"Şikayetim yoktu" demeyin: Hipertansiyon sessizce ilerliyor - Karabük Haber Postası
Karabük
İmsak 05:28
Güneş 06:53
Öğle 13:03
İkindi 16:24
Akşam 19:03
Yatsı 20:23
İmsaka kalan --:--
sikayetim yoktu demeyin hipertansiyon sessizce ilerliyor bYEYOjLN
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
13 Şubat, 2026 16:22 tarihinde yayınlandı
0
0

“Şikayetim yoktu” demeyin: Hipertansiyon sessizce ilerliyor

Uzmanlar, hiçbir belirti vermeden ilerleyen hipertansiyonun kalp, beyin, böbrek ve gözlerde geri dönüşü olmayan hasarlara yol açabildiğine dikkat çekerek, düzenli tansiyon ölçümünün hayati önem taşıdığını vurguluyor.

Son dönemde sağlık kuruluşlarına başvuran birçok hastanın, “Şu ana kadar tansiyonla ilgili hiçbir şikayetim olmadı” ifadesini kullandığını belirten uzmanlar, bu söylemin son derece yanıltıcı olduğuna dikkat çekiyor. Hastaların öyküsü sorgulandığında, tansiyonlarını bugüne kadar hiç ölçtürmediklerini ve herhangi bir şikayet hissetmedikleri için sorun olmadığını düşündüklerini ifade eden uzmanlar hipertansiyonun dünyada en sık görülen hastalıklardan biri olduğunu belirtiyor.

İmperial Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Yüksel Çiçek, hipertansiyonun en önemli özelliğinin çoğu zaman hiçbir belirti vermeden ilerlemesi olduğuna dikkat çekerek önemli uyarılarda bulundu.

Hastanelerde yatan ağır hastalıkların büyük bir bölümünün temelinde hipertansiyonun yer aldığını kaydeden Çiçek, “Son günlerde en sık duyduğum ve yanlış olarak değerlendirdiğim ifadelerden biri, ’şu ana kadar tansiyonla ilgili hiçbir şikayetim olmadı’ söylemidir. Bize başvuran hastaların öyküsünü sorguladığımızda, tansiyonlarının ne kadar süredir yüksek seyrettiğini soruyoruz. Aldığımız yanıtlar çoğunlukla, ’şimdiye kadar hiç ölçüm yaptırmadım, herhangi bir şikayetim yoktu” şeklinde oluyor. Bu ifadenin yanlışlığı üzerinde özellikle durmak isterim. Hipertansiyonun, dünyada en sık görülen hastalıklardan biri olduğunu her zaman vurguluyoruz. En önemli özelliklerinden biri, ciddi şikayetlere, semptomlara veya belirgin bulgulara neden olmadan seyredebilmesidir. Bu nedenle, hiçbir şikayeti olmayan kişilerde tansiyonun normal olduğu yönünde yanlış bir algı oluşmaktadır. Oysa tansiyon yüksekliği çoğu zaman herhangi bir belirti vermez. Nadiren baş ağrısı, kulak çınlaması, baş dönmesi veya burun kanaması gibi bulgularla ortaya çıkabilir ancak çoğunlukla sessiz seyreder. Bu yüzden kişiler tansiyonlarını düzenli ve belirli aralıklarla ölçmedikçe yüksek tansiyona sahip olduklarının farkına varamazlar. Hastanelerde yatan en ağır hastalıkları sıraladığımızda, hipertansiyonun birçok tablonun temelinde yer aldığını görmekteyiz” dedi.

Hipertansiyon ilk sırada yer alıyor

“Kalp yetmezliği, kalp damar tıkanıklıkları, kalp krizleri, ciddi ritim bozuklukları ve aort damarının genişlemesi gibi durumların altında yatan nedenler arasında hipertansiyon ilk sırada yer almaktadır” diyen Çiçek, şu bilgileri verdi:

“Aynı şekilde, beyin damar tıkanıklıkları, beyin kanamaları ve böbrek yetmezliğinin nedenleri araştırıldığında da en önemli etkenin hipertansiyon olduğu görülmektedir. Göz damar hastalıkları ve buna bağlı gelişen görme bozukluklarının altında da hipertansiyon önemli nedenlerden biridir. Bu nedenle ’hiç şikayetim yoktu, ölçüm yaptırmadım, bilmiyordum’ cümlesini artık değiştirmemiz gerekmektedir. Günümüz koşullarında ulaşılabilir maliyetlerle tansiyon ölçüm cihazlarına sahip olmak mümkündür. Benim önerim, her evde mutlaka bir tansiyon ölçüm cihazının bulunmasıdır. Cihazın çok pahalı ya da çok özellikli olması şart değildir, önemli olan doğru ölçüm yapabilmesidir. Tansiyon sorunu olmasa bile erişkin yaşa ulaşmış, özellikle 30 yaş üzerindeki bireylerin tansiyonlarını 6 ayda bir, yılda bir ya da gerekirse 3 ayda bir ölçmeleri faydalıdır. Bu sıklık kişiye göre artırılabilir, kesin bir kural yoktur. Önemli olan, dinlenmiş halde ve doğru ölçüm tekniğiyle zaman zaman tansiyonun kontrol edilmesidir. Ölçüm değerleri 13,5/8,5 ve üzerinde çıkıyorsa tek bir ölçüm elbette yeterli değildir. Bir hafta boyunca sabah ve akşam yapılan düzenli ölçümlerde ortalamanın bu değerlerin üzerinde seyretmesi durumunda mutlaka bir kardiyoloji hekimine başvurulmasını öneriyorum. Kardiyoloji hekimi yapacağı değerlendirmede fizik muayene, kalp grafisi, ekokardiyografi, laboratuvar tetkikleri, idrar tetkiki ve gerekirse batın usg ve böbrek damarı için doppler incelemesi yapıp, hipertansiyondan kaynaklı kalp yetmezliği, kalp duvarlarında kalınlaşma, aort damarında genişleme, kalp damar daralması, kalpte ritim bozukluğu, böbrek fonksiyonlarında bozulma var mı diye değerlendirme yapıp uygun tedavi planını önerecektir. İlaveten göz damarlarında etkilenme olup olmadığını tespit etmek için göz hastalıkları hekimi değerlendirmesini istenebilir. Burada özellikle vurgulamak isterim ki korkulması gereken ilaç kullanmak değil, tansiyonun tedavi edilmemesidir. Hipertansiyon kontrol altına alınabilir bir hastalıktır ancak sessiz seyretmesi nedeniyle uzun yıllar tedavisiz kaldığında kalp, böbrek, beyin ve göz gibi hayati organlarda kalıcı ve ciddi hasarlara yol açabilir. Bu hasarların büyük bir kısmı, ne yazık ki geri döndürülemez hale gelebilmektedir.”

Bizi sosyal medyadan takip edin
bu proje ile ogrenciler kodlamayi ogrenecek zAYu6bqb
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
16 Mart, 2026 20:22 tarihinde yayınlandı
0
0

Bu proje ile öğrenciler kodlamayı öğrenecek

Kastamonu İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından kentte öğrenim gören öğrencilerin dijital çağın gerektirdiği bilgi ve becerilerle donatılması amacıyla hazırlanan “Kod 37 Mobil Uygulama Geliştirme Projesi”nin tanıtımı yapıldı.

Kastamonu İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından dijital çağın gerektirdiği bilgi, beceri ve üretim yetkinliklerinin öğrencileri geliştirmesini desteklemek ve gençlerin yazılım, robotik ile teknoloji alanındaki yetkinliklerinin artırılmasına katkı sağlamak amacıyla “Kod 37 Mobil Uygulama Geliştirme Projesi” hayata geçirildi. Proje ile lise seviyesindeki 30 öğrenciye 10 hafta süresince kodlama eğitimi verilmesi amaçlanıyor. Bu kapsamda Kastamonu Halk Eğitim Merkezinde projenin tanıtım toplantısı yapıldı.

Programda konuşan Kastamonu Valisi Meftun Dallı, “İçinde yaşadığımız çağ, bilgi ve teknolojinin hızla geliştiği ve hayatın her alanını şekillendiren en güçlü araçlardan biri haline geldiği bir çağdır. Ancak önemli olan, teknolojiyi yalnızca kullanan değil, onu üreten, geliştiren ve yön veren bireyler yetiştirebilmektir. Günümüzde dünyada fark oluşturan toplumlar, teknolojiyi sadece kullanan değil, onu geliştiren, tasarlayan ve üreten toplumlardır. Sizlerden beklentimiz de tam olarak budur. Telefonlarımızda kullandığımız bir uygulamanın, bir oyunun ya da hayatımızı kolaylaştıran bir dijital çözümün arkasında, hayal kuran, merak eden ve çok çalışan insanlar vardır. Belki de yarın milyonlarca insanın kullanacağı bir uygulamayı geliştirecek olan kişiler bugün bu salonda oturan sizlersiniz. Kastamonu’nun gençlerinin bu alanda çok önemli başarılara imza atacağına yürekten inanıyorum” dedi.

“Artık teknolojik gelişmeleri uzaktan izleyen, ihtiyaç duyduğunda ithal etmek zorunda olan bir Türkiye yok, teknoloji üreten ve ihraç eden bir Türkiye var” ifadelerine yer veren Vali Dallı, “Bugün artık biliyoruz ki bizim bilim insanlarımız, bizim gençlerimiz; uçak da yapar, SİHA da yapar, uydu da yapar, yapay zeka teknolojisine de yön verir, tıp alanında da çığır açar. Bizler de devlet olarak Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde gençlerimizin potansiyeline sonuna kadar inanıyor ve sizlerin önünü açacak her türlü çalışmayı desteklemeye devam ediyoruz. Bu düşüncelerle programımızın hayırlı olmasını diliyor, İl Millî Eğitim Müdürlüğümüze, Saat Teknoloji’ye, Mustafa Mertcan ve Mustafa Yıldız beyler ile katkı sunan herkese teşekkür ediyorum. Sevgili gençlerimize başarılarla dolu bir eğitim süreci temenni ediyorum” şeklinde konuştu.

Projeyle ilgili bilgi verenKastamonu Milli Eğitim Müdürü Hasan Gümüş ise, “Dünya üzerinde söz sahibi ülkelere baktığımızda, yalnızca teknolojiyi kullanan değil, teknolojiyi üreten, algoritmalar geliştiren ve kod yazan ülkelerin öne çıktığını görmekteyiz. Biz de inanıyoruz ki ülkemiz, siz gençlerimiz sayesinde üreten, tasarlayan ve geliştiren bir ülke olacaktır. Son yıllarda bu hedefler doğrultusunda önemli adımlar atıldığını ve büyük ilerlemeler kaydedildiğini görüyoruz. Ancak biz bununla yetinmiyoruz. Gençlerimizin dijital çağın gerekliliklerine uygun şekilde hareket etmelerini istiyoruz. Bu doğrultuda birçok iş birliği gerçekleştiriyor, çeşitli programlar ve eğitim faaliyetleriyle gençlerimizi yenidünyaya emin adımlarla hazırlamaya çalışıyoruz. Çünkü gelecek kendiliğinden şekillenmeyecektir. Gelişim ve dönüşüm için geleceği tasarlamak ve inşa etmek gerekir. Günümüzde bu tasarım ve inşanın dili ise kodlar ve algoritmalardır. Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda gençlerimizin, ülkemizin hedeflerini gerçekleştirecek ve Milli Teknoloji Hamlesine katkı sunacak bireyler olarak yetişeceğine inanıyoruz. Bu doğrultuda her türlü desteği vermeye, program ve eğitim faaliyetlerini sürdürmeye kararlıyız. Sonuç olarak ülkemizin yürüdüğü bu kutlu yolda ter dökmeye ve var gücümüzle çalışmaya hazırız. Bu yolda her zaman koşmaya devam edeceğimize inanıyorum” ifadelerini kullandı.

Ardından proje ortağı firmanın kurucusu ve yönetim kurulu başkanı Mustafa Mertcan ise yeni teknoloji olan yapay zeka hakkında sunum yaptı. Sunumunun ardından Mertcan, öğrencilerin merak ettiği soruları yanıtladı.

Bizi sosyal medyadan takip edin