Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
24 Mayıs, 2014 15:03 tarihinde yayınlandı
0

Tarihi Çeşmelerin Hali İçler Acısı Durumda

Çerçiler mahallesinde tarihi dokusu, kültür ve turizm miraslarıyla dikkat çeken yüzyıllar önce yapılan çeşmeler, kurtarılmayı bekliyor.  Mahalle Muhtarı Halim Kaya; “Atıl tarihi çeşmelerimizi Karabük turizmine kazandırmalıyız. Çeşmelerimizin orijinal haline uygun restore edilerek, sularının da akmasını sağlamalıyız ki işlevsel hale gelsin” dedi

Karabük’ün Çerçiler mahallesinde tarihi dokusu, kültür ve turizm miraslarıyla dikkat çeken yüzyıllar önce yapılan çeşmeler, kurtarılmayı bekliyor.

Çerçiler merkezde 4 ve Dayıslar’da 2 olmak üzere oyma taşlardan yapılan 6 adet tarihi çeşme olduğunu belirten muhtar Halim Kaya,”Merkezde bulunan ikisi çamaşırhaneli 4 çeşmeden 3 çeşme için projesi Karabük Belediyesi İmar Müdürlüğü tarafından hazırlanan restorasyon ve rölöve projeleri 2007 yılında Karabük Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Müdürlüğü’nce onaylanmış ancak tozlu raflarda unutulmuş.Yaptığım araştırmalar sonucunda yasa gereği İl Özel İdare bünyesinde oluşturulan fon aracılığıyla çeşmelerin restorasyon edilebileceğini öğrendim.İl Özel İdare ve Karabük Belediyesi arasında yapılacak görüşmeler sonucunda en kısa sürede yenileme çalışmalarının başlamasını umuyorum” dedi.

Muhtar Kaya, Dayıslar’da bulunan biri çamaşırhaneli olan çeşmeler ile Çerçiler Merkez Dereyolu bölgesinde bulunan çeşmenin tescil edilerek koruma altına alınması için başvurusunu yaptığını da belirterek, Karabük Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Müdürü Mustafa Sucu, çeşmelerin fotoğraflarını inceledikten sonra çok beğendiğini belirtti. Müdür Sucu tarafından 3 adet çeşmeyi yerinde incelemek üzere görevlendirilen teknik ekip, gerekli işlemi yaptı. Çok yakın bir zamanda da koruma altına alınacağını umuyorum” diye konuştu.

Muslukları kırılan ve bakımsızlıktan çürümeye bırakılan tarihi çeşmelere mahalle halkının sahip çıkmaya çalıştığını ancak yetersiz olduğunu söyleyen Kaya, şunları kaydetti,”Osmanlı Döneminden kalma ve kitabesine göre 1278 yılında İstanbullu Soğukeşmeli Ebubekir Efendi Zevcesi ruhuna yaptırılan tarihi çeşmelerin onaylanan projeye göre restore edilmesi için ilgi merciler tarafından hazırlıklara başlanacağını umuyorum. Yapıldığı dönemlerde halkın su ihtiyacını karşılayan çeşmelerimizin 3 tanesi atıl durumdadır. Atıl tarihi çeşmelerimizi Karabük turizmine kazandırmalıyız.Çeşmelerimizin orijinal haline uygun restore edilerek, sularının da akması sağlamalıyız ki işlevsel hale gelsin. Vatandaşlarımız kendi yerel imkanlarıyla iki çeşmeden su akmasını sağlamış. Diğer çeşme suya hasret kalırken, Mayıs yağışlarından nasibini alan otlar taşlarında yeşermiş olarak restore edilmeyi bekliyor.1189 tarihini taşıyan çeşmelerimiz, duvarlarında yer alan eski yazılarla yazılan kitabeler tarihimizi ortaya koyuyor. Tarih bütünlüğümüz içinde dünümüzü bugüne, bugünümüzü yarına bağlayan en önemli unsurlardan birisi olan çeşmeler su kültürümüzü de yansıtmaktadır. Değerlerimizden birisi olan su kültürünün geçmiş olduğu yerler ve su kültürüne ait işaretler aslında geçmişimizin aynasıdır. Aynalarımız geleceğe de yansımalıdır.”

 

Bizi sosyal medyadan takip edin
katid baskani toktas dogal afetler turizmi etkilemedi otellerde doluluk orani yuzde 70 aDa53Sb5
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
25 Mayıs, 2026 16:45 tarihinde yayınlandı
0 0

KATİD Başkanı Toktaş: “Doğal afetler turizmi etkilemedi, otellerde doluluk oranı yüzde 70”

Karadeniz Turistik İşletmeciler Derneği (KATİD) Başkanı ve Türkiye Otelciler Federasyonu Başkan Yardımcısı Murat Toktaş, Karadeniz Bölgesi’nde yaşanan doğal afetlerin turizmi olumsuz etkilemediğini belirterek, bayram tatiliyle birlikte otellerde doluluk oranlarının yüzde 70 seviyesine ulaştığını söyledi.

Doğal afetlerin turizme olumsuz etkisinin sınırlı kaldığını ifade eden Murat Toktaş, özellikle dere yataklarına yakın inşa edilen bungalovların risk oluşturduğunu dile getirdi. Toktaş, geçmişte yaşanan can ve mal kayıplarının sektörde olumsuz algı oluşturduğunu ancak son dönemde devlet ve belediyelerin aldığı önlemler sayesinde riskli yapıların tahliye edilip yıkıldığını belirtti. Toktaş, iklim değişikliğinin ise bölge turizmine kayda değer bir zarar vermediğini kaydetti.

“Havza’daki sel termal tesisleri etkilemedi”

Yakın zamanda Samsun’un Havza ilçesinde meydana gelen selin termal tesisleri etkilemediğini dile getiren Murat Toktaş, “12 Mayıs’ta Havza ilçemizde yoğun bir yağış meydana geldi. Bundan yaklaşık 3-5 gün öncesinden özellikle valilik kanalıyla sürekli uyarılar yapıldı. Selin vurmasından önce de yaklaşık 3-5 saat evvel tekrar anonslar yapılmıştı. Tesislerimizde şu anda herhangi bir hasarımız yok. Tesisler olarak biz tedbirlerimizi almıştık. Turizm tesislerinde bir problemimiz yok. Sadece orada şehir merkezinde ne yazık ki kötü bir sel felaketiyle karşılaşıldı. O da 2-3 gün içinde belediyenin ve valiliğin mücadelesi ile hızla toparlandı. Havza, termal bölge. Selin termal tesislere olumsuz etkisi olmadı. O anlamda bir problemimiz yok. Yolların hemen açılması, şehir merkezinin hızlı bir şekilde normale dönmesi bizi olumsuz bir şekilde etkilemedi” dedi.

“Şu anda oteller yüzde 70 dolulukta, yazın bu oran yüzde 100 oluyor”

Bayram tatilinin turizm ve otelcilik sektörü açısından hareketlilik oluşturduğunu belirten Toktaş, “Kurban Bayramı tatilinin 9 güne çıkarılmasıyla bölgede yoğun bir hareketlilik yaşanıyor. Özellikle ülkenin batısında yaşayan hemşehrilerimiz kurban kesimi ve tatil amacıyla bölgeye geliyor. Bunun yanında gezi amaçlı gelen ziyaretçiler de bulunuyor. Uzun tatil sektörü hareketlendirdi. Rezervasyonlar önceden gelmeye başlamıştı. Yolda olan vatandaşların bir kısmı da güzergah üzerindeki turistik tesislerde konaklıyor. Özellikle Doğu Karadeniz’e giden misafirlerin önemli bölümü Samsun’da mola veriyor. Bayram sezonunda Karadeniz Bölgesi’nde doluluk oranlarının yüzde 70 seviyelerinde gerçekleşmesini bekliyoruz. Bayramın yaz dönemine denk geldiği yıllarda ise doluluk oranı yüzde 100’e ulaşıyor” diye konuştu.

“İran Savaşı, Arap turistlerin Karadeniz’e gelişini olumsuz etkiledi”

ABD-İran savaşının Körfez ülkelerinden Türkiye’ye gelen turist sayısını etkilediğini ifade eden Toktaş, “Bölgemizde yaşanan İran gerilimi, Avrupa’da olduğu gibi ülkemizde de enflasyonu tetikledi. Yakıt maliyetlerinin artması hem uçak hem de otobüs firmalarının zam yapmasına neden oldu. Mevcut konjonktürde çok büyük bir hareketlilik beklenmiyor. Bunlar geçici etkenler. İran konusu kısa sürede normale dönerse hareketlilik yeniden başlayacaktır. Özellikle Körfez ülkelerinden Doğu Karadeniz’e gelen turistler, uçak bulmakta zorlandıkları için seyahat edemiyor. Hava sahalarının kapanması da önemli bir etken oluşturuyor. Bu nedenle Körfez pazarında daralma yaşanıyor” ifadelerini kullandı.

“Vali Tavlı ve Başkan Doğan’ın turizm hassasiyeti şehre olumlu yansıdı”

Yerel yöneticilerin turizme verdiği önemin şehre olumlu katkı sunduğunu belirten Toktaş, “Valimiz Orhan Tavlı’nın turizm konusuna hassasiyetle yaklaşması ve Büyükşehir Belediye Başkanımız Halit Doğan’ın bu çalışmaları desteklemesi Samsun turizmine olumlu yansıdı. Her iki kurumun da turizmin gelişeceğine inanması önemli bir sinerji oluşturdu. Devlet ve yerel yönetimin turizmi sahiplenmesiyle hızlı bir ilerleme sağlanacağına inanıyorduk. Şu anda bunun gerçekleştiğini görüyoruz. Biz de STK’lar olarak destek vermek amacıyla turizm odaklı sivil toplum kuruluşlarıyla bir platform oluşturduk. Turizm Master Planı’nın açıklanmasıyla birlikte planlı bir yol haritası ortaya konuldu. Bu süreçte sadece kamu ve belediyelerin değil, STK’ların ve üniversitelerin de katkı sunması gerekiyor. Orhan Tavlı’nın göreve gelmesiyle Samsun’un turizme bakışı daha vizyoner bir hale geldi. Bunun olumlu sonuçlarını görmeye başladık” şeklinde konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin