Reklam
Reklam
tarihi corum ulu camide agac katliami 8xdmVYEn jpg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
30 Ağustos, 2024 16:07 tarihinde yayınlandı
0

Tarihi Çorum Ulu Cami’de ağaç katliamı

Çorum’da tarihi Ulu Cami’de restorasyon çalışmaları kapsamında cami bahçesinde bulunan ağaçların tamamı kesildi.

Vakıflar Genel Müdürlüğü Tokat Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nün talebi ve Kültür ve Turizm Bakanlığı Ankara Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararı doğrultusunda Çorum Belediyesi tarafından tarihi caminin bahçesindeki tüm ağaçlar kesildi.

Çorum Belediyesi önceki gün yaptığı yazılı açıklamayla Ulu Cami bahçesinde çevre düzenlemesi yapılacağını duyurdu.

Açıklamada, “Çorum Belediyesi restorasyonu tamamlanan ve yeniden ibadete açılan Ulu Cami bahçesinde çevre düzenlemesi yapacak. Tokat Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nün talebi ve Kültür ve Turizm Bakanlığı Ankara Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararı üzerine ömrünü tamamlamış hastalıklı ağaçlar ile cami beden duvarları ve temeline zarar veren bazı ağaçlar ortamdan uzaklaştırılacak. Belediye Başkan Yardımcısı Ünsal Yeter, “Bilindiği gibi ilimizin tarihi camilerinden Ulu Camimizde restorasyon işlemleri tamamlandı ve yeniden ibadete açıldı. Yapılan restorasyon çalışmaları sırasında kurul yetkilileri tarafından bahçe içerisinde bulunan bazı ağaçların cami temeli başta olmak üzere beden duvarlarına da zarar verdiği tespit edildi. Kültür ve Turizm Bakanlığı Ankara Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu 04.07.2024 tarihli ve 158 numaralı kararı ile 2863 sayılı yasa kapsamında gerekli düzenlemelerin yapılmasına karar verildi” ifadelerine yer verildi.

Tarihi camideki ağaçların kesimine ilişkin Ankara Vakıflar Ankara Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’ndan yapılan açıklama da, “Mülkiyeti Cami Kebir Vakfı’na ait olup Vakıflar Genel Müdürlüğü idaresi ve denetimindeki Ulu (Alâeddin-Muradı Rabi) Cami bahçesinde yer alan cami cephelerine ve şadırvan cephesinin görünümüne engel olan cami beden duvarlarına zarar veren hastalıklı ömrünü doldurmuş ağaçların kesiminin tescilli taşınmazı ve taşınmazın siluetini olumsuz etkilediği anlaşıldığından 2863 sayılı yasa kapsamında ilgili idarelerce kurum görüşleri tamamlanarak yapılabileceğine karar verildi” ifadelerinin yer aldığı karara da yer verildi.

Kararın kamuoyuna açıklanmasının hemen ardından Çarşamba gününden itibaren tarihi Ulu Cami’de bulunan ağaçların tamamı kesildi.

’Tarihi camideki ağaç katliamına vatandaşların tepkisi sert oldu’

Ulu Cami bahçesinde bulunan tüm ağaçların kesilmesine tepki gösteren vatandaşlar, ağaçların binaya zarar veren belli bölümünün kesilebileceğini ancak tamamının kesilmesinin doğru olmadığını dile getirdiler.

Ulu Cami bahçesinde bulunan yaklaşık 100-150 yıllık ağaçların kökünden söküldüğünü dile getiren Harun Özbek, “Ağaçlara yazık olmuş. Şimdi gördüm. Hepsini sökmüşler. En az 100-150 yıllık ağaçlar. Şemsiye gibiydi. Millet altında oturuyordu. Gölgelik oluyordu. Güneşten korunuyordu. Böyle peyzaj çalışması mı olur. Ağaçlar sökülmeden yapılsaydı daha iyi olurdu. Bu ağaçların sökülmesine içim razı olmadı. Sökmüşler. Ağaç katliamına gitmişler çok yazık. Eski haline bakın, yeni haline bakın. Millet nerde oturacak. Duvar boyunca çeşmeler vardı. Millet ne yapacak. Yazık etmişler. İyi değil uygun görmüyorum” dedi.

Ulu Cami’nin restorasyonundan dolayı Vakıflar Genel Müdürlüğü ve Çorum Belediyesi’ne teşekkür eden İlhan Kılıç, “Burada yapılan bir yanlış var. Oda ağaçların kesilmesi. Ata yadigarı yüz yıllık ağaçları kesip heba etmeleri yanlış olmuş. Duvarları yıkmaktan imtina eden Vakıflar Müdürlüğü caminin duvarlarının yıkılarak meydana kazandırılmasını kabul etmeyen müdürlük, ağaçların kesilmesine razı olmuş. Neymiş ağaçlar hastalıklıymış, kökleri çevreye zarar veriyormuş. Kamuoyu bunlara çok inanmadı. Takdirini Çorum kamuoyuna bırakıyorum. Bu ağaçların kesilmesine izin veren yetkililer makamlarını terk etsinler. Benim gözümde yok hükmündedirler” şeklinde konuştu.

Ulu Cami bahçesinde yapılan çalışmalar kapsamında ağaçların kesildiğini üzülerek gördüğünü anlatan Mehmet Kışla, “Ağaçlar fazla irileşmişti. Yeniden ağaç mı dikilir bilmiyoruz. Buraya uygun bir ağaç dikilebilir. Köklerinin zarar verdiğini söylemiş uzmanlar. Fazla bir bilgim yok. Tarihi dokuya uygun ağaçlar yapılması lazım” diye konuştu.

Cami bahçesindeki tüm ağaçların kesilmesine tepki gösteren Hüsnü Bolat da, “Bunun olmaması lazımdı. Her köşe de en azından bir ağaç bıraksalardı. İnsanlar karga gibi ağzını açıyor burada. Eski bankanın önünde güzel bir sedir vardı. Park yapıyoruz diye onu da kestiler. Kenarına bir oturma grubu yapaydın. Biz bu kafayla bir yere gitmeyiz” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
hemsire adayinin olumune neden olan sofor mahkemede konustu QOW2K4jA
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
04 Haziran, 2026 20:37 tarihinde yayınlandı
0 0

Hemşire adayının ölümüne neden olan şoför mahkemede konuştu

Bartın’da üniversite öğrencisi Eda Nur Tatlıoğlu’nun ölümüne neden olan alkollü sürücü Furkan Turhan Gülle (23), olaydan 8 ay sonra ilk kez hakim karşısına çıktı. Kaza anını anlatan tutuklu sanık Gülle, “Alkolün etkisi geçti geçti diye düşündüm. Hava yağışlı olması nedeniyle araç bir anda kaymaya başladı. Önce sağa girmeye çalışan siyah araca çarptığımız ve savrulmamız nedeniyle Eda Nur’u görmedim. Çarptığımı fark etmedim” diyerek kendisini savundu.

Bartın-Zonguldak kara yolunun Çatmaca mevkiinde 23 Ekim 2025’te meydana gelen feci kazada, Furkan Turan Gülle’nin kontrolünü kaybettiği 06 RLK 06 plakalı otomobil, kaldırımda servis aracını beklemek için durağa doğru yürüyen Bartın Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü 4. sınıf öğrencisi Eda Nur Tatlıoğlu’na çarpmış, Tatlıoğlu olay yerinde hayatını kaybederken, 2 kişi de yaralanmıştı.

Kaza sonrasında sürücü Furkan Turan Gülle, 0.83 promil alkollü olduğunu tespit edilerek, gözaltına alınmıştı. Çıkarıldığı nöbetçi mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine gönderilen Gülle hakkında, ’alkol ve uyuşturucu madde etkisi altında araç kullanmak’, ’bilinçli taksirle öldürme ve yaralama’ suçlarından 2 yıldan 12 yıla kadar hapis cezası istemiyle hazırlanan savcılık iddianamesi ile Bartın 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açılmıştı.

Okul arkadaşlarının üzerindeki siyah kıyafetler dikkat çekti

Bugün görülen davanın ilk duruşmasına tutuklu sanık Furkan Turan Gülle, sanık ve mağdur avukatları, Eda Tatlıoğlu’nun babası Cevdet, annesi Melahat Tatlıoğlu, yakınları ve okul arkadaşları katıldı. Duruşmaya katılan Eda Nur’un arkadaşlarının ise üzerlerine ise giydikleri siyah kıyafetler dikkat çekti.

Acılı aileye baş sağlığı diledi

Duruşmada ilk dinlenen sanık Furkan Turan Gülle, kendisinin şehit çocuğu olduğunu, bu nedenle yakınını kaybetmenin acısını en iyi bilen kişilerden biri olduğu belirterek, Eda Nur’a rahmet, ailesine ise başsağlığı diledi. Mahkeme başkanın sorusu üzerine ise kaza gününü anlatan Gülle, “O akşam arkadaşlarla Karamazak köyünde buluştuk. Gece saat 03.30- 04.00 sıralarında 4-5 kadeh viski içtik. Sabah arkadaşımın annesinin rahatsızlığı nedeniyle telefonla aranmamız üzerine sabah evden çıktık. Kalktığımda kendimi iyi hissediyordum. Alkolün etkisinin geçtiğini düşündüm. Arkadaşım D.E.B. ile birlikte yola çıktık. Sonra ışıklara geldiğimizde araç kaymaya başladı. Araç kontrolümden çıktı. Ben aracı kontrol atlına almaya çalışıyordum. Aracın hızının yasal sınırlar içerisinde olduğunu, 80-90 kilometre olduğunu söyleyebilirim. Aracı toparlamaya çalışırken siyah bir araca çarptık. Çarpmayla savrulduk. Savrulma nedeniyle de Eda Nur’u görmedim. Çarptığımızı fark etmedim. Araç durunca aşağıya indik, çarptığımız araca koştum. Onların sağlık durumu nasıl olduğuna bakmak için o araca doğru koştuk. Sonra bize çevredekiler bir yayaya çarptığımızı söyledi. Böyle bir şey yaşanmasını istemezdim. Kimse istemez” dedi.

Şehit çocuğu olduğunu söyledi

Şehit çocuğu olduğunu söyleyen Gülle, kazadan sonra geceleri uyuyamadığını belirterek, “Ben şehit çocuğuyum. Yakınını kaybetmenin acısını en iyi bilenlerden biri benim. Olayın şokunu atlatamadım. Kazayı unutamadım, geceleri uyuyamaz oldum. Psikolojik ilaçlar kullanmaya başladım” diyerek savunmasına devam etti.

Acılı anne gözyaşlarına hakim olamadı

Mahkeme başkanının söz verdiği Eda Tatlıoğlu’nun babası Cevdet Tatlıoğlu, sanıktan şikayetçi olduğunu belirtirken anne Melahat Tatlıoğlu, “Benim canım yandı, başkalarının canı yanmasın” diyerek gözyaşlarına hakim olamadı.

“Aracın uçarak geldiğini gördüm”

Kaza anında siyah aracın sağ arka koltuğunu belirten M.H. isimli tanık ise, “Kaza esnasında kafamı sağa çevirdiğimde camdan, bir aracın bize doğru uçarak geldiğini gördüm. Sonra bizim bulunduğumuz arabaya çarptı. Hafif yaralandım. Bir iki hafta vücudumda ağrılar oluştu. Kaza sırasında Eda Nur’u görmedim. O nedenle nerde olduğunu bilmiyorum. Kazadan sonra ise maktulü gördüm. Yerde yatıyordu” diye konuştu.

“Bilincimiz açıktı”

Diğer tanık D.E.B. ise, “Furkan ile bir akrabalığım yok. Sadece çok yakın arkadaşım. Olay günü birlikteydik. Alkol aldık. Gece 3 buçuk 4 gibi içtik. Ondan sonra içmedik, yattık. Sabah kalkıp yola çıktığımızda ikimizin de bilinci açıktı. Her zamanki gibi, normal bir durumdaydık. Hatta Furkan, sabah annesi ile konuştu. Geceden kalan alkol olduğu, kaza sonrasındaki resmi kayıt ve ölçümlerde de gayet açık bir şekilde yer alıyor. Sabah saat 08.30 gibi yola çıktık. Yeşil ışıktan geçtikten sonra malum kaza meydana geldi. Hızlı değildik” ifadelerine yer verdi.

Kaza anında saatte hızı 117 kilometre tespit edildi

Mahkemede Tatlıoğlu ailesinin avukatı, Furkan Turan’ın Kent Güvenlik Yönetim Sistemi (KGYS) kayıtlarında çarpma anında hızının 117 kilometre ve hastanede yapılan kan testinde ise 1.45 alkollü çıktığını, ceza davasının bilinçli taksirden çıkarılıp, olası kastla yargılanmasını talep etti.

Sanık avukatı ise Furkan Turan Gülle’nin, iş başvurusu için Bartın’da arkadaşları ile buluştuğunu hatırlatarak, tespit edilen alkol oranın idari cezası olan bir konu olduğunu ifade etti. Sanık avukatı, trafik kazalarının ön görülemeyen ve herkesin başına gelebilecek bir olay olduğunu hatırlatarak, kaza anında hava, yol araç durumları ile ilgili ayrıntılı rapor hazırlanarak dosyaya eklenmesini ve Furkan Turan Gülle’nin tutuksuz yargılanmasını talep etti.

Mahkeme heyeti, sanık Furkan Turan’ın tutukluluk halinin devamına, İl Emniyet Müdürlüğü’nden sanığın sürücü belgesi, Devlet Hastanesi’nden ise alkol kan testine ilişkin bilgilerin alınarak mahkeme dosyasına eklenmesi kararını vererek, duruşmayı erteledi.

Duruşma çıkışında Melahat Tatlıoğlu, ölen kızının okul arkadaşlarına sarılarak gözyaşı döktü.

Bizi sosyal medyadan takip edin