Son rötuşlar yapıldı artık ‘Vira Bismillah’ deme vakti - Karabük Haber Postası
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
01 Eylül, 2023 20:00 tarihinde yayınlandı
0
0

Son rötuşlar yapıldı artık ‘Vira Bismillah’ deme vakti

Ülke genelinde denizlerde av yasağının 1 Eylül’de kalkacak olmasının akabinde bu gece denize açılacak olan tekneler son hazırlıklarını yaptı. Balıkçı tekneleri 1 Eylül’de başlayacak yeni av dönemi için bu gece ‘Vira Bismillah’ diyerek denize açılacak. Lakin balıkçılar, palamuttan umutlu olmadıklarını belirterek kısmetlerini başka balık çeşitlerinde arayacak.

Trol ve gırgır ile balık avcılığının 15 Nisan’da başlayan yasak periyodu 1 Eylül itibariyle sona eriyor. 1 Eylül’de denize açılacak olan tekneler 4,5 ayın akabinde son hazırlıklarını tamamlayarak denize açılmak için beklemeye başlarken, yeni dönemde palamuttan pek umutlu olmadıklarını belirttiler.

Trabzon’un Yoroz mevkiinde bulunan limandan bu gece denize açılacak olan tekneler yeni av dönemiyle ilgili niyetlerini belirttiler.

Yeni dönemde palamuttan pek umutlu olmadıklarını kaydeden tekne sahiplerinden Mehmet Bozoklu “Rızık ne ise o, çıkıp bakacağız. Görünüşe bakılırsa palamutta geçen yılın imgesi yok tekrar de ne olur bilemiyoruz. .Görünüşe nazaran âlâ bir durum yok bakalım ne olur rızkı veren Allah” dedi.

Tekne çalışanlarından Ali Birinci ise ”Yeni dönem güzel olsun diyelim lakin pek balık gözükmüyor. Yeniden de bakacağız nasip ne ise o. Geçen sene dönem kötü geçmedi palamut vardı hamsi yoktu. Hamsi avında kimi aksilikler yaşıyoruz. Farklı yerlerde avlanma özgür burada özgür değil, bunları gidermeleri gerekiyor. Yani ince hamsi oralarda avlanma hür buralarda yasak. Ya büsbütün yasaklanacak ya da burayı da özgür bırakacaklar bunu görmeleri lazım. Genelde Karadeniz’de avlanıyoruz lakin Marmara’ya da gidebiliyoruz. Palamut şimdi kendini göstermedi fakat tekrar de aşikâr olmaz gelir mi gelir” diye konuştu.

Tekne çalışanlarından Yavuz Ertuğrul, “Yaklaşık 25 yıldır kesimde çalışıyorum. İnşallah yeni dönemde balık olacak diyoruz lakin geçen seneye göre palamut pek yok üzere. Hamsi de olur ya da olmaz şimdiden bir şey diyemeyiz daha erken. Denize çıkıp bakacağız balık nereye giderse biz de peşinden gideceğiz. Şu anda Marmara’da hamsi var diyorlar buralarda bir şey olmazsa Marmara’ya gideceğiz. Daha sonrasında ise hamsi için Gürcistan’a gideceğiz. Mart ayında dönüş yapıyoruz. Geçen seneye nazaran palamut konusunda umutlar düşük, sonradan ne olur bilemeyiz. Bu dönem vatandaş palamudu biraz sıkıntı görür. İstavritte pek görünmüyor. Ereğli taraflarında olduğu söyleniyor. Bizde ne tarafta balık varsa, rotamızı o tarafa yanlışsız çevireceğiz” biçiminde konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
aromator ile iletisimde yeni donem tat ve koku transferi hedefleniyor OJkN9Yz2
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
11 Nisan, 2026 12:07 tarihinde yayınlandı
0
0

“Aromatör” ile iletişimde yeni dönem: Tat ve koku transferi hedefleniyor

Gümüşhane Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Oktay Yıldız tarafından geliştirilen “Aromatör” isimli cihaz, tat ve kokunun dijital ortamda iletilmesini hedefliyor.

Rektör Prof. Dr. Oktay Yıldız tarafından geliştirilen “Aromatör” adlı teknoloji, tat ve koku bileşenlerini dijital ortamlar üzerinden farklı mekânlara aktarabilen multidisipliner bir sistem olarak dikkat çekiyor.

Yazılım, makine öğrenmesi ve kimyasal süreçlerin birlikte çalıştığı sistem, duyusal iletişim teknolojisine yeni bir yaklaşım sunuyor.

Karadeniz Teknik Üniversitesi’nden Öğr. Gör. Dr. Kerim Sönmez’in de katkı sunduğu “Aromatör” teknolojisinin özellikle sinema, dijital içerik platformları ve mobil iletişim alanlarında kullanılmasıyla birlikte, kullanıcıların yalnızca görsel ve işitsel değil aynı zamanda koku ve tat deneyimi de yaşayabileceği öngörülüyor.

Ulusal ve uluslararası patent süreçlerinden geçen buluşun fikri mülkiyet kapsamında koruma altına alındığı ve ekonomik değere dönüştürülmesinin amaçlandığı ifade edildi. Bu kapsamda yerli teknoloji ekosisteminin güçlendirilmesi ve benzer yüksek teknoloji ürünlerinin ticarileşmesinin önünün açılması hedefleniyor.

“Aromatör” ile iletişimde yeni dönem başlıklı çalışmaya ilişkin açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Oktay Yıldız, ses ve görüntü gibi iletişim araçlarının gelişimine paralel olarak tat ve kokunun da dijital ortamlar arasında transfer edilmesini hedeflediklerini söyledi.

“Ses ve görüntü gibi tat ve kokuyu da iletmeyi hedefliyoruz”

Çalışmayla birlikte ses ve görüntü gibi iletişim araçlarını geliştirerek tat ve kokuyu da dijital ortamlar arasında transfer etmeyi hedeflediklerini ifade eden Prof. Dr. Oktay Yıldız, “Eskiden iletişim yalnızca yazı diliyle sağlanıyordu. Daha sonra ses iletişime dâhil oldu ve telefonla iletişim kurabildik. Ardından görüntü eklendi. Bizim çalışmamızda ise temel olarak aromanın bir ortamdan başka bir ortama iletilmesi ya da başka bir ortamda yeniden oluşturulması hedeflenmektedir. Bu kapsamda patent başvurumuzu önce ulusal düzeyde Türk Patent ve Marka Kurumu’na yaptık. Daha sonra uluslararası patent başvurusunu da Avrupa Patent Ofisi’ne gerçekleştirdik. Çalışmalarımız devam ederken bir ek patent başvurusu daha yaptık ve son aşamada tasarım tesciliyle bu süreci destekledik. Şu anda başvuruların bir kısmı tescillenmiş, bir kısmının ise süreçleri devam etmektedir. Bu ürün bir yazılım, bir makine ve arka planda çalışan kimyasal bir mekanizmayı bir araya getirmektedir. Yani multidisipliner bir patentten söz ediyoruz. Temel hedefimiz, tat ve koku bileşenlerinin, yani aroma bileşenlerinin bir ortamdan başka bir ortama aktarılmasıdır. Bugün bir kokunun ya da tadın başka bir ortama aktarılması ütopik görünebilir. Ancak bu sistemde kimyasal mekanizma, yazılım ve makine öğrenmesi birlikte çalışarak bu aktarımı mümkün kılmayı hedeflemektedir” dedi.

“Sistem mobil cihazlara da entegre edilebilecek”

“Aromatör” cihazının hangi alanlarda kullanılabileceğine dair de bilgiler veren Prof. Dr. Oktay Yıldız, “Aromanın iki temel bileşeni vardır: koku ve tat. Biz de bu patentte hem koku hem de tat bileşenlerinin bir ortamdan başka bir ortama iletilmesini hedefledik. Yapılan ulusal ve uluslararası patent araştırmaları, bu ürünün yenilikçi olduğunu ortaya koydu. Patent süreçleri uzun ve titiz ilerleyen süreçlerdir. Türkiye’de Türk Patent ve Marka Kurumu bu alanda oldukça nitelikli ve dünyadaki iyi örneklerden biridir. Bugün bu teknoloji ütopik görünebilir. Ancak telefonun ilk icat edildiği dönemlerde de benzer şekilde sorgulanmıştı. Günümüzde ise hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldi. Aromatör için de benzer bir gelişim öngörülmektedir. Gelecekte sinema salonlarında izlenen bir sahnede kahve içen bir çiftin kahve aromasını, bir çikolata çeşmesinden akan çikolatanın kokusunu ya da tropik bir meyvenin tadını hissedebilmek mümkün olabilir. Ayrıca bu teknoloji için bir ek patent daha yapılmış olup, sistemin mobil cihazlara entegre edilmesi de hedeflenmektedir. İlerleyen süreçte daha küçük boyutlara indirgenerek telefonlara entegre edilmesi ve farklı coğrafyalardaki insanların birbirlerinin bulunduğu ortamın tat ve kokusunu deneyimleyebilmesi amaçlanmaktadır. Önemli olan bu patentlerin alınması değil, bunların ticari bir emtiaya dönüştürülerek ekonomide kullanılabilmesidir. Dünyada patentlerin ticarileşme oranlarının düşük olduğunu göz önünde bulundurduğumuzda, bizim de bu patentler için hedefimiz, birkaç yıl içerisinde ticarileşmelerinin sağlanmasıdır. Benim 24’ün üzerinde patentim bulunuyor. Ayrıca patent ve patent başvuru süreçleri devam eden çalışmalarımız da var. Bu patentler arasında ticari prototipleri üretilmiş olanlar da mevcut, hâlihazırda endüstride kullanılanlar da bulunuyor. Henüz ticari aşamaya geçmemiş olanlar da var. Ancak özellikle bu patent için arzumuz, gayemiz ve umudumuz; ticarileşme süreçlerinin daha hızlı ilerlemesidir” diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin