Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
14 Temmuz, 2015 09:08 tarihinde yayınlandı
0

Su Borusu Patladı, Şehrin Göbeği Şelale ve Irmağa Döndü

ZONGULDAK ’ta yol çalışması yapıldığı sırada patlayan bir su borusu sokağı ırmağa çevirdi.
Zonguldak’ın Terakki Mahallesi Cumhuriyet Caddesi’nde bulunan Dumlupınar Sokak’ta yol yapım çalışması sırasında, yolun altında bulunan bir su borusu patladı. İş makinesinin kazdığı yerin altında bulunan borunun hasar görmesiyle sokak adeta ırmağa dönüştü. Yokuşun tepesinde patlayan su borusu kentin en işlek caddelerinden olan Cumhuriyet Caddesi’ne süratli bir şekilde aktı. Sokağın etrafında bulunan apartmanlarda yaşayanlar ise mahsur kaldıkları evlerinde olayı meraklı şekilde izledi.
ŞEHRİN GÖBEĞİNDE ŞELALE
Akan su zaman zaman doğal şelaleyi hatırlattı. Zonguldak Belediyesi’nin işlerini yapan taşeron şirket yetkilileri ise yol yapım çalışmasının gerçekleştiği sokakta böyle bir su borusu olduğundan haberleri olmadıklarını ve bu sebeple böyle bir kaza meydana geldiğini söyledi.
Yaklaşık yarım saat boyunca yüzlerce litre suyun boşa aktığı caddede esnaf dükkanlarına su gelmesini engellemek için çekpas yardımıyla suyu itti. Uzun süre su kesilmeyince taşeron firma işçileri suyun aktığı bölgeye taş dizerek aşağıda bulunan caddeye suyun gitmesini engellemeye çalıştı ancak başarılı olamadı.
Daha sonra belediye tarafından su ana vanadan kesildi. Bölgede sular ise yaklaşık 7 saat kesili kaldı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin