Karabük Haber Postası Karabük Haber Postası

“Sıfır Atık” Projesine Safranbolu’dan tam destek

Gündem Yayın: 11.10.2018 10:52
“Sıfır Atık” Projesine Safranbolu’dan tam destek

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın öncülüğünde Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca başlatılan ve geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde tanıtımı gerçekleştirilen Sıfır Atık Projesi’ne Safranbolu’dan da destek geldi.

Emine Erdoğan’ın  “Yaşadığımız çağın en büyük sorunlarından birisi çevre sorunudur. Hızlı ekonomik büyüme, kentleşme, konfor anlayışındaki değişimlerle çevre konusu tüm dünyada alarm veren bir mesele haline gelmiştir. Etkin bir çevre yönetimi ise etkin bir atık yönetimiyle mümkündür. Belediyeler ise bu işin “motor gücü” dür, diyerek başlattığı “Sıfır Atık “ projesi kapsamında Safranbolu Belediyesi tüm Kamu Kurumlarının önlerine katı atık kutuları yerleştirdi.

Böylesi önemli bir kampanyaya katkı sağlamanın kendilerini mutlu ettiğini ifade eden Safranbolu Kaymakamı ve Belediye Başkanı Dr. Fatih Ürkmezer; “ Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın değerli eşleri Emine Erdoğan Hanımefendinin himayelerinde, Çevre ve Şehircilik Bakanlığımızca başlatılan “ Sıfır Atık “ projesine Safranbolu olarak bizlerde katkı veriyoruz.  Osmanlıdan bugüne kendini korumayı bilmiş, gerek düzenli aile yaşamı gerekse çevreye olan duyarlılığı ile tanınan Safranbolu’da Kaymakamlık ve Belediye olarak bizlerde bu önemli kampanyaya Kamu Kurumlarımız ile başladık. Geçmiş dönemlerde çocuklarımızı da bu yönde teşvik ederek okullarımıza da atık pil kutuları koymuş ve başarılı olunmuştu. Hali hazırda tüm okullarımızda bu kutulardan bulunmakta. İnşallah bu projede de Safranbolu olarak üzerimize düşen görevi fazlası ile yerine getireceğiz” diye konuştu.

Alınan bilgiye göre proje kapsamında kamu kurumlarının bahçeleri ile Safranbolu’nun muhtelif yerlerine diğer katı atıklar için de konteynırlar konulacak.

Paylaş:

Görüş Bildir

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

1 DAKİKALIK SAYGI DURUŞUNA DAVET EDİYORUM !

Manşet Yayın: 30.05.2024 10:44
1 DAKİKALIK SAYGI DURUŞUNA DAVET EDİYORUM !

Böylesine büyük bir vizyon saygıyı hak ediyor!
2014 yılının gazeteleri müthiş bir anlaşmayı müjdeliyordu.
Sudan’dan 7 milyon 805 bin dönüm tarım arazisi kiralamıştık.
Sudan’ın çok zengin topraklara sahip olduğunu belirten dönemin Sudan Büyükelçisi Osman Eldirdıeri, “Henüz, kullanıma açılmamış binlerce dönümlük arazi var. Türkiye ile bu arazilerden daha fazla faydalanabilmek için tarımsal alanda işbirliği anlaşması yaptık. Buna göre yüzbinlerce dönümlük arazi Türklere ve Türk yatırımcılara açıldı. Burada yetişecek ürünlerin kullanım hakkı Türkiye’de olacak” demişti.

Anadolu’nun verimsiz(!) topraklarında tarım ve hayvancılık yapamadığımız için Sudan gibi ülkelerden tarım arazisi kiralamaya, dahası o da yeterli gelmezse diğer ülkelerden de ithalat yapmaya mecburduk!
Suyumuzu yok, güneşimiz yok!
Topraklarımız verimsiz! Hem dışarıda ürettirmek, İthal etmek varken, kendi topraklarımızda üretmek için kim uğraşacak. Ayrıca ithalatcıyı da düşünmek lazım. İthalatçı nereden yolunu bulacak?

Sudan’ın verimli topraklarında; ülkemizde yetişmeyen tropikal meyveler üretecektik.
Hemen, Türk Sudan Uluslarası Tarım ve Hayvancılık A.Ş. ismiyle bir şirket kurduk.
Yıllarca Sudan’a gidildi gelindi.
Çok para harcadık. Olsun değerdi. Çocuklarımız ucuza, hemde tropikal meyve yiyecekti. Zengin manavlarda, yada TV lerde gördüğümüz; o Avakado, Mango, Ananas, Pepino, gibi meyvelerle sofralarımız şenlenecekti.
Sabırla, heyecanla bekledik. Yüzyıllardır bu meyveler olmadan nasıl yaşamıştık acaba?
Fakat, 10 yıldır ne gelen var, ne giden.

“Acelen ne? O arazileri 99 yıllığına kiraladık. Daha 89 yılımız var. Üretiriz yavaş yavaş diyorsanız.
☆ O halde 5 ay önce o şirketi neden tasfiye ettiniz.
☆ Sudan’ın tahsis ettiği topraklar verimsiz mi çıktı?
☆ Bu araziler için ödeme yapıldı mı? Yapıldı ise, miktarı nedir?
☆ Parasını ödediğimiz halde araziyi tahsis etmediler mi?
☆ Yoksa Sudan bizi öptü mü?

Hani nerede? Avakado, Ananas, Mango, Pepino…
Ucuza tropikal meyve yeme hayali kurarken, bugün geldiğimiz noktada kendi ülkemizde yetişen meyveleri de market tezgahlarında seyrediyoruz. 50 liranın altında meyve yok.

Bizi öpen bu Sudan’la; geçtiğimiz günlerde sıfır gümrüklü bir tarım anlaşması daha imzaladık.
2 milyon yumurta, 50 bin büyük baş, 2 bin küçük baş hayvan, 8 bin ton et, 500 ton bal, 2 bin ton tereyağ, 2 bin ton üzün, bin ton sarımsak, 5’er bin ton; buğday, arpa, yulaf, mısır, patates, domates alacağız. Kiralayıp, üretim yap(a)madığımız o araziler için para ödedi isek, ithal edeceğimiz bu ürünlerin parasından ďüşecek miyiz?

Sadece Sudan’dan değil tabii, Et ve Süt Kurumu, Brezilya ve Uruguay’dan ithal Mersin Limanı’na 15 günde iki gemi ile 43 bin baş sığır getirdi.
İthal sığırların 5 bini kurbanlık olarak Kızılay ve vakıflara verilmiş.

Yılbaşından bu yana 20 bin baş kasaplık hayvan, 35 bin ton karkas et ithal etmişiz
Ukrayna’dan ithal ettiğimiz ette Salmonella bakterisi çıktığı iddia ediliyor. İnanmıyorum! yalandır!

İlginç olan şu; taa dünyanın öbür ucundan 25 günlük gemi yolculuğu ile getirdiğimiz sığırlar nakliye giderlerine rağmen bizim ürettiklerimizden daha ucuza geliyor. Demek ki, sorun bizde. Ya üretmesini bilmiyoruz, ya üretim maliyetlerimiz çok yüksek yada birileri arada yolunu buluyor.

İlyas Erbay