Soğuk ve yağışlı hava ‘dünyanın en pahalı baharatı'nda hasat süresini uzattı - Karabük Haber Postası
cccccccccccccccccccccccccccccccccccccccc
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Kasım, 2025 15:16 tarihinde yayınlandı
0
0

Soğuk ve yağışlı hava ‘dünyanın en pahalı baharatı’nda hasat süresini uzattı

UNESCO Dünya Miras Listesi’ndeki Karabük’ün Safranbolu ilçesiyle özdeşleşen ve kilogram fiyatı 600 bin lira olan safranda, soğuk ve yağışlı havanın etkisiyle çiçeklenme artarak hasat süresi uzadı.
Yaz mevsiminin kurak geçmesi nedeniyle ekimine geç başlanılan safranda, ekim-kasım aylarında devam eden hasat bu yıl beklenenden yaklaşık 10 gün daha uzun sürecek.
Ağustos ayında ekilen, boyu 15-30 santimetreye ulaştığında toplanan safran; gıda, ilaç ve kozmetik sektörlerinde yaygın kullanılırken, kanser, öksürük, astım, bronşit, cilt ve bağışıklık sorunları gibi çeşitli rahatsızlıklara iyi geliyor.
Safranbolu’nun Yukarıçiftlik köyü Keten Mahallesi’nde üretim yapan İsmail Yılmaz, İHA muhabirine yaptığı açıklamada bu yıl verimden memnun olduklarını söyledi.
Yağışların çiçeklenmeyi artırdığını belirten Yılmaz, şunları kaydetti:
“Normalde safranı biz kasım ayının 10’u, 12-13’ü gibi biter diye bekliyorduk. Bu hafta çok güzel bir yağmur aldık. Yağmurdan sonra yeniden çiçeklenmeye başladı. İnşallah bir hafta, 10 gün daha bu çiçeklenme devam eder. Bu da bizim gibi üreticiler için çok güzel bir verim demektir.”
Geçen yıla göre daha yüksek üretim aldıklarını anlatan Yılmaz, sonbaharın serin ve yağmurlu geçmesinin verimi olumlu etkilediğini vurguladı.
Yılmaz, “Geçen sene daha az verim almıştık. Ama bu sene muhtemelen daha fazla verim ve daha uzun süre çiçek hasat ettik” dedi.
Yılmaz, yeni hasatla belirlenen fiyatlara ilişkin ise şöyle konuştu:
“Safranın şu an satacağımız fiyatı 1 gram için 600 lira. Kilogram fiyatını 600 bin lira olarak düşündük. Günün şartları bunu gerektirdi.”
Safran tarlalarına bu yıl daha çok ilgi olduğunu ifade eden Yılmaz, bölgeye gelen ziyaretçilerin çoğunun ürün satın almak ya da tarlalarda fotoğraf çekmek için geldiğini aktardı.
Safranbolu’nun safran üretimiyle adını daha fazla duyurmaya başladığının altını çizen Yılmaz, sözlerini şöyle tamamladı:
“Basın sağ olsun, bu işe çok sahip çıktı. Safranbolu’nun safran ürettiğini dünyaya duyurdu. Şimdi Türkiye’nin birçok yerinde safran üretilmeye başlanıyor. Safran yumrusu ve soğanı almak için bölgemize gelen çok insan var. Türkiye’de en az Safranbolu kadar şu anda çeşitli bölgelerde safran üretiliyor.”

Bizi sosyal medyadan takip edin
222222222
Mustafa Akgün Avatarı
Mustafa Akgün tarafından
20 Nisan, 2026 09:30 tarihinde yayınlandı /Güncelleme: 19.04.2026 14:51
0
0

KARABÜK 2037 VİZYONU RAPORU MASADA MI KALDI?

Karabük Kent Vizyonu 2037 Raporunda hedefler belirlenirken, bunun ne kadarının hayata geçtiği ne kadarının geçmediği merak ediliyor

Karabük Ticaret ve Sanayi Odası (KTSO) ev sahipliğinde, Başkan Fatih Çapraz’ın öncülüğünde 5-6 Haziran 2024 tarihlerinde düzenlenen “Karabük Kent Vizyonu 2037 Çalıştayı” sonrasında hazırlanan rapor, kentin geleceğine ışık tutacak önemli stratejiler ortaya koymuştu. Raporda; Karabük’ün sosyal, ekonomik, kültürel, eğitim, çevre, kentleşme, sağlık, ulaşım ve turizm alanlarında kalkınmasını sağlayacak yol haritası detaylı şekilde belirlenmişti. Ancak aradan geçen sürede, belirlenen hedeflerin ne kadarının hayata geçirildiği sorusu gündeme geldi.

TANITIM VURGUSU DİKKAT ÇEKMİŞTİ

Raporda öne çıkan başlıklardan biri de tanıtım ve markalaşma konusuydu. “Tanıtımdan pazarlamaya tüm süreçler bütün paydaşlar tarafından internet ve sosyal ağlar ortamlarında paylaşılmalıdır. Karabük’e ait markalar oluşturulmalıdır. Markalaşma, kent kimliğini güçlendiren temel unsurlardan biridir” ifadelerine yer verilmişti.

Bu yaklaşım, Karabük’ün sahip olduğu potansiyelin daha geniş kitlelere ulaştırılması açısından kritik bir unsur olarak değerlendirilmişti. Nitekim şehir; huzur ve güven ortamı, sanayi altyapısı ve eğitim olanaklarıyla hem yatırımcılar hem de öğrenciler için cazip bir merkez olabilecek özellikler taşıyor.

Cumhuriyetin kuruluş sürecinde önemli bir rol üstlenen Karabük, 13 haneli bir yerleşimden güçlü bir sanayi kentine dönüşerek Türkiye’nin kalkınma hamlesinde özel bir yer edindi. “Demir-çeliğin başkenti” olarak anılan Karabük, yerli ve milli ağır sanayinin temellerinin atıldığı merkezlerden biri olma özelliğini taşıyor. Ancak tüm bu güçlü geçmişe rağmen, Karabük’ün ülke genelindeki bilinirliğinin istenilen seviyede olmadığı yönünde eleştiriler bulunuyor. Yapılan gözlemler, birçok kişinin Karabük’ün coğrafi konumunu dahi tam olarak bilmediğini ortaya koyuyor.

TANITIMIN SORUMLULUĞU KİME AİT?

Bu noktada en önemli sorulardan biri de tanıtım faaliyetlerinin kim tarafından yürütüleceği. Valilik, kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları, sanayi kuruluşları ve vatandaşların bu süreçteki rolü tartışma konusu olmaya devam ediyor.

Bir çok kesim tarafından etkili bir tanıtım ve markalaşma sürecinin ancak tüm paydaşların ortak hareket etmesiyle mümkün olabileceğine işaret ederken, aksi halde, bireysel çabaların sınırlı kalacağı ve kentin potansiyelinin yeterince değerlendirilemeyeceği ifade ediliyor.

Karabük Kent Vizyonu 2037 Raporu’nun ortaya koyduğu hedeflerin ne ölçüde uygulandığı, sorunlara yönelik çözüm önerilerinin ne kadarının hayata geçirildiği henüz netlik kazanmış değil.

Kentin güçlü sanayi geçmişine rağmen, tanıtım ve markalaşma alanında beklenen ilerlemenin sağlanamaması, “Karabük vizyonu kağıt üzerinde mi kaldı?” sorusunu beraberinde getiriyor.

Yetkililerin ve tüm paydaşların, raporda belirlenen hedefler doğrultusunda daha somut adımlar atması gerektiği ifade ediliyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin