Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
22 Şubat, 2024 08:24 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

“Sosyalleşme yönü zayıf çocuklara hayvan sevgisi aşılanması olumlu iyileşmelere yol açtığını göstermektedir”

Psikolog Hale Unutmaz, hayvan sevgisinin çocuklar için önemli olduğunu belirterek, “Yapılan pek çok araştırma ve alandaki gözlemlerimiz sosyalleşme yönü zayıf, davranış bozuklukları olan, akademik başarısı düşük ve kendine özgüveni az olan çocuklara hayvan sevgisi aşılanması, olumlu iyileşmelere yol açtığını göstermektedir” dedi.
Liv Sağlıklı Yaşam Danışma Merkezi’nden Psikolog Hale Unutmaz, Dünya Evcil Hayvanları Sevme Günü dolayısıyla hayvan sevgisinin çocuklara ve yetişkinlere neler kazandırabileceği ile ilgili açıklamalarda bulundu. Sevginin tüm insanların kullandığı ortak bir dil olduğunu söyleyen Unutmaz, “Sevgi, çocukluk döneminde içselleştirildiği takdirde yetişkinlik hayatında da sağlıklı bir birey oluşumundaki en büyük duygudur. Bu yüzden ebeveynler çocuklarına küçük yaşlardan itibaren sevgiye ve dünyayı sevmeye dair bildiklerini aktarmalı, sevgi dolu bireyler yetiştirmeyi hedeflemelidir. Ailesi ve çevresi tarafından sevilen her çocuk, diğer varlıklara karşı da sevgi gösterir” diye konuştu.

“Hayvan sevgisi çocuklar için önemli”
Hayvan sevgisinin çocuklar için öneminden bahseden Unutmaz, “Çocukların küçük yaştan itibaren hayvan sevgisi ile tanışması, sevgi dolu bireyler olmaları açısından oldukça önemlidir. Aile ve çevresi hayvan sevgisi ve hayvanlara karşı duyarlılık konusunda çocuklara örnek olmalıdır. Hayvanları hayatınızın her anına dâhil etmek, çocuklarınızı yetiştirirken daha sosyal, empati ve sorumluluk sahibi bireyler olacaklardır" şeklinde konuştu.

“Hayvanlarla büyüyen çocuklar dışa dönük oluyor”
Hayvanlarla büyüyen çocukların dışa dönük olduğuna değinen Psk. Unutmaz, "Yapılan pek çok araştırma ve alandaki gözlemlerimiz sosyalleşme yönü zayıf, davranış bozuklukları olan, akademik başarısı düşük ve kendine özgüveni az çocuklara hayvan sevgisinin aşılanmasının olumlu iyileşmelere yol açtığını göstermektedir. Hayvan sevgisi, çocukların Sosyal, duygusal alanlardaki gelişimlerini ve sosyal becerilerini önemli ölçüde olumlu etkilemektedir. Bunlardan bazıları yardımseverlik, sorumluluk bilinci, paylaşma, özgüven ve empati becerileridir” ifadelerini kullandı.

"Sosyal etkileşimlerde artış sağlar"
İnsan ve hayvan birlikteliğinin genel olarak her yaştaki insan için ruhsal ve bedensel iyilik halinin sağlanmasında etkin rol oynadığına dikkat çeken Psk. Unutmaz, “Evcil hayvanlar, olumsuz davranışlarda azalma ve sosyal etkileşimlerde artış sağlarken, yaşam kalitesi üzerinde de olumlu bir etki gösterirler. Hem yetişkinlerin hem de çocukların sorumluluk bilincini geliştirip, zamanı daha etkin kullanmalarını sağlarlar. Yapılan birçok araştırma hayvan besleyen insanların ruh sağlığında ciddi iyileşme olduğunu, stresli durumlardan kendilerini uzaklaştırdıklarını ve otokontrollerini daha da geliştirdiklerini göstermektedir” açıklamasında bulundu.

"Evcil hayvanlar pozitif etkilerde bulunur"
Evcil hayvanların insanlara pozitif etkilerde bulunabildiğine değinen Unutmaz şunları söyledi:
"Araştırmalarda evcil hayvanların ruhsal sağlığa pozitif etkileri olduğu görülmüştür. Evcil hayvanlar yalnızlık hissinin azalması, empati becerisinin güçlenmesi, stres ve kaygının azalması, sosyalliğin artması ve depresif belirtilerin azalması üzerinde ciddi bir rol oynamaktadır. İnsanların olduğu kadar hayvanların da sevilme ve ait olmaya ihtiyaçları vardır."

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
30 Ocak, 2026 00:37 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

Bolu’da yılkı atları D-100’e indi: Orta refüjde otladılar

Bolu’da doğal yaşam alanlarından inen yılkı atları, uluslararası geçiş güzergahı olan D-100 kara yolunda görüntülendi. Paşaköy Mahallesi mevkiinde yolun orta refüjüne çıkan atlar, akan trafiğe aldırış etmeden otladı.
Olay, öğle saatlerinde D-100 kara yolunun Paşaköy Mahallesi kesiminde meydana geldi. Şehir merkezine yaklaşık 15 kilometre uzaklıktaki At Yaylası bölgesinde yaşayan yılkı atları, kente kadar indi. Araç trafiğinin yoğun olduğu D-100 kara yoluna çıkan atlar, sürücülerin ilginç bakışları arasında yolun ortasındaki refüje geçti.
Refüjdeki çimleri yiyerek karınlarını doyuran atlar, zaman zaman yola yaklaşarak trafikte tehlike oluşturdu. Güzergahı kullanan sürücüler, atlara çarpmamak için hızlarını düşürerek kontrollü şekilde ilerledi. Bir süre orta refüjde otlayan atlar, daha sonra bölgeden uzaklaşarak gözden kayboldu.

Bizi sosyal medyadan takip edin