, fiziksel uygunluğun çevresel risk faktörlerine karşı koruyucu bir mekanizma olup olmadığını ortaya koymayı hedefliyor.

Araştırma sonucunda elde edilecek verilerin, özellikle yüksek riskli meslek gruplarında çalışan bireylerin sağlık politikalarının geliştirilmesine katkı sağlaması ve mesleki koruyucu önlemlerin bilimsel temelde yeniden değerlendirilmesi bekleniyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin