Taner Saral: "Şenol Güneş hep bizimdi, sonsuza kadar da bizim kalacak” - Karabük Haber Postası
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
09 Eylül, 2024 00:30 tarihinde yayınlandı
0
0

Taner Saral: “Şenol Güneş hep bizimdi, sonsuza kadar da bizim kalacak”

Trabzonspor Kulübü Başkan Yardımcısı Taner Saral, Beşiktaş Asbaşkanı Mete Vardar’ın önümüzdeki hafta oynanacak Trabzonspor-Beşiktaş maçıyla ilgili Teknik Direktör Şenol Güneş’e yönelik ifadelerine sert tepki gösterdi. Saral, “Şenol Güneş hep bizimdi, sonsuza kadar da bizim kalacak” dedi.

Trabzonspor Kulübü Başkan Yardımcısı Taner Saral, teknik direktörlük koltuğuna oturan Şenol Güneş ve söylemlerle ilgili açıklamalarda bulundu. Saral, “Öncelikle şunu vurgulamak isterim ki, teknik direktörümüz Şenol Güneş, Trabzonspor’un tarihinde özel bir yere sahiptir ve kulübün başarılarına büyük katkı sağlamış önemli bir futbol adamıdır. Hem oyunculuk kariyerinde hem de teknik direktörlük döneminde Trabzonspor’un şampiyonluklarına imza atmıştır. Liderlik vasıfları, futbol zekası ve disiplinli yaklaşımıyla gerek saha içinde gerekse saha dışında örnek karakterdir” ifadelerini kullandı.

“Vardar’ın korkusunu anlayabiliyoruz”

“Futbolda ahlak önemlidir ve yöneticilerin bu alanda nasıl davranması gerektiği malumunuzdur” diyen Saral, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yöneticilerin popülist söylemlerde bulunarak şaklabanlığa soyunması, ciddiyetten uzaklaşmasına ayrıca kulüp imajının zarar görmesine yol açar. Beşiktaş Kulübü Asbaşkanı Mete Vardar’ın bir sosyal medya platformundaki açıklamaları işte bu bahsettiğimiz ‘şaklabanlığın’ tezahürüdür. Trabzonspor’un efsanesi Şenol Güneş’in ismi üzerinden şaklabanlık sergilenmesini asla kabul edemeyiz. Beşiktaş’a teknik adamlığı döneminde şampiyonluklar yaşatmış Sayın Güneş’in bugün kendi evi ve takımıyla yeniden buluşmasını hazmedemeyen Vardar’ın korkusunu elbette anlıyoruz. Ancak buna gerek yoktu.”

“Yüzümüze karşı konuşamaz”

Futbolun sahada oynanan bir oyun olduğunu belirten Saral, “Asbaşkanlık makamındaki birisinin sahanın içinden çıkarak saha dışında etik ve ahlaki değerlere uygun davranmaması aslında ‘kendisini’ tarif etmektedir. Söz konusu şahsa tavsiyemiz bundan sonra yüzümüze karşı söylemeyeceği ifadeleri ‘sosyal medya trolü’ gibi anlatmamasıdır. Birileri sosyal medya trolü gibi davranmaya devam ede dursun bizler, doğruyu temsil etmek ve sporun pozitif değerlerini yansıtmak, futbol camiasının daha sağlıklı ve saygın bir yapıya kavuşması için mücadele edeceğiz. Son olarak Şenol Güneş hep bizimdi, sonsuza kadar da bizim kalacaktır” şeklinde konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
222222 1
Berkay Doğan Avatarı
Berkay Doğan tarafından
17 Nisan, 2026 09:30 tarihinde yayınlandı /Güncelleme: 16.04.2026 15:54
0
0

KARABÜK’Ü KORKUTAN DEPREM RİSK ANALİZİ

Türkiye’nin aktif deprem kuşaklarından biri olan Alp-Himalaya hattı üzerinde yer alması, birçok şehir gibi Karabük’ü de ciddi risk altında bırakıyor. Uzmanlara göre, 1. derece deprem bölgesinde bulunan Karabük’te yapı stokunun büyük bölümü olası bir deprem karşısında yetersiz

Türkiye, dünyanın en aktif deprem kuşaklarından biri olan Alp-Himalaya deprem kuşağı üzerinde yer alırken, ülkenin büyük bölümü yüksek deprem riski altında bulunuyor. AFAD tarafından güncellenen deprem tehlike haritaları, bölgelerin yer ivmesi değerlerine göre risk seviyelerini ortaya koyuyor. Uzmanlara göre Türkiye’nin sismik hareketliliğini başlıca üç ana fay hattı belirliyor: Kuzey Anadolu Fay Hattı, Doğu Anadolu Fay Hattı ve Batı Anadolu Fay Hatları. Özellikle Kuzey Anadolu Fay Hattı, Karadeniz Bölgesi’nin güney sınırını oluşturarak Düzce’den Erzincan’a kadar uzanan geniş bir hat boyunca etkisini gösteriyor. Ayrıca Karadeniz kıyı şeridinde yer alan Karadeniz Bindirme Fayı da bölge için dikkat çeken bir diğer risk unsuru olarak öne çıkıyor.

Karabük’ü doğrudan etkileyen en önemli sismik unsur, Kuzey Anadolu Fay Hattı. Bu fay hattı, Karabük’ün yakın çevresinden geçerek Düzce, Bolu ve Çankırı üzerinden uzanıyor ve Türkiye’nin en aktif kırıklarından biri olarak biliniyor. Özellikle Karabük Merkez, uzmanların dikkat çektiği riskli yerleşim alanları arasında öne çıkıyor.

TARİHSEL DEPREMLER UYARIYOR

Karabük’ün deprem gerçeği, geçmişte yaşanan büyük felaketlerle de sabit. 1 Şubat 1944’te meydana gelen 1944 Gerede–Çerkeş Depremi, bölge tarihinin en yıkıcı afetlerinden biri olarak kayıtlara geçti. 7.4 büyüklüğündeki deprem; Gerede, Çerkeş ve Bolu’nun yanı sıra Karabük ve Eskipazar’da da büyük yıkıma yol açtı. Yüzlerce bina yıkılırken, çok sayıda insan hayatını kaybetti.

O dönemde genç bir yerleşim olan Karabük’te özellikle fabrika sahası, mahalleler ve köyler ağır hasar aldı. Eskipazar’da vadilerin çökmesi ve kerpiç yapıların büyük bölümünün yıkılması, depremin şiddetini gözler önüne serdi.

ESKİ YAPILAR BÜYÜK TEHDİT

Aradan geçen yıllara rağmen Karabük’teki yapı stokunun önemli bir kısmı hâlâ eski ve dayanıksız. Kentte özellikle 60-70 yıllık binaların yaygın olduğu, bu yapıların günümüz deprem yönetmeliklerine uygun olmadığı belirtiliyor. Uzmanlara göre mevcut binaların yaklaşık yüzde 70’i güçlü bir depremde ayakta kalamayabilir.

Karabük’ün il oluşundan bu yana geçen sürede hızlı bir büyüme yaşansa da, bu gelişimin yapı güvenliği açısından aynı ölçüde ilerlemediği ifade ediliyor. Bugün resmi olarak 1. derece deprem bölgesi olan kentte, eski yönetmeliklere göre inşa edilen yapılar ciddi risk oluşturuyor.

KENTSEL DÖNÜŞÜM ŞART

Karabük’te hızlı kentleşmeye rağmen yapı güvenliğinin aynı ölçüde gelişmediğine işaret eden uzmanlar, acil ve kapsamlı bir kentsel dönüşüm sürecinin başlatılması gerektiğini vurguluyor. Kullanım ömrünü tamamlamış binaların yenilenmesinin hayati önem taşıdığını ifade eden uzmanlar  geçmişte yaşanan acı tecrübelerin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirterek, deprem gerçeğine karşı alınacak önlemlerin ertelenmemesi çağrısında bulundu.

 

Bizi sosyal medyadan takip edin