Tarihi Evlerde “Yangın Odaları” geleneği yaşıyor - Karabük Haber Postası
dwdwdw 2
Aylin Sarıoğlu Avatarı
Aylin Sarıoğlu tarafından
25 Mart, 2026 14:41 tarihinde yayınlandı
0
0

Tarihi Evlerde “Yangın Odaları” geleneği yaşıyor

Karabük’ün Safranbolu ilçesine bağlı Kıranköy Mahallesi’nde, Gayrimüslimlere ait bazı tarihi evlerde bulunan “yangın odaları”, 19. yüzyılda yaşanan büyük felaketlerin ardından geliştirilen mimari önlemleri gözler önüne seriyor.

Dr. Öğr. Üyesi Durmuş Gür’ün “Safranbolulu Gayrimüslimlerin Mimari Eserlerine Ait Yeni Veriler” adlı makalesinde yer verdiği bilgilere göre, Kıranköy’de 1859 yılında meydana gelen büyük yangın, bölgedeki yapılaşma anlayışında önemli değişimlere yol açtı. Yangın sonrası inşa edilen veya onarılan evlerde, yangına karşı dayanıklı özel bölümler oluşturuldu.

Makaledeki bilgilere göre söz konusu yangın odaları genellikle kış aylarında aile bireyleri tarafından kullanılan ve çoğunlukla ara katlarda konumlandırılan mekanlar olarak dikkat çekiyor. Bu odalar tamamen kesme taş, moloz taş ve harç malzemeler kullanılarak inşa edildi. Ahşap mimarinin yaygın olduğu Safranbolu evlerinin aksine, yangın riskini azaltmak amacıyla taş malzeme tercih edildi.

Yangın odalarının kapıları da diğer odalardan farklı olarak tasarlandı. Metal kapılara sahip olan bu bölümler, çoğunlukla kare ya da dikdörtgen planlı olup üzerleri tonoz örtü sistemiyle kapatıldı. Bu özellikler, yangının yayılmasını önlemeye ve aile bireylerine güvenli bir alan sağlamaya yönelik bilinçli bir mimari çözüm olarak değerlendiriliyor.

Dr. Öğr. Üyesi Durmuş Gür, makalesinde 1859’daki büyük yangının, Kıranköy’de yaşayan Gayrimüslim toplumun konut mimarisinde güvenlik odaklı yeni uygulamalara yönelmesine neden olduğunu vurguluyor. Yangın odalarının hem barınma hem de afet anında korunma amacıyla tasarlandığına dikkat çekiliyor.

Yangın odalarının kapıları da diğer odalardan farklı tasarlandı. Metal kapılara sahip olan bu bölümler, çoğunlukla kare ya da dikdörtgen planlı olup üzerleri tonoz örtü sistemiyle kapatıldı. Bu özellikler, yangının yayılmasını önlemeye ve aile bireylerine güvenli bir alan sağlamaya yönelik bilinçli bir mimari çözüm olarak değerlendiriliyor.

Özgün Örnek: Saffronia 1900 Konak

Kıranköy’de bu geleneğin özgün örneklerinden biri de günümüzde butik otel olarak hizmet veren Saffronia 1900 Konak’ta görülüyor. Yapının içerisinde bulunan yangın odası, taş duvar örgüsü, tonoz örtüsü ve kapı detayıyla geleneksel mimari özellikleri yansıtıyor.

Bu tür yapılar, yalnızca estetik veya turistik değer taşımıyor; aynı zamanda geçmişte yaşanan büyük felaketlerin ardından geliştirilen korunma yöntemlerini somut biçimde günümüze aktarıyor. Gür de makalesinde, 1859’daki yangının Kıranköy’de yaşayan Gayrimüslim toplumun konut mimarisinde güvenlik odaklı yeni uygulamalara yönelmesine neden olduğunu vurguluyor. Mübadele öncesinde alınan önlemlerin ardından günümüzde yaşanan yangınların tamamen talihsizlik ve hatalı uygulamalar olduğuna değinen Araştırmacı, modern dönemde yapılan uygulamalarda tarihi yapılardaki düzenlemelere çok daha fazla dikkat edilmesi gerektiğinin altını çiziyor.

Bugün ayakta kalmayı başaran tarihi evlerin ve içlerindeki özgün unsurların korunması, sadece mimari mirasın değil, toplumsal hafızanın da korunması anlamına geliyor. Yangın odaları, Safranbolu’nun afet tecrübesini ve bilinçli yapılaşma geleneğini temsil eden önemli unsurlar arasında yer alıyor.

Safranbolu’daki tarihi konakların aslına uygun şekilde restore edilmesi ve özgün detayların yaşatılması, geçmişten çıkarılan derslerin gelecek kuşaklara aktarılması açısından büyük önem taşıyor. Kıranköy’deki yangın odaları ise bu mirasın en çarpıcı örneklerinden biri olarak dikkat çekiyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin
ogrenciler ve huzurevi sakinleri kusaklar arasi etkilesime dikkat cekti EBOypgMC
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
25 Mart, 2026 16:07 tarihinde yayınlandı
0
0

Öğrenciler ve huzurevi sakinleri kuşaklar arası etkileşime dikkat çekti

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer; Psikoloji ve Yaşam Topluluğunun, Üniversite Öğrenci Toplulukları İş Birliği ve Destek Programı (ÜNİDES) tarafından desteklenen “Köklerden Geleceğe: Kuşaklar Arası Etkileşim ve Destek Programı”nın kapanış etkinliğine katıldı. Yaşlılar Haftası kapsamında gerçekleştirilen program, topluluk öğrencileri ile huzurevi sakinlerini bir araya getirerek kuşaklar arası etkileşimi güçlendiren bir farkındalık oluşturdu.

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Psikoloji ve Yaşam Topluluğu tarafından ÜNİDES kapsamında desteklenen “Köklerden Geleceğe: Kuşaklar Arası Etkileşim ve Destek Programı”nın kapanış etkinliğinde öğrenciler ile huzurevi sakinleri ile bir araya geldi. Farabi Genç Ofiste gerçekleştirilen programa; BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Servet Karasu, Zonguldak Gençlik Hizmetleri Müdürü Erhan Yavaş, akademik ve idari personel, öğrenciler ile huzurevi sakinleri katıldı.

BEUN Psikoloji ve Yaşam Topluluğu ve Topluluk Danışmanı Dr. Öğr. Üyesi Yasemin Yeşilyaprak tarafından düzenlenen etkinlik, Yaşlılar Haftası kapsamında gerçekleştirildi. Zonguldak Merkez Huzurevi sakinlerinin üniversiteye davet edildiği programda, büyükler ile genç öğrenciler bir araya gelerek Yaşlılar Haftası’nı birlikte kutladı. Etkinlik kapsamında huzurevi sakinleri öğrencilerle birlikte çeşitli türküler seslendirdi. Düzenlenen çanta boyama çalışmasında ise katılımcılar birebir eşleşerek keyifli anlar yaşadı. Kuşaklar arası etkileşimi güçlendiren etkinlik, samimi diyaloglara sahne oldu.

Programa ilişkin değerlendirmede bulunan Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, öğrenci topluluklarının ÜNİDES kapsamında elde ettiği başarılardan duyduğu memnuniyeti dile getirerek şu ifadeleri dile getirdi:

“Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi olarak öğrencilerimizin yalnızca akademik başarılarıyla değil; aynı zamanda sosyal, kültürel ve toplumsal alanlardaki gelişimleriyle de donanımlı bireyler olarak yetişmelerini önemsiyoruz. Bu doğrultuda öğrenci topluluklarımızın proje üretme kültürünü benimseyerek her geçen dönem daha nitelikli, daha kapsamlı ve etkili çalışmalar ortaya koyması, üniversitemizin benimsediği bütüncül eğitim anlayışının somut bir yansımasıdır. Bugün ÜNİDES 5’inci Dönem kapsamında Psikoloji ve Yaşam Topluluğumuzun hayata geçirdiği ‘Köklerden Geleceğe: Kuşaklar Arası Etkileşim ve Destek Programı’nın kapanış etkinliğine katılmış bulunuyoruz. Bu program son derece anlamlı ve örnek bir çalışmadır. Gençlerimiz ile büyüklerimizi bir araya getiren bu tür etkinlikler, toplumsal dayanışmayı güçlendirmekte, kuşaklar arası bağların kuvvetlenmesine önemli katkılar sunmaktadır. Bu vesileyle bugün bizlerle bir arada olan, bu anlamlı buluşmaya değer katan kıymetli büyüklerimize de yürekten teşekkür ediyor; kendilerine sağlıklı, huzurlu ve uzun bir ömür diliyorum. Öğrencilerimizin bu süreçte sergilediği duyarlılık ve sorumluluk bilinci bizler için ayrı bir gurur ve mutluluk kaynağıdır. Bu duygu ve düşüncelerle öğrencilerimize proje üretme ve kendilerini geliştirme noktasında önemli fırsatlar sunan ÜNİDES Programı dolayısıyla başta Gençlik ve Spor Bakanımız Sayın Dr. Osman Aşkın Bak olmak üzere Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğüne şükranlarımı arz ediyorum. Bununla birlikte öğrencilerimize ÜNİDES kapsamında her zaman destek olan Zonguldak Gençlik ve Spor İl Müdürümüz Halil Hacı ile İl Müdürlüğümüze de teşekkür ediyorum. Son olarak özveriyle çalışan başta Psikoloji ve Yaşam Topluluğu olmak üzere tüm öğrenci topluluklarımızı ve onlara rehberlik eden değerli danışman akademisyenlerimizi gönülden tebrik ediyor, başarılı çalışmalarının devamını diliyorum.”

Program, günün anısına çekilen toplu fotoğraf çekimi ile son buldu.

Bizi sosyal medyadan takip edin