Tarım ve Orman Bakanlığı, Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü tarafından Karabük’ün Eflani ilçesine yapılan Gökgöz göleti tamamlanarak su tutmaya başladı. 530 bin metreküp su tutma hacmine sahip gölet bölgede 760 dekar tarım arazini sulayacak.
DSİ’nin Karabük’e yaptığı yatırımlarla kentin mümbit topraklarını su ile buluşturmaya, vatandaşlara içme ve kullanma suyu temin etmeye ve derelerdeki taşkın riskini azaltmaya devam ediyor. Karabük ve ilçelerinde son dönemde yapılan su yapılarının artması bölgedeki tarımsal faaliyetlerin gelişmesinde de önemli rol oynamaya başladı.
Eflani Gökgöz Gölet’i ve Sulamasında gövde dolgusu tamamlanarak su tutmaya başladığını müjdeleyen DSİ Genel Müdürü Kaya Yıldız, çalışmaları devam eden Gölet’in tamamlanması ile 760 dekar tarım arazisinin sulanmasının sağlanacağını söyledi.
“Bölge İnsanına Ek Gelir Sağlanacak”
Genel Müdür Yıldız, Eflani Gökgöz Gölet’inin temelden 27.20 metre yüksekliğinde olduğunu ve 530 bin metreküp su biriktirme hacmine sahip olduğunu belirterek, “Barajın tamamlanması ile bölgede yapılacak sulu tarım ile birlikte hem tarlalardaki verim artarak, hem de yörede ürün çeşitliliğini sağlanacaktır.” dedi.


Su tutmaya başlayan Gökgöz göleti 760 dekar arazi sulanacak
Kar kütlelerinden bahar çiçeklerine yürüdüler
Gümüşhane’de bahar mevsiminin en canlı günlerinde Torul ilçesinin büyüleyici coğrafyasında 12 kilometrelik unutulmaz bir yürüyüş gerçekleştirildi. 24 sporcunun katılımıyla Yücebelen ve Kirazlık köyleri arasındaki tarihi rotada ilerleyen ekip; kar kütleleri, bahar çiçekleri ve coşkuyla akan dereler eşliğinde doğanın kalbine yolculuk yaptı.
Gümüşhane Dağcılık, Doğa Sporları, Gençlik ve Spor Kulübü Derneği (GÜDAK) bu hafta sonu 24 sporcusuyla birlikte Torul ilçesinin Yücebelen ve Kirazlık köyleri arasındaki parkuru arşınladı. Etkinlik, Yücebelen köyü Büyük Silve Mahallesi’nden başladı. Araçlarından inerek hazırlıklarını tamamlayan sporcular, ilk olarak dünya çapında bir görselliğe sahip olan Livade Yaylası’na ulaştı. Burada fotoğraf çekimleri yaparak anı ölümsüzleştiren grup, ardından orman içi yollardan ilerledi.
Kar kütlelerinin üzerinden geçip, çiçek tarlalarından yürüdüler
Zaman zaman kıştan kalan kar kütlelerinin üzerinden geçen, zaman zaman ise yeni açan bahar çiçeklerinin arasından süzülen sporcular, Kirazlık köyünün Mezere bölgesi ile Çayırlar Yaylası’na ulaştı. Bölgenin gürül gürül akan dereleri ve bozulmamış mimarisi, katılımcılar üzerinde derin bir etki bıraktı. Kurusakız sırtından Kirazlık köyünün Küskürme mahallesine ulaşan sporcular 12 kilometrelik yürüyüşü burada noktaladı.
Katılımcıların “hayatım boyunca görmediğim manzaralar” olarak tanımladığı rota, Torul Barajı’nın eşsiz görüntüsüyle taçlandı. Yıllar sonra ilk kez dolu savaktan su tahliye eden barajın görkemi, yorgun sporcular için unutulmaz bir final ödülü oldu.
“Doğada benliğimi buldum”
Yürüyüşe katılan akademisyen Aleyna Gün, doğanın insan ruhu üzerindeki iyileştirici etkisine dikkat çekti. Gün, yaklaşık bir yıldır bu yürüyüşlere katıldığını belirterek “Kendimi burada çok rahat hissediyorum, benliğimi buluyorum açıkçası. Şunu dile getirmek istiyorum; yaklaşık bir yıldır bu yürüyüşlere katılıyorum. Bu yürüyüşlere katılmadan evvel içimde bir boşluk hissediyordum, tanımlayamadığım bir şey vardı, bir eksiklik vardı. Şunu fark ettim; Aslında her şeyi günümüzde yüzeysel yaşıyoruz. Duygularımızı yüzeysel yaşıyoruz, hislerimizi yüzeysel yaşıyoruz. Ben şuna karar verdim sonrasında; o tozlu raflardan hislerimi kaldırıp tekrar hayatıma dahil ettim. Her çiçeğin rengi bana tekrardan hissettiğimi, yaşadığımı fark ettirdi” dedi.
Akademisyen Fatma Cebeci Aydın ise “Patikanın içinde yer yer kar kütleleri vardı, üzerlerinden geçtik. Hemen yanı başında ise menekşeler ve sümbüller açmıştı. Elektriğin olmadığı, doğanın tam anlamıyla korunduğu yaylaları görmek paha biçilemezdi. Yağmur bizi ıslatsa da güneşin ve baharın tadını sonuna kadar çıkardık” diye konuştu.
Niğde’den Gümüşhane Dağları için geldi
Gümüşhaneli olan ancak Niğde’de çalışan Esin İnce, bu özel gezi için iki günlüğüne kente geldiğini belirtti. İnce, “Parkur o kadar güzeldi ki, yeşilin her tonunu gördük. Eski patikalar ve yayla evleri beni çok etkiledi. Özellikle daha önce görmediğim değişik çiçek türlerini keşfetmek harikaydı” diye konuştu.


