Reklam Alanı — Yan Sol Reklam Bu alana reklam ver
Reklam Alanı — Yan Sağ Reklam Bu alana reklam ver
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
21 Aralık, 2017 13:54 tarihinde yayınlandı
0

“Susmak mı, karşı koymak mı?” Paneli

Karabük Üniversitesi Genç Kadem Kulübü tarafından Mobbing (Kadına Yönelik Psikolojik Taciz) ile ilgili “Susmak mı, karşı koymak mı?” konulu panel gerçekleştirildi.

Genç Kadem Kulübü tarafından müzikal gösterisinin de yapıldığı panele konuşmacı olarak Gazi Üniversitesi İİBF Dekanı Prof. Dr. Gonca Bayraktar Durgun, Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Nuran Halise Belet, Hak İş Kadın Komitesi Başkanı Fatma Yavuz, Üniversite Ebelik Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Nazan Karahan ve Kadem Karabük Temsilcisi Hatice İpek katıldı.

Paneli başlatan ve aynı zamanda panel moderatörü olan Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Prof. Dr. Gonca Bayraktar Durgun toplumumuzun mobbing algısı ve  mobbing tecrübesi konulu konuşmasını gerçekleştirdi. Durgun, mobbinge maruz kalmış birisi olarak mobbing karşısında güçlü durduğunu, toplumun bu konuda bilinçsiz olduğunu ve mobbingi uygulayan bireylerin zayıf kişilikler olduğunu ifade etti.  Durgun, iş hayatında kadınların erkeklerden daha fazla mobbinge maruz kaldığını söyledi.

Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Nuran Halise Belet, iki sene boyunca sistematik olarak mobbinge uğradığını ifade ederek,  iş yerinde mobbinge uğradığı için oryantasyon sorunu yaşıyormuş gibi suçlandığını söyledi ve iş yerinde mobbingi önleyici önlemler alınması gerektiğini ifade etti.  Belet, mobbingte en önemli faktörün çevre olduğunu mobbing yüzünden insanların artık kendinden korkar hale geldiğine dikkat çekti.

Kadem Karabük Temsilcisi Hatice İpek, Kadın ve Demokrasi Derneği olarak kadınları her alanda desteklediklerini vurgulayarak; “Kendi ayakları üzerinde duran, sağlıklı nesiller yetiştiren, ne istediğini bilen, donanımlı güçlü kadın yetiştirmeyi hedefliyoruz. Bu bağlamda sanat, kültür, eğitim ekonomi gibi alanlarda uzman kişilerle seminerler sempozyumlar paneller ve konferanslar düzenliyoruz.” şeklinde konuştu.

Kadem Karabük Temsilcisi Hatice İpek iyi bir gelecek için kadınların eğitilmesinin ve desteklenmesinin önemine vurgu yaparak; “Kadın gelişirse gelecek değişir, dünya değişir” dedi.  Kadem olarak kadının sorunlarına değindiklerini, bu alanda farkındalık yaratmak amacıyla etkinlikler düzenlediklerini de ifade eden İpek,  bu etkinliklerde mobbing ile mücadele konusunu daha çok ele aldıklarını belirtti. Son olarak İpek, Ülkemizde mobbingin önlenmesine yönelik tedbirlerin 2011 yılında yayınlanan bir genelge ile düzenlendiğini ve 2011 yılından 2014 yılına kadar mobbinge yönelik şiddet ile ilgili sayının ciddi bir artış gösterdiğini söyleyerek konuşmasını noktaladı.

Hak İş Konfederasyonu Kadın Komitesi Başkanı Fatma Yavuz, Hak İş olarak haklar ve özgürlüklerin mücadelesini verdiklerine dikkat çekerek sendikal harekette kadınların daha etkin roller üstlenmesini hedeflediklerini söyledi. Yavuz konfederasyon olarak genel kurul kararlarında kadın odaklı kararlar aldıklarını ve iş yerinde mobbinge karşı önlemlerin arttırılması gerektiğini söyledi. Hak İş Konfederasyonu Kadın Komitesi Başkanı Fatma Yavuz, yaşanılan sorunlar karşısında maruz kalınan olaylar ve durumlar karşısında ümitsizliğe kapılmayacaklarını belirtirken; “Yaşadığın yeri cennet yapmadığın sürece kaçtığın her yer cehennemdir” dedi.

Ebelik Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Nazan Karahan ise panelin başlığına dikkat çekerek; “Ne susmak ne karşı çıkmak. Bence yapılması gereken tek şey olayın dışına çıkarak sorunu objektif olarak algılamalıyız” dedi. Karahan mobbing sandığımız durumun yanlış iletişimden kaynaklanabileceğini belirtti ve önce insanlar arasında doğru iletişimin sağlanması gerektiğini vurguladı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
fevzi aydin
Fevzi Aydın Avatarı
Fevzi Aydın
05 Mayıs, 2026 13:22 tarihinde yayınlandı
0

SİYASET YENİLENECEK…

DÜŞÜNCE VE GÖRÜŞ
       Fevzi Aydın
Türkiye yeni bir genel seçim sathına giriyor…
2028 yılında yapılması gereken Cumhurbaşkanlığı ve TBMM genel seçimleri, muhtemelen öne alınarak 2027 yılında yapılacak…
Çeyrek asırlık AKP ve ardından AKP-MHP ortaklığı, Cumhur İttifakıyla, ülke siyaseti ve yönetiminde hatırı sayılır gelişmeler yaşandı…
21. yüzyılla birlikte çeyrek asrı geçen dönemde, çok siyasetçiler geldi, siyaset arenasına girdi, çok siyasetçi de siyaset arenasından çıktı…
Partiler kendini feshederek ya da liderleri iktidar partisine katılarak, Türk siyasetinde önemli görevlere geldi…
Gerek PKK ve gerekse komşu ülkeleri saran Arap Baharının getirdiği savaşlara, Türkiye’de başlangıçta ABD ile ardından Rusya, sonuçta ABD ile savaşa dahil olarak, yarım asırlık sürece damga vuran savaşlarda aktif rol aldı…
Yarım asırlık son siyaset döneminin muhalefet partisi CHP ise AKP ve ardından MHP ve diğer partilerin katılımıyla oluşan Cumhur İttifakı karşısında siyasete tutunamadı…
Yarım asırlık siyaset döneminde, Altan Öymen, Deniz Baykal, Kemal Kılıçdaroğlu ve Özgür Özel genel başkanlık yaptı CHP’de…
Dört genel başkanın görev yaptığı yarım asırlık siyaset döneminde, ana muhalefet partisi genel başkanı olarak, liderler CHP’yi iktidara taşıyamadı…
İktidarın icraatlarını takip ve halkın siyasi nabzını tutmak yerine, parti içi muhalefet ve kurultaylarla uğraşan ana muhalefet CHP liderleri, ana muhalefete iktidar yolunu açmakta büyük zorluklar yaşadı ve yaşamaya devam ediyor…
İktidarın, yarım asırdan günümüze kadar getirdiği iktidarını, son seçimlerde büyük başarı kazanan ana muhalefet CHP’nin sallamasıyla gelişen olaylar, ülke siyasetini başka mecralara taşıdı…
Büyük şehirlerden başlamak üzere iktidar, muhalefet Cumhurbaşkanı adayı ve belediye başkanlarını; çoğunluk geçmiş dönemler olmak üzere, hizmet ve çalışmalarından dolayı, gizli tanık ve ihbarlarla, onlarca belediye başkanı tutuklanarak, görevden alındı…
Millet iradesini her alanda dilinden düşürmeyen iktidar, Millet İradesiyle seçilen belediye başkanlarının, yolsuzluk iddiasıyla tutuklanarak görevden alınmasıyla, belediye başkanlıkları iktidara geçerken, millet iradesi de yok sayılmış oldu…
Terör örgütü PKK elebaşısının hapiste olması ve örgütün dağılma noktasına gelmişken terörist başı Öcalan’ın, Terörsüz Türkiye hamlesiyle, sürece dahil edilerek görüşmelere başlanması olumsuz karşılanırken, binlerce şehit yakını da yok sayılmış oldu…
Dünya Bankası-IMF programına dahil olmasıyla, yeniden ABD’nin ekonomi yörüngesine giren ekonomi yönetimi ve iktidar, acı reçeteler karşısında halkın sesini duymazken, muhalefet belediye başkanlarının ihbar ve gizli tanıklarla tutuklanmasıyla, gündemi değiştirmeye devam ediyor…
Muhtemelen 2027 yılında yapılması düşünülen Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili Genel Seçimleriyle Türkiye’de siyaset yenilenirken, millet iradesi hangi siyasi iradeyi şemsiyesi altına alacak…
Muhalefetin güçlü olamamasına rağmen, iktidarın da halkı görmezden gelmesine rağmen, seçmen muhalefeti mi, iktidarı mı şemsiyesi altına alacak…
Türkiye’de yıllar sonra milli irade, siyaseti yenileyerek iktidarı değiştirecek mi yoksa iktidara devam mı diyecek…
Düşünce ve görüşlerin ışık olması dileğiyle…