Reklam
Reklam

Soner Soykan: “Stadyumda yaşanan meseleler taraftarımızı mağdur ediyor”

Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
26 Ağustos, 2023 12:12 tarihinde yayınlandı
0

Samsunspor Genel Müdürü ve İcra Heyeti Üyesi Soner Soykan, stadyum ile ilgili yaptığı açıklamada, “Samsunspor olarak biz stadyum konusunda üzerimize düşeni yapıyoruz. Maalesef fiziki olarak yetersiz kalan stadyumda yaşanan problemler taraftarımızı mağdur ediyor. İmkanlar doğrultusunda kısa vakitte taraftarlarımıza daha kaliteli bir hizmet vermeyi planlıyoruz” dedi.

Fenerbahçe maçı sonrası Samsun 19 Mayıs Stadyumu’nun fiziki yetersizliğinden ötürü çeşitli mağduriyetler yaşanmıştı. Samsunspor Genel Müdürü ve İcra Heyeti Üyesi Soner Soykan, stadyum hakkında yaptığı açıklamada, “Fiziki olarak yetersiz kalan 19 Mayıs Stadyumu’nda sorumlu olduğumuz alanlarda özverili işçimiz ile en âlâ hizmeti vermeye çalışıyoruz. Samsunspor olarak biz stadyum konusunda üzerimize düşeni yapıyoruz. Maalesef fiziki olarak yetersiz kalan stadyumda yaşanan meseleler taraftarımızı mağdur ediyor. Bu yetersizliklerin çözülmesi için Gençlik ve Spor Vilayet Müdürlüğü’ne gerekli müracaatlar yapılıyor. Doğu üst tribünde yaşanan ses sistemini, kimi yerlerde eksik kalan kantin sorununu ve giriş-çıkış yönlendirme meselelerini Gençlik ve Spor Vilayet Müdürlüğü’ne ileterek çözmeye çalışıyoruz. Ayrıyeten kombine satılan maraton ve kale arkalarımızda taraftarlarımızın isimleri koltuklara yazılmaya devam ediyor. Birinci iç saha maçımızda tamamlanmış olacak. Yeniden stadyumda yer alan ’Store 55’ alanımızı genişleterek daha yeterli bir hale getirmek için ön çalışmalara başladık. İmkanlar doğrultusunda kısa vakitte taraftarlarımıza daha kaliteli bir hizmet vermeyi planlıyoruz” tabirlerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
fevzi aydin 2
Fevzi Aydın Avatarı
Fevzi Aydın
16 Haziran, 2026 14:30 tarihinde yayınlandı
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0

SİYASETE DİZAYN…

DÜŞÜNCE VE GÖRÜŞ

Fevzi Aydın

Yirminci yüzyılın sonlarında, Türk siyasetinin getirdiği ekonomik ve siyasi yıkımla birlikte, ortak akıl mı, dış güçler mi dersiniz, siyaset yeniden dizayn edilmeye başlandı…

Ekonomi, siyaset ve hukuk üçgeniyle halkın sosyo-ekonomik alanlarını kapatan iktidar, milli iradenin, halkın ve toplumun yanında duracağına bugün karşısına geçmiş durumda…

Ulusal ve uluslararası ekonomik sistemle uyuşmayan Cumhur İttifakı ekonomik sistemiyle bozulan sosyo-ekonomi, IMF-Dünya Bankası finansal sistemine bağlanarak, ABD tabanlı ekonomi, acı reçetelerle halkı vurmaya devam ediyor…

İktidar büyük kuruluşlara çeşitli finansal destekler sağlarken, gelir dağılımında halk yararına çözümler yerine, gelir azaltıcı önlemler, kararlar alındı…

Faiz, enflasyon ve fiyat artışlarıyla, büyük erozyona uğrayan çalışma hayatı ve emekli gelirleri, bırakın yerinde saymayı, hızla geri gitmeye devam ediyor…

İktidar, sosyo-ekonomideki kırılganlığı tedavi etmek yerine, piyasanın kendi fiyatlamasıyla gelir dengesini bozmasına, sessiz kalmaya devam ediyor…

Halkın taleplerini görmek yerine, ana muhalefet partisi CHP depremine benzin döken iktidar, CHP’de iki başlı yönetimin ortaya çıkmasında pay sahibi…

2028 yılı seçimlerine doğru siyasi yolda yaşanan siyasal gelişmeler, Türkiye’de siyasetin yeniden dizayn edilmeye başlandığını gösteriyor…

Türk siyasetine çeyrek asır milli irade sloganıyla damga vuran AKP, 2019 yılında Millet İttifakının ortak adayı, CHP İstanbul Beylikdüzü Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu aday gösterince, adeta Türk siyasetinde deprem oldu…

Ekrem İmamoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığını, aynı dönemde iki seçimle kazanarak siyasi gücünü ortaya koydu…

AKP ve MHP’nin seçimlere itirazıyla, sahada kazanılan seçim masada kaybedilmiş oldu…

Yenileme seçimlerine, bu sefer CHP adayı olarak İstanbul Büyükşehir Belediye başkanlığına adaylığını koyan Ekrem İmamoğlu, 13,700 farkla kazandığı ilk seçimi, ikinci defada 806 bin oy farkıyla yeniden kazanarak, Milli İradenin daha fazla gücünü arkasına almış oldu…

Siyaset Hukuk ve Ekonomi üçgeniyle kurulan baskı sistemi, milli iradede tahribat yaparken, iktidar gücü adına ana muhalefet partisinin parçalanışını izlemekte…

Ticari alanda sıklıkla kullanılan kayyım atamaları, iktidar gücü adına, siyasi alanı da kapsama alanına dahil etti…

Cumhur İttifakı, iktidara yakın gördüğü ana muhalefet belediyelerinin kirli çamaşırlarını, kayyım atamalarıyla, ortaya saçtı…

Siyasetin yeni kavramları Kayyım ve Mutlak Butlan gibi hukuki terimlerle, Kayyım atamalarıyla görevden alınan ana muhalefet belediye başkanlıkları, siyasi baskılarla birlikte, Cumhur İttifakına geçmiş oldu…

İktidarın desteğiyle, siyasi arınma adına, Ana Muhalefet Partisi CHP, iki başlı yönetim haline gelirken, bugün parçalanma yolunda…

Milli iradenin seçimini, iktidar gücüyle değiştiren siyasi irade, siyaseti, demokrasi ve siyasetle dizayn etmesi gerektiğini unutarak, siyaseti iktidar gücüyle dizayn etmeyi seçti…

Milli İrade, çizgisinden ayrılan siyaseti, ilk seçimlerde dizayn ederek, demokrasi çizgisine çekebilecek mi?

Düşünce ve görüşlerin ışık olması dileğiyle…