Reklam
Reklam
soylu turkiyenin recep tayyip erdogana 6 8 yil daha ihtiyaci var G5TfKQiP
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
29 Haziran, 2025 16:30 tarihinde yayınlandı
0

Soylu: “Türkiye’nin Recep Tayyip Erdoğan’a 6-8 yıl daha ihtiyacı var”

TBMM İçişleri Kurulu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Süleyman Soylu, “Türkiye’nin Recep Tayyip Erdoğan’a 6-8 yıl daha muhtaçlığı var. Dünyada üç tip başkan vardır. Üst kat başkan, orta kat önder ve alt kat başkan. 100 yıldan beri birinci kere biz üst kat önderle karşı karşıyayız” dedi.

TBMM İçişleri Komisyonu Başkanı Süleyman Soylu, Ordu Kültür ve Sanat Merkezi’nde Teşkilat Akademisi 2025 Eğitim Programı kapsamında düzenlenen ‘Yarınlar için Teşkilat’ bahisli eğitim programına katıldı. Soylu, burada yaptığı konuşmada, siyasi mesleği hakkında bilgi vererek, milletvekili olarak misyonunu sürdürdüğünü kaydetti.

“2000 yılından bu yana Türkiye yaklaşık 5 kat, Amerika ise 2,5 kat büyüdü”

Soylu, 2008-2009 ekonomik krizi sonrası globalleşmenin bittiğini söz ederek, “Amerika’nın 2000 yılında toplam gayrisafi hasılası, yaklaşık 10.3 trilyon dolar, Çin’in 1,3 trilyon dolar, Avrupa Birliği’nin 6,5 trilyon dolar. Şu anda 2025 yılındayız; Amerika 10.3 trilyon dolardan geldiği yer 28 trilyon dolar, yani 2,5 kat büyümüş. Çin 1,3 trilyon dolardan 18,5 trilyon dolara çıkmış, yaklaşık 16 kat büyümüş. Avrupa Birliği 6,5 trilyon dolardan 18 trilyon dolara gelmiş, 2,5 kat büyümüş. Türkiye, 3 bin 200 dolardan 15 bin dolara gelmiş, Türkiye 4,5-5 kat büyümüş. Bunu şunun için söylüyorum; hani Batı her şeye hakim ya, her şeyi büyütecek, her şeyi istediği üzere yürütecek, hepimizin aklı ile oynayacak ya, globalleşme iflas etmiştir. 2008-2009 ekonomik krizinden sonra globalleşme denilen iş bitmiştir” diye konuştu.

“Türkiye’nin Recep Tayyip Erdoğan’a 6-8 yıl daha muhtaçlığı var”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın duruşunun bu millete özgüven kazandırdığına vurgu yapan Soylu, “’Siz yapamazsınız’ diyenlere karşı, ’biz yapabiliriz, biz gerçekleştirebiliriz ve biz başarabiliriz’ diye hepimize anlattı. Artık önümüzde bir fırsat var. Bu fırsatı daima birlikte yönetmek, daima bir arada yarınlara büyük adımlar atmak zorundayız. Türkiye’nin Recep Tayyip Erdoğan’a 6-8 yıl daha muhtaçlığı var. Dünyada üç tip önder vardır. Üst kat önder, orta kat önder ve alt kat başkan. Yüz yıldan beri birinci defa biz üst kat başkanla karşı karşıyayız. Eli yolsuzluklara bulaşmış, hiçbir şey yapmamış insanları parlatacaklar, 25 yıldır çeyrek asırdır Türkiye’yi bütün özlemleriyle buluşturan Tayyip Erdoğan’ı oyun dışı bırakacaklar. Yok o denli bir yağma, bu ülkenin bir evladı olarak bunu söylüyorum” biçiminde konuştu.

“Doğurganlık oranının düşmesi, Anadolu coğrafyası için en büyük felakettir”

Soylu, Türkiye’de doğurganlık oranının 1,48’e gerilediğini ve en temel sorunlarından birisinin nüfus problemi olduğuna dikkat çekerek, “Biz Amerika’da bir şirketin yaptığı araştırmada optimist senaryoyla 2100 yılında 65 milyon nüfusa düşüyoruz. Karamsar senaryo ise 56 milyon. Bu durum Anadolu coğrafyasının karşılaşacağı en büyük felakettir. Tayyip Erdoğan ‘üç çocuk yapın’ derken aslında bir stratejiyi ortaya koyuyordu. İstanbul’da 2024-2025 Eğitim ve Öğretim devrinde ilkokula yazılan çocukların sayısı düştü, bu sene daha düşecek, seneye ve ondan sonraki sene daha düşecek. Okula gereksinim kalmayacak, öğretmen sayısına ihtiyaç kalmayacak” sözlerine yer verdi.

Programa, Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Hilmi Güler, ilçe belediye liderleri ile partililer katıldı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
fq2
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
17 Mayıs, 2026 14:38 tarihinde yayınlandı
0

İDDİA EDİYORUM, TOPLAYIN BİR SALONDA, ÖNLERİNE KAĞIT KALEM KOYUN…

Ön seçim demokrasinin gereği iken, CHP ısrarla ve yıllarca, Millet Vekili ve Belediye Başkanı adaylarını Genel Merkezde (PM de) belirledi. Çoğunlukla da genel başkan bu isimlere, biraz da etki altında kalarak tek başına karar verdi.
Halkın tepkisine rağmen, CHP seçmeninde karşılığı olmayan isimler aday gösterildi.

2015 yılına kadar bazı illerde kısmen de olsa bir ön seçim yapılıyordu. 2015 tarihinden itibaren ön seçimi tamamen kaldıran Kılıçdaroğludur. Millet vekili ve belediye başkanlarını atama usulü ile aday gösteren ve seçtiren de bu zat’ı muhteremdir. O dönemlerde attığı tohumların buğün meyvesini verdiğini görmekten kimbilir nasıl da mutludur şimdi.

Mersin’de 5. Sıradan CHP den milletvekili olan, sonra AKP ye geçen tipi hatırlayın. TV lerde günlerce ben yörüğüm, şöyle yiğidim böyle yiğidim diye ortalığı inletiyordu. Bu yiğidi(!) , Topuklayan Efe Özlem Çerçioğlunu, Burcu Köksalı ve CHP ye ihanet eden daha bir çok ismi vekil yapan, belediye başkanı seçtiren Kılıçdaroğludur. Gerçek Kemalistleri, CHP nin öz evlatlarını partiden ihraç eden de bu beyefendidir.

31 Mart 2024 yerel seçimlerinden bu yana biri büyükşehir, biri il, 12’si ilçe, ikisi belde olmak üzere CHP’li 16 belediye başkanı AKP’ye geçti.

Yıllarca, belediye başkanı ve milletvekili adayları parti genel merkezinde değil, bölgelerinde ön seçimle belirlersin diye yırtındık. Önseçimler sadece delegelerin değil o ildeki bütün parti üyelerinin katılımıyla yapılmalıdır. CHP önseçim yapmadan bu tür atamalar yaparsa daha böyle çok ihanet yaşar.

CHP yönetimi yaşananlardan ders çıkartarak, gerekli tüzük değişikliğini ilk kurultayda yapmak zorunda.
Sırf partiye bağış yaptığı için ne idüğü belirsiz isimlerin garanti yerlerden aday gösterilmesi yanlışından da dönülmeli.
Bu uygulama CHP de yeni değil.
Önder Sav’ın partide hakim olduğu yıllarda da vardı.

Değerli dostum, yarım asırlık CHP li, emekli askeri hakim Mustafa Necati Nalıncı ne güzel hatırlatmış; “Genel seçimlerde ECEVİT liderliğindeki CHP’nin birinci parti olduğu iki seçim 1973 ve 1977 genel seçimleridir. Bunların ilkinde CHP, yüzde 33.3 oy ve 185 vekil, ikincisinde ise yüzde 41.4 oy ve 213 vekil çıkarmasına rağmen tek başına iktidar olamamış ve ikincisi AP’ den istifa eden 13 vekile bakanlık verilmesiyle oluşan kısa süreli iki kez koalisyon hükümeti kurmuştur.
1973 ve 1977 seçimlerinde CHP’den seçilen 398 vekil önseçimden gelmişti. Bunlardan biri bile maddi onca teklife rağmen başka bir partiye geçmedi. Oysa bu süreçte AP’den seçilen başta Hilmi İŞGÜZAR, Mete TAN ve Tuncay MATARACI olmak üzere 14-15 vekil partilerinden istifa etmişler ve bakan olup ECEVİT hükümetine destek vermişlerdi.
Önseçimden gelen bir vekilin parti değiştirmesi çok zordur. İstese de kolay kolay bunu yapamaz. Ona oy veren binlerce delegeden çekinir. Bunların oyuyla vekil olan biri partisinden ayrılıp hele tam karşıt bir partiye geçerse sokakta bile yürüyemez. Adamın yüzüne tükürürler. Dünyayı ona zindan ederler. Yani böyle seçilen birinin hem aidiyet duygusu çok yüksektır, hem de hesap vermek zorunda olduğu binlerce kişinin manevi baskısı vardır.
Ayrıca, ön seçim demokrasinin gereğidir.” diyor.

Bundan sonraki mahalli ve genel seçimlerde adaylar şimdiki gibi belirlenecekse, daha böyle çok ihanetler yaşanır. Özellikle kararsız seçmenin CHP’ ye güven konusunda ciddi tereddütleri olur. Bu şekilde de iktidar olunamaz. 31 Mart 2024 seçimlerinde alınan yüzde 37.7 oy şu an 30′ lar seviyesine bu yüzden inmiştir.

Siyaset mühendisliktir. Her detay ince ince hesaplanmak zorundadır. Siyasette hataya yer yoktur.

CHP’nin kurucu değerleri, Mustafa Kemal Atatürk tarafından belirlenen ve Altı Ok (Altı İlke) olarak ifade edilen Kemalizm ideolojisinin temel sütunlarına dayanır. Bu değerler; cumhuriyetçilik, milliyetçilik, halkçılık, devletçilik, laiklik ve inkılapçılık (reformizm) olarak sıralanır.
Bu değerler, Milli Mücadele’den Cumhuriyet’e uzanan tarihsel mirasın ve çağdaşlaşma vizyonunun temel yapı taşları olarak kabul edilir.

İDDİA EDİYORUM !

CHP nin Milletvekillerini, Belediye Başkanlarını, hatta parti yönetimindekileri toplayın bir salonda. Girişte cep telefonlarını alın ellerinden. Önlerine kağıt kalem koyun. CHP nin kuruluş değerleri olan bu 6 ilkeyi yazmalarını isteyin.
Yarıdan çoğu doğru düzgün yazamaz.

CHP ülkenin kurucu partisidir tam 103 yıl önce Atatürk ve arkadaşları tarafından “Halk Fırkası” ismiyle kurulmuş, 1935 yılında “Cumhuriyet Halk Partisi” ismini almıştır.
1927 Kongresinde Cumhuriyetçilik, Halkçılık, Laiklik ve Milliyetçilik ilkeleri kabul edildi.
1931 Kongresinde Devletçilik ve İnkılapçılık ilkelerinin eklenmesiyle ilkeler “altı ilke” halini aldı.
5 Şubat 1937 tarihinde yapılan değişiklikle bu 6 ilke resmî olarak Anayasa’ya girdi.

Partinin yol haritası, kılavuzu bu temel ilkelerde belirlenmiştir. CHP kurucu değerlerine sıkı sıkı sarılmak zorundadır, Kuvai milliye ruhunun partide tekrar hakim kılınması zorunludur. Bu partide bu ruhu taşımayan insanlara yer yoktur.

Benden söylemesi, menfaat arsızları temizlenmeden, parti özüne dönmeden iktidar mümkün değil!

İlyas Erbay