Karabük Basınının Safranbolu Belediyesi ile yaptığı abonelik sözleşmesi AK Parti ile CHP arasında kavga çıkardı. Her iki Partinin İl Başkanları yaptıkları karşılıklı açıklamalarla basın özgürlüğü üzerinden birbirlerini suçladılar
Karabük, son günlerde Karabük Basınının Safranbolu Belediyesi ile yaptığı abonelik sözleşmesini konuşmaya başladı. İlk olarak bazı Gazeteciler tarafından gündeme getirilen bu sözleşme daha sonra Safranbolu Belediye Başkanı Elif Köse’nin yaptığı açıklama ile daha da alevlendi. Konuyla ilgili AK Parti İl Başkanı Av. İsmail Altınöz, CHP İl Başkanı Abdullah Çakır tarafından açıklama yapıldı.
MHP İl Başkanı Adem Kar’ın yaptığı basın açıklaması, kendisine yakın olan Basın kuruluşlarına gönderildiği için bu açıklamayı yayınlayamıyoruz.
İlk açıklama Safranbolu Belediye Başkanı Elif Köse’den geldi. Köse yaptığı açıklamada; “Belediyemiz ile basın mensupları arasındaki sözleşmede yer alan ve dikkatli okunduğunda maksadı dışında algılandığı anlaşılan ibare; Basın Ahlak Esasları Hakkında 129 Sayılı Genel Kurul Kararının 1. Maddesinin (ı) bendindeki ilkenin değişik bir tekrarı niteliğinde olup, ilke şu şekildedir: “Kişi, kurum ve toplum katmanlarına yönelik yayınlarda, eleştiri sınırlarını aşan aşağılayıcı sözcükler kullanılamaz; hakaret edilemez, sövülemez iftira ve haksız isnat yapılamaz.”
Basının eleştiri ve haber yapma hakkına yönelik herhangi bir müdahale yapmamız CHP’li bir belediye olarak asla söz konusu değildir ve olamaz. Gazetecilik mesleğinin ne kadar kutsal olduğunu bizler en iyi bilenleriz. Bu olayı çığırtkanlık yaparcasına çarpıtıp ‘BASINA Sansür Uygulanıyor’ şeklinde yansıtmak gerçekten abesle iştigaldir
Esasında hiçbir basın mensubunun kendi meslek kurallarını ihlal edeceğine dair, herhangi bir önyargımız da yoktur.
Benim ve ekibimin, bütün yıldırma çalışmalarına rağmen, Safranbolu’muz için elimizden gelenin en iyisini yapacağımıza kimsenin kuşkusu olmasın” dedi.
ALTINÖZ: “KARABÜK BASININDAN ÖZÜR DİLEYİN”
Köse’nin ardından AK Parti İl Başkanı Av. İsmail Altınöz de yaptığı açıklamada, Bu Utanç sözleşmesinin yırtılıp çöpe atılmasını ve Karabük Basınından özür dilenmesini isteyerek, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Karabük basınına reva görülen bu sözleşme abonelik sözleşmesi değil Utanç sözleşmesidir basın mensuplarımızı üzdüğü gibi bizlerde ziyadesiyle üzmüştür . CHP’li Belediye Başkanı Elif Köse, Karabük ve Safranbolu basınının önüne abonelik için öyle maddeler koydu ki, skandal sözleşmenin C Maddesi çok ilginç. CHP usulü Sansür içeren madde aynen şöyle:
c) Şirketin, belediye, belediye başkanı, meclis üyeleri, belediye çalışanları, belediye tüzel kişiliği ile alakalı siyasi eleştiri, şahsi eleştiri ve nezaket sınırlarını aşan yayınlarına, paylaşımlarına rastlanması halinde sözleşme belediye tarafından tek taraflı olarak fesih edilecektir. Bu maddede belirtilen sınırların aşılıp aşılmadığının takdirinin tek taraflı olarak belediye başkanında olduğu taraflarca kabul edilmiştir.”
Basın özgürlüğünü ağzından düşürmeyenler, belediyenin imkanlarıyla vereceği abonelik ücreti karşılığında Safranbolu ve Karabük basınının iplerini ellerine alacaklarını zannettiler. Safranbolu Belediye Başkanı, Türk Basın tarihine kara bir leke olarak geçecek bu sözleşmeyi yerel basına dayatmıştır. Karabük basını bu sansürcü ve basın özgürlüğüne karşı olan sözleşmeye tepkisini net olarak ortaya koymuştur.
Sözde özgürlük savunucusu CHP’nin Safranbolu Belediye Başkanı Elif Köse’nin, Karabük ve Safranbolu basınının önlerine, imzalaması için koyduğu sözleşmenin can alıcı maddesinde özetle şunu diyor; “Safranbolu Belediyesine, başkanına, meclis üyelerine ve çalışanlarına karşı, siyasi eleştiri, şahsi eleştiri veya eleştiri sınırlarını aşan yazı, haber paylaşım yapılırsa, bu abonelik sözleşmesinin tek taraflı fesih edilmesi belediye başkanının yetkisindedir. Belediye ve şahsımla ilgili bir eleştiri mi, asla ve kat’a yapamazsınız. Derhal aboneliğinizi keserim. Belediye Başkanı ile ilgili siyasi bir eleştiri mi, yapamazsınız.”
İşte CHP usulü basın özgürlüğü.
İşte CHP usulü Basına Sansür.
İşte CHP usulü yerel basına destek.
Bugün herkes Belediye Başkanının çıkıp Karabük ve Safranbolu’daki basın mensuplarından özür dilemesini beklerken, yapmış olduğu basın açıklamasında, UTANÇ sözleşmesini savunmuştur.
Basın Ahlak kurallarından bahseden, ona atıf yapan açıklaması da özrü kabahatinden büyük bir açıklamadır. Hele Basın mensuplarıyla alakalı bu kuralları ihlal edecekleriyle ilgili “önyargımız yok” demesi tam bir fecaattir. Çünkü basın hakkındaki düşünceleri sadece önyargı da kalmamış , bu Utanç sözleşmesine resmi madde olarak konulmuştur. Fazla eveleyip gevelemenize gerek yok, konuştukça batıyorsunuz. Sizden fazla bir şey beklenmiyor bu UTANÇ sözleşmesini yırtıp çöpe atın ve Karabük Basınından özür dileyin.”
ÇAKIR, ALTINÖZ’E ÇOK SERT CEVAP VERDİ
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Karabük İl Başkanı Abdullah Çakır da yaptığı açıklamada, Adeta AK Partiyi topa tutan “Günümüzde her şey tek adamın iki dudağı arasındayken ve basın hiç bir şekilde özgür yazamazken, özgür yazan Gazeteciler cezaevlerinde sebepsiz tutukluyken, tecavüzcüler katiller uyuşturucu baronları dışarı salanların bize söyleyecek sözleri yoktur. Önce aynaya bakacaklar” dedi.
CHP İl Başkanı Çakır yaptığı basın açıklamasında şunları söyledi:
“ Evet biz dün söylediğimizi bugün tekrarlıyoruz, bir ülkenin demokrasi seviyesi basın özgürlüğü ile alakalıdır”
Tüm Dünyayı saran ve Ülkemizin de el birliği ile üstesinden gelmeye çalıştığı şu günlerde, barışın, kardeşliğin en çok hissedildiği bu günlerde gündemi değiştirmek, ekonomik çöküntünün üstünü örtmek, işsizlik ve halkımızın çektiği sıkıntıları başka gündemler ile oyalamak isteyenler iş başında.
Safranbolu Belediyesini kaybetmenin hırsı ve kini ile her gün ayrı bir senaryo yaratanlar CHP politikalarını yıpratmaya çalışacağını zannedenler, bugün ülkemiz cezaevlerinde onlarca nedeni belli olmayan tutuklu gazeteciler hakkında tek kelime konuşmayanlar, yıllardır Anadolu basının içinde bulunduğu sıkıntıyı es geçenler, CHP’mizin TBMM verdiği Basın/Medya önergelerini tersleyenler, aslı-astarı olmayan suçlamalara başladılar..
Öncelikle sosyal medyadan tetiklenen sonra siyasi ayaklarına ulaşan bu güdümlü çevreleri yakından takip etmekteyiz.
.Günümüzde her şey tek adamın iki dudağı arasındayken ve basın hiç bir şekilde özgür yazamazken, özgür yazan Gazeteciler cezaevlerinde sebepsiz tutukluyken, tecavüzcüler katiller uyuşturucu baronları dışarı salanların bize söyleyecek sözleri yoktur. Önce aynaya bakacaklar..
Gazetecilik mesleğinin ne kadar kutsal olduğunu bizler en iyi belenleriz. Biliyoruz ki bir ülkenin demokrasi seviyesi basın özgürlüğü ile alakalıdır. olayın özünü dün Belediye Başkanımız Sayın Elif Köse açıklamıştı. bu işi çığırtkanlık yaparcasına çarptırıp ‘BASINA SANSÜR UYGULATILIYOR’ olayına getirmek gerçekten abesle iştigaldir”
Basın Yayın ahlak kuralları gereği Basın İlan Kurumu yayınlarından tespitle alınmaya çalışan ifadeleri çarptıran, BASINA SANSÜR CHP’NİN İŞİDİR diyecek kadar siyaseti boşluğa düşecek siyasi iktidarın sözcüleri de iyi bilmektedir ki BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNÜ en iyi ve çok savunan partidir CHP’si.
CHP hiçbir zaman SÖZDE ÖZGÜRLÜK savunucusu olmamıştır, tarih bunun kanıtıdır. Özgürlük ve Barış söz konusu olursa bu konuları bizlerle tartışamayacak olanlar şimdi bize akıl hiç veremeyeceklerini çok iyi bilmelidirler.
Sonuç olarak, Safranbolu belediyemizin Basın Ahlak Esasları Hakkında 129 Sayılı Genel Kurul Kararının 1. Maddesinin (ı) bendindeki ilkenin değişik bir tekrarı niteliğinde olduğu net bir şekilde açıklanmıştır. Güzel günler yakında. O zaman nasıl hesap vereceksiniz bu topluma, vicdanlara… İnsanları yanıltma, kışkırtma politikalarınız ile nereye kadar gideceksiniz.
Bizler saygın, kişilikli, objektif haberciliğe önem veren, araştırmacı-ilkeli tüm basın mensuplarına saygılıyız ve sadece onların destekçisiyiz. Yaşasın Onurlu, Edepli Objektif Yayıncılık. Yaşasın Basın Özgürlüğü” dedi.



