Tarihi saat kulesinin tepesindeki esrarengiz lamba - Karabük Haber Postası
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2024 16:12 tarihinde yayınlandı
0
0

Tarihi saat kulesinin tepesindeki esrarengiz lamba

Tokat’ta bulunan saat kulesi zamanın yanı sıra bir başka özelliğiyle de dikkatleri üzerine çekiyor. 1902 yılında yapılan saat kulesinin üzerinde bulunan lamba ile vatandaşlar 1960 yılına kadar hava durumunu öğrenebiliyorlardı.
Sultan Abdülhamid Han’ın tahta çıkışının 25. yılı şerefine Türkiye’nin dört bir yanına saat kuleleri inşa edilmişti. Bu kulelerden biri de Tokat’a yapıldı. İnsanlar bu saat kuleleri sayesinde hem zamanı öğreniyorlar hem de dönemin hava durumunu takip ediyorlardı. Saat kulesinin tepesindeki esrarengiz lambanın, o dönemin hava durumu göstergesi olarak kullanıldığı öğrenildi. Eğer lamba kırmızı yanıyorsa havanın karlı, yeşil yanıyorsa yağmurlu ve sarı yanıyorsa güneşli olacağı anlaşılıyor. Bu sistemle Tokatlılar bir gün önceden hava durumu hakkında bilgi sahibi oluyordu. Tokatlılar günlük hayatlarını lambanın renklerine bakarak planlayabiliyorlardı. 1960 yılına kadar aktif kullanılan bu lamba günümüzde ise bakımsızlık yüzünden çalışmıyor. Tokatlılar artık hava durumu tahminlerini öğrenmek için telefon, bilgisayar veya televizyon gibi modern iletişim araçlarını kullanıyor. Lambanın çalışma sistemi hakkında ise fazla bir şey bilinmiyor. Lambada ki renk değişimine basınç veya ısıya duyarlı bir kimyasalın neden olduğu tahmin ediliyor.
“Lamba dönemin hava durumu cihazı”
Konu hakkında bilgi veren tarih araştırmacısı Aybike Gamze Gazioğlu, “Abdülhamid Han’ın tahta çıkışının 25’inci yılı şerefine Türkiye’nin 4 bir yanına saat kuleleri diktiriyor. Bu saat kulelerinden bir tanesi de Tokat’a yapılmıştır. İnsanlar bu saat kulelerinden hem zamanı hem de hava durumunu öğreniyorlar. Saat kulesinin tam tepesinde bir lamba var. Lamba dönemin hava durumu cihazı. Kırmızı yanıyorsa karlı, yeşil yağmurlu ve sarı renk yanıyorsa güneşli olduğunu gösteriyor. Bir gün öncesinden insanlara haber veriyor. İnsanlar da bu lambanın renklerine bakarak o gün hava şartlarını bu şekilde öğrenmiş oluyorlar. Bu saat kulesi 1902 yılında yaptırılmış fakat lambanın yaptırılması için daha önceden görüşmesi gerekiyor. Muhtemelen atalarımız daha önceden de bu sistemi kullanıyorlarmış. Bu cihaz bir asrı aşkın zamanda yapılmıştır. Ben atalarıma güvendiğim için bir asırdan fazla olmuştur. Günümüzde çalışmıyor. Telefon ve kanallarda hava durumunu takip edemiyoruz ama o dönemde bu lambadan hava durumunu haber alıyorlardı” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
tasarim10
Aylin Sarıoğlu Avatarı
Aylin Sarıoğlu tarafından
02 Mayıs, 2026 14:38 tarihinde yayınlandı
0
0

İNANCI 2. KEZ TÜRKİYE ŞAMPİYONLUĞU GETİRDİ!

Konya’da kazanılan şampiyonluğun ardından Edirne’de gelen bir kez daha zirve… Bu bir tesadüf değil; alın terinin, inancın ve görünmeyen emeğin kaçınılmaz sonucudur.

Karabük’ün adı, bir kez daha Türkiye’nin en tepesine yazıldı. Çünkü bazı zaferler kolay kazanılmaz. Gecenin en sessiz anlarında, sabahın ayazında ve kimsenin görmediği mücadelelerde kazanılır.

 

Karabük’ün evladı Muhammed Fatih LORD, Türkiye Şampiyonluğu’nu yalnızca kulaçlarıyla değil; vazgeçmeyen ruhuyla ve inancı ile kazandı.

 

Yaşıtları uykudayken o yoldaydı. Bayram demedi, tatil demedi, çocukluğuna sığınmadı… Yaşıtları sıcak yataklarında hayal kurarken, o her sabah saat 05.00’te buz gibi suyla buluştu. Karanlığın içinden her gün aynı cümleyle çıktı. “Zirveye ulaşacağım.”

 

Yüzme…

Zor, pahalı ve sabır isteyen bir spor.

Ama Muhammed Fatih’in hikâyesinde imkânsızlık bir mazeret değil, aşılması gereken bir engeldi.

 

Bir çocuk için oyuncak olabilecek paralar, onun için mayo, gözlük, palet oldu. Eğlenmeyi değil, büyümeyi seçti. Vazgeçmeyi değil, direnerek ilerlemeyi…

 

O sessiz sabahların her bir kulaç izi, bugün onu Elit bir dereceyle Türkiye’nin zirvesine taşıyan o net gerçeğe dönüştü.

24.89 saniye… Türkiye’nin en hızlısı.

 

Büyük şehirlerin güçlü kulüpleri, geniş imkânları ve gelişmiş altyapıları vardı. Ama Muhammed Fatih’in elinde daha güçlü bir şey vardı.

İnancı

 

Henüz 10 yaşındaki bir yüreğin sarsılmaz kararlılığı…

Ve o kararlılık, “imkânsız” denilen her şeyi tek tek susturdu. Bu sadece bir şampiyonluk değil, Bir iradenin, tüm şartlara meydan okuyuşunun ilanıdır.

 

Antrenör Kahraman Demir ile omuz omuza verilen emek, Güneş doğmadan başlayan antrenmanlar. Terle yoğrulan disiplin, sabırla büyüyen bir karakter…

 

Bu hikâye bir sporcunun değil;

bir antrenörün ve bir şehrin ortak zaferidir.

 

Muhammed Fatih LORD…

Senin karanlığa karşı attığın her kulaç, bugün Karabük’ün kalbine gurur olarak işlendi.

Ama bu daha başlangıç.Bu şehir, bu değere sahip çıkmalı. Destek olmalı. Yanında durmalı. Çünkü bazı başarılar bireysel değildir. Bir şehrin vicdanında büyür, bir milletin umuduna dönüşür.

 

Bugün geriye tek bir gerçek kaldı.

O küçük beden, büyük bir inancın yükünü taşıdı…

 

Herkesin imkânsız, yapamazsın dediğini,

İnancı ile tarihe yazdı…

Bizi sosyal medyadan takip edin