Reklam
Reklam
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
04 Ekim, 2024 20:22 tarihinde yayınlandı
0

“Tahtalıköyü boyladı” deyiminin kaynağı bulundu

Tokat’ın Büyükyurt köyünde, Orta Asya kökenli tahta mezar geleneği günümüze kadar ulaşarak, “Tahtalıköyü boyladı” deyiminin kaynağını oluşturuyor.

Tokat’ın Niksar ilçesine 23 kilometre uzaklıkta bulunan Büyükyurt köyünde, Orta Asya’dan günümüze kadar ulaşan ilginç bir mezarlık geleneği dikkat çekiyor. Köyde yer alan 5 mezar, Türklerin Orta Asya’dan getirdikleri kültürün bir uzantısı olarak kabul ediliyor. Eski Türklerde, kötü ruhların tahtadan uzak durduğuna inanıldığı için mezarlar ev ve bark şeklinde yapılarak cenaze anıtı işlevi görüyordu. Bu geleneğin de ölen birine Türkçede “Tahtalıköyü boyladı” denmesinin kökenini oluşturduğu düşünülüyor.

“Tahtalıköy tabiri ev şeklinde benzeyen tahta mezarlıklar için söylenmiş”

Tahta mezarların Göktürk kanunlarında ruhların ikametgahı olarak görüldüğünü söyleyen tarih araştırmacısı Aybike Gamze Gazioğlu, “Birisi vefat ettiğinde, hatta gündelik konuşmamızda, vefat eden birisi için ’tahtalıköyü boyladı’ deriz. Bu deyimin nereden geldiğini söylemek istiyorum. Günümüzde bu durum pek bilinmese de tahta mezarlar biz Türklerin Orta Asya’dan beri gelenekleri arasındadır. Türkçemizde ev bark terimi aynı zamanda mezar anıtı anlamına da gelir ve Göktürk kanunlarında ruhların ikametgahı olarak görünür. Bark ulu kişilerin yaptıkları ve ziyaret konusu olan türbeleri de ifade eder. Derme çatma ağaçtan yapılan ev anlamına da gelir. Bu sebeptendir ki evlerin çatısı, tahta mezarlarının çatısı, cenazede taşınan tabutun üstü genelde düz değil baca şeklindedir. Ev bark dediğimiz deyim de bize ev yaşamayı bark ise ölümü hatırlatıyor. Türkçe’de ’tahtalıköy’ tabiri ev şeklinde benzeyen tahta mezarlıkları için söylenmiş. Orta Asya’da ağaç mezarların kötü ruhların tahtadan uzak durduklarına inanırlarmış. Bu gelenekten günümüzde kalan şey vefat eden birisi defnedilirken baş ve ayak bölümünü belirten tahtalar dikilir. Bu gelenek o dönemden kalmadır. Orta Asya’da mezarlar tahtadan olduğu için 13’üncü yüzyılda Türk asıllı, İranlı Ozan Nizami tahta mezarları için ’Kıpçak bozkırlarında toprağa saplanmış tahtalar, deniz kıyısında otlar kadar çoktur’ demiştir. Tokat’ın Niksar ilçesine 23 kilometre uzaklıkta bulunan Büyükyurt köyünde 5 tane tahta mezar vardır. Bu köydeki ağaç mezarlar ev barkı şeklinde yapılmış mezar sandukasıdır. Orta Asya’da bulunan tahta mezarlara ölü gömme geleneğinin de devamıdır” dedi.

“19 mezardan 5 tanesi kaldı”

Gazioğlu, Büyükyurt köyünde daha önce 19 tane tahta mezar olduğunu ifade ederek, “Şu anda 5 taneye düşmüş durumda. Yetkililerin bu son kalan 5 tane mezarlara da sahip çıkmasını istiyoruz” diye konuştu.

“Tahta mezarlar azaldı”

Büyükyurt köyü sakinleri ise köydeki tarihi tahta mezarların beton yapılarla yer değiştirmesinden endişeli. Köylüler, “Eskiden imkansızlıktan tahta kullanılırdı, ustalıklarını konuştururlardı. Şimdi beton mezarlar yaygınlaştı, tahta mezarlar azaldı” diyerek, bu geleneğin canlandırılmasını istiyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin
ewq 1
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
03 Haziran, 2026 09:48 tarihinde yayınlandı
0

Karabük’te kursiyerlerin eserleri beğeniye sunuldu

Karabük’te “Hayat Boyu Öğrenme Haftası” kapsamında düzenlenen programda, Halk Eğitimi Merkezi kursiyerlerinin el emeği ürünlerinden oluşan sergi açıldı.

Sergide tel kırma, dikiş-nakış, seramik, örgü, resim, ebru, kağıt rölyef ve filografi gibi geleneksel el sanatları başta olmak üzere çok sayıda el işi ürün yer aldı.

Halk Eğitimi Merkezi’ndeki serginin açılışına, Vali Oktay Çağatay, Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya, Karabük Cumhuriyet Başsavcısı Selçuk Akman, İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay İsmail Gökcek, kurum müdürleri, kursiyerler ve vatandaşlar katıldı.

İl Milli Eğitim Müdürlüğü koordinesinde düzenlenen program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Programda konuşan İl Milli Eğitim Müdürü Nevzat Akbaş hayat boyu öğrenmenin önemine dikkat çekerek, “Örgün ve yaygın eğitim kurumlarımızda öğrencilerimiz ve kursiyerlerimiz akademik, sosyal, kültürel, sportif ve sanatsal alanlarda önemli başarılara imza atmaktadır. Hayat payı öğrenme yalnızca bir kurs faaliyeti değil, bireyin kendini geliştirmesi, üretmesi ve topluma katkı sunmasıdır” dedi.

Programda konuşan Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya kurslar ve kursiyerlerle ilgili olarak, “İl Milli Eğitim Müdürlüğümüz tarafından tahsis edilen kıymetli eğitmenlerimizle birlikte Karabük Kültür ve Eğitim MERKEZİ (KAMER) bünyesinde tam 6 binden fazla kursiyerimize giyim, el sanatları, sağlıklı yaşam egzersizleri, spor, rölyef, resim, el nakışı, makine nakışı, ebru, 4-6 yaş dini değerler eğitimi, Eflani çember bezi dokuma gibi birçok branşta eğitim sunduk” ifadelerini kullandı.

Karabük Valisi Oktay Çağatay ise Milli Eğitim denince akla ilk olarak okulların geldiğini ama onunla sınırlı olmadığını ifade ederek, “Milli Eğitim Müdürlüğümüzün koordinasyonunda sosyal kurumların iş birliği ile yediden yetmişe birçok çoluğumuza, çocuğumuza, hanımefendiye, beyefendiye biz kurslarla kaliteli zaman geçirdik. Sağlıklı yaşamak, değerlerimizin korunması, kaybolmaya yüz tutmuş geleneklerimizin yaşatılması anlamında binlerce insanımıza kurs veriyoruz” şeklinde konuştu.

Konuşmaların ardından işaret dili öğrencileri eşliğinde müzik performansı sergilendi. Açılış sonrası sergiyi gezen protokol üyeleri, kursiyerler tarafından hazırlanan eserleri inceleyerek çalışmalar hakkında bilgi aldı.
Kursiyerlerin yıl boyunca hazırladığı eserlerin sergilendiği etkinlik, Hayat Boyu Öğrenme Haftası kapsamında hafta boyunca Karabük Halk Eğitimi Merkezi’nde ziyaret edilebilecek.

Bizi sosyal medyadan takip edin