Reklam
Reklam
susuz kalan beyinde hucreler arasi iletisim yavasliyor JdbBHetD
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
24 Ocak, 2026 16:30 tarihinde yayınlandı
0

Susuz kalan beyinde hücreler arası iletişim yavaşlıyor

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEÜN) Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Esra Acıman Demirel, yetersiz sıvı tüketiminin beyin fonksiyonları üzerindeki tahribatına dikkat çekti. Beynin yüzde 75’inin sudan oluştuğunu hatırlatan Demirel, “Susuzlukla birlikte beyne giden kan hacmi azalır, bu da kısa süreli unutkanlık ve öğrenme sorunlarına yol açar” uyarısında bulundu.

BEÜN Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Esra Acıman Demirel, günlük hayatın koşuşturmacasında ihmal edilen su tüketiminin beyin sağlığı üzerindeki kritik etkilerini anlattı. Hafif düzeydeki sıvı kaybının dahi zihinsel performansı düşürdüğünü belirten Demirel, susuzluğun beyindeki sinir hücreleri arasındaki iletişimi yavaşlattığını, bunun sonucunda konsantrasyon güçlüğü ve kelime bulmakta zorlanma gibi belirtilerin ortaya çıktığını ifade etti.

“Konuşurken kelime bulamıyorsanız sebebi susuzluk olabilir”

Susuzluğun beyin hücreleri üzerindeki doğrudan etkisini anlatan Doç. Dr. Demirel, süreci şu sözlerle aktardı:

“Beynin yaklaşık yüzde 75’i sudan oluşur ve yeterli sıvı alınmadığında beyin hücreleri arasındaki iletişim yavaşlar. Bu durum dikkat azalması, konsantrasyon güçlüğü, özellikle kısa süreli unutkanlık da kendini gösterir. Hafif susuzluk bile zihinsel performansı olumsuz olarak etkiler. Susuzlukla birlikte beyne giden kan hacmi azalır. Bu da beyne giden oksijen miktarını, besin miktarını düşürür. Aynı zamanda elektrolit dengesizlikler olur. Sonuç olarak sinir hücreleri arasındaki iletişim yavaşlar. Bu da kısa süreli unutkanlık, öğrenme ve hafıza sorunlarına sebep olur. Genellikle dikkat ve kısa süreli bellek etkilenir. Yani kişi eşyaları koyduğu yeri hatırlayamaz, konuşurken kelime bulmakta zorlanır. Bazen kişilerin isimlerini unutabilir. Hatta yaptığı işi yarım bırakabilir. Bu tür unutkanlıklar çoğu zaman yeterli sıvı alımıyla birlikte düzelir.”

Yaşlılar için ‘Sessiz Tehlike’ kronik susuzluk

Yaş ilerledikçe susuzluk hissinin azaldığına dikkat çeken Demirel, yaşlı bireylerin farkında olmadan kronik susuzluk yaşadığını belirterek, “Yaşla birlikte susuzluk hissi azalır. Bu nedenle de yaşlı bireyler farkında olmadan kronik susuzluk yaşayabilirler. Bu durum konfüzyon dediğimiz dalgınlık, dikkat eksikliği, ani ve kısa süreli bellek bozukluklarına sebep olabilir. O yüzden beyin sağlığı için yaşlıların da yeterli miktarda sıvı alımına dikkat etmek gerekir” ifadelerini kullandı.

“Çay ve kahve kesinlikle su yerine geçmez”

Sıvı alımında doğru bilinen yanlışlara değinen ve demans riskine vurgu yapan Doç. Dr. Esra Acıman Demirel, sözlerini şöyle tamamladı:

“Susuzluk doğrudan Alzheimer’a neden olmaz. Ancak beyin fonksiyonları geçici olarak bozulabilir. Hatta mevcut bilişsel durumu kötüleştirebilir. Uzun süreli tekrarlayan sıvı eksikliği beyin sağlığı için bir risk olarak kabul edilir ve ilerleyen dönemde unutkanlığa, demansa sebep olabilir. Genel olarak erişkin bir bireyin 2-2,5 litre sıvı alınımını önermekteyiz ama bu yaşına kişinin fiziksel aktivitesine, hava sıcaklığına hatta sağlık durumuna göre değişebilir. Bunun en önemli göstergesi idrar renginin açık sarı olmasıdır. Çay ve kahve kesinlikle su yerine geçmez hatta bunların idrar söktürücü etkisi de bilinmekte. Bu nedenle suyun yerini tutmazlar. Unutkanlığı olan bireyler mutlaka sıvı alımına, yeterli beslenmeye, düzenli uykuya dikkat etmeleri gerekiyor. Ama bunları yerine getirdiği halde kişinin unutkanlıkları devam ediyorsa mutlaka bir doktora başvurmasını öneriyoruz.”

Bizi sosyal medyadan takip edin
d 2
Haber Merkezi Avatarı
Haber Merkezi tarafından
11 Mayıs, 2026 13:24 tarihinde yayınlandı
0

Enerjisa Üretim’de Kadınların Gücüyle Dönüşen Enerji Geleceği: REDKA’da Yeni Dönem Başlıyor

Türkiye’nin yenilenebilir enerji dönüşümüne öncülük eden Enerjisa Üretim, fırsat eşitliğini odağına alan Rüzgârı Enerjiye Dönüştüren Kadın Teknisyen Programı’nın yeni dönemini başlattı. Program kapsamında genç kadın yetenekler teknik eğitimler, liderlik buluşmaları ve kariyer fırsatlarıyla enerji sektörünün geleceğine hazırlanacak.

 Enerjisa Üretim’in uygulama odaklı ve istihdamla bütünleşen Rüzgârı Enerjiye Dönüştüren Kadınlar (REDKA) modeli, gençlerin potansiyelini doğrudan üretim sahasına taşıyan, kadın teknik istihdamını güçlendiren uygulamalı bir gelişim modeli olarak konumlanıyor. Program, teknik bilgi kazandıran bir eğitim süreci olmanın ötesine geçerek, katılımcılarını enerji sektörünün dinamiklerine hâkim, sahada değer üreten profesyoneller olarak yetiştirmeyi hedefliyor.

Eğitimden kariyere uzanan sürdürülebilir yolculuk

REDKA Teknisyen Programı kapsamında katılımcılar, Enerjisa Üretim liderliğinde 1 ay süren kapsamlı bir teknik eğitim sürecine dahil oluyor. Bu süreç, enerji üretiminden saha operasyonlarına, bakım ve arıza yönetiminden ileri teknik uygulamalara uzanan geniş bir perspektifte kurgulanarak katılımcıların teknik yetkinliklerini derinleştiriyor. 2023 yılından bu yana sürdürülen REDKA Programı, enerji sektöründe kadınların daha fazla yer almalarını desteklemeyi; aynı zamanda fark yaratan, karar verici rollerde etkili ve dönüştürücü bireyler olarak güçlenmelerini amaçlıyor. Program, teknik gelişimin yanı sıra kapsayıcı ve sürdürülebilir bir dönüşüm vizyonuyla kadın istihdamını destekleyen önemli bir gelişim platformu olarak öne çıkıyor.

Programın sunduğu en güçlü değerlerden biri, gelişim sürecinin somut kariyer fırsatlarıyla desteklenmesi. Eğitim sürecini başarıyla tamamlayan katılımcılar, edindikleri yetkinlikleri sahaya taşıyarak Enerjisa Üretim’in farklı lokasyonlarında teknisyen kadrolarında görev alma ve kariyerlerine güçlü bir başlangıç yapma fırsatı elde ediyor.  Kırklareli, Edirne, Çanakkale, Muğla ve Aydın’a uzanan geniş operasyon sahalarında görev alacak bu yetenekler, enerji üretimindeki sahadaki dönüşüme doğrudan katkı sunuyor. Sınırlı kontenjanla ilerleyen program, her bir katılımcıya odaklanan derinlikli gelişim yaklaşımıyla sürdürülebilir ve kalıcı bir etki yaratıyor.

Genç yeteneklerle büyüyen enerji ekosistemi

REDKA Teknisyen Programı’nın yeni dönem başvuruları 4 Mayıs – 30 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Üniversitelerin / Meslek Yüksekokullarının elektrik ve alternatif enerji kaynakları bölümlerinde eğitim almış, teknik yetkinliklerini sahaya taşımak isteyen kadın teknisyen adayları için tasarlanan bu güçlü yapı, enerjinin geleceğinde aktif rol almak isteyen adaylara önemli bir fırsat sunuyor.

“Yenilenebilir enerjinin geleceğini yetenekle inşa ediyoruz”

Sürdürülebilir büyümenin merkezinde kapsayıcı bir yetenek ekosisteminin yer aldığını ifade eden Enerjisa Üretim İnsan ve Kültür Genel Müdür Yardımcısı Ayşegül Gürkale, “Enerji sektöründe dönüşümün en güçlü unsurlarından birini, çeşitlilik ve kapsayıcılıkla güçlenen kadın yeteneklerin desteklenmesi oluşturuyor. Enerjisa Üretim olarak 30. yılımızda rüzgâr enerjisinde 1.000 MW kurulu güç eşiğini aşarak ulaştığımız bu önemli kilometre taşı, geliştirdiğimiz projelerle birlikte kapsayıcı yaklaşımımızın yarattığı bütünsel değeri güçlü bir şekilde ortaya koyuyor. REDKA’nın hayata geçtiği günden bu yana 25 kadın teknisyen ve mühendis sahada aktif olarak görev almaya başladı. Bu tablo, enerji sektöründe kadın görünürlüğünün artması ve teknik rollerde kadın temsilinin güçlenmesi açısından önemli bir dönüşümü ortaya koyarken, REDKA Teknisyen Programımızın yeni dönemiyle etki alanımızı daha da genişletiyor; genç kadınların teknik yetkinliklerini sahada değere dönüştürerek enerji sektöründe uzun soluklu kariyer planlamalarını destekliyoruz. Bugün rüzgâr türbinlerine tırmanan, sahada arıza tespiti yapan, sistemleri yöneten kadınlar yarının enerji liderleri olacak” dedi.

Bilgi için:

 

Emrah Anabal – Weber Shandwick, [email protected]; 0 555 488 87 56
Pelin Saçu – Weber Shandwick, [email protected]; 0 551 599 39 35

Bizi sosyal medyadan takip edin