Şiddet İçeren Bir Toplumda Psikolojik İyi Oluş Beklenemez! - Karabük Haber Postası
6708d8d4a398f
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
11 Ekim, 2024 10:51 tarihinde yayınlandı
0
0

Şiddet İçeren Bir Toplumda Psikolojik İyi Oluş Beklenemez!

Kendilerini “incel” olarak tanımlayan bazı erkeklerin, kadınları romantik veya cinsel anlamda ulaşılmaz olarak görmeleri sonucunda kadınlara yönelik nefret ve düşmanlık geliştirdiklerini ifade eden uzmanlar, bu düşmanlığın, çevrimiçi taciz, tehdit, hatta fiziksel şiddet ve terör eylemlerine kadar varabildiğini söylüyor.

Kendilerini “incel” olarak tanımlayan bazı erkeklerin, kadınları romantik veya cinsel anlamda ulaşılmaz olarak görmeleri sonucunda kadınlara yönelik nefret ve düşmanlık geliştirdiklerini ifade eden uzmanlar, bu düşmanlığın, çevrimiçi taciz, tehdit, hatta fiziksel şiddet ve terör eylemlerine kadar varabildiğini söylüyor.

“İncel” şiddetinin özellikle sosyal medya ve çevrimiçi platformlarda kadınları hedef aldığını kaydeden Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, “Kadınların şiddete yönelik eğilimlerin belirtilerini tanımaları önemlidir. Önyargılı cinsiyetçi söylemler, kadınları aşağılayan ifadeler veya kadınların toplumsal rollerine dair olumsuz inançlar gibi işaretlere dikkat edilmelidir.” dedi.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, son dönemde dikkat çeken “incel” (zorunlu bekar) topluluğunun kadınlara yönelik şiddet eğilimleri ve bu eğilimlerin kadın-erkek ilişkileri üzerindeki etkilerini değerlendirdi.

Kadınlara yönelik nefret ve düşmanlık geliştiriyorlar

Kendilerini “incel” olarak tanımlayan bazı erkeklerin, kadınları romantik veya cinsel anlamda ulaşılmaz olarak görmeleri sonucunda kadınlara yönelik nefret ve düşmanlık geliştirdiklerini ifade eden Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, “Bu düşmanlık, çevrimiçi taciz, tehdit, hatta fiziksel şiddet ve terör eylemlerine kadar varabilmektedir. İncel ideolojisi, kadınların erkekler üzerinde haksız bir güç sahibi olduğunu ve erkeklerin sosyal olarak dışlandığını savunan cinsiyetçi bir yaklaşım sergiler. Bu anlayış, çevrimiçi platformlarda giderek daha yaygın hale gelmekte ve tehlikeli bir etki yaratmaktadır.” dedi.

Kadınlar ‘İncel’ şiddeti ile karşı karşıya mı?

“İncel” şiddetinin özellikle sosyal medya ve çevrimiçi platformlarda kadınları hedef aldığını kaydeden Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, “Kadınlar, incel topluluklarının yoğun olarak bulunduğu çevrimiçi ortamlarda taciz, tehdit ve aşağılanmaya maruz kalıyor. Bu tehditler sadece çevrimiçi ortamda kalmayıp fiziksel saldırılara da dönüşebilir. İncel ideolojisi, kadınların özgürce seçim yapma haklarına doğrudan saldırıda bulunarak kadınlar üzerinde korku ve güvensizlik yaratır.” diye konuştu.

Romantik ilişkilerde kadınların güven duygusunu zedeliyor

“İncel” şiddetinin romantik ilişkilerde kadınların güven duygusunu zedeleyebildiğini de söyleyen Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, “Sosyal medyada ve hatta gerçek hayatta giderek daha görünür hale gelmesi, kadınlarda potansiyel partnerlerin şiddet yatkınlığına sahip olabileceği endişesini yaratabilir. Bu da kadınların yeni ilişkiler kurarken daha temkinli davranmasına, karşısındaki kişiyi güven problemi nedeniyle daha uzun süre gözlemlemesine ve genel olarak ilişkilerde daha fazla güvensizlik yaşamasına neden olabilir. Temkinli olmak oldukça önemlidir fakat bu durum temkinin ötesine geçtiği noktada psikolojik bir hastalık haline gelebilir.” şeklinde konuştu.

Kadınların şiddete yönelik eğilimlerin belirtilerini tanımaları önemli!

“Kadınların şiddete yönelik eğilimlerin belirtilerini tanımaları önemlidir. Önyargılı cinsiyetçi söylemler, kadınları aşağılayan ifadeler veya kadınların toplumsal rollerine dair olumsuz inançlar gibi işaretlere dikkat edilmelidir.” diyen Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, şöyle devam etti:

“Güvenli bir ilişki kurmanın anahtarı olan iletişim, şeffaflık ve empati eksikliğini fark etmek de kadınlara yardımcı olabilir. Fakat elbette bunlarla bitmez, güvensiz ortamlardan tanışmak ciddi bir risk faktörü olabilir.”

Toplum genelinde kadına yönelik şiddet ve taciz gibi cinsiyetçi akımlar…

“İncel” hareketinin kadınlara yönelik şiddeti ve düşmanlığı meşrulaştırarak toplumsal cinsiyet ilişkilerini olumsuz etkilediğini de ifade eden Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, “Bu, erkeklerin kadınlarla ilişkilerinde kontrol sağlamaya yönelik bir motivasyonla yaklaşmalarına ve kadınları daha az değerli bir konuma koymalarına neden olabilir. Toplum genelinde kadına yönelik şiddet ve taciz gibi cinsiyetçi akımlarla daha yaygın hale geldikçe, kadın-erkek ilişkilerinde eşitlik ve güven duygusu zayıflar. İlişkiler çatışma noktası haline gelebilir.” dedi.

“İncel” hareketine kapılmış erkeklerin, kadınlarla empati kurması için neler yapılmalı?

“İncel” hareketine kapılmış erkeklerin, kadınlarla empati kurma yeteneklerini geliştirmeleri için neler yapılması gerektiğine de dikkat çeken Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, şöyle devam etti:

“Bu tür bireyler için empati geliştirme, ilk etapta farkındalık yaratmakla başlar. Bu kişilerde değişimi teşvik etmek için psikiyatrik tedavi ardından psikolojik eğitim, iletişim becerileri ve duygusal farkındalık çalışmaları yapılabilir. Ayrıca, okullarda ve üniversitelerde sağlıklı ilişkiler üzerine eğitim programları düzenlenmesi, şiddet etkisine maruz kalan kişilerin süreci anlamaya yönelik empati becerilerini geliştirmelerine yardımcı olabilir. Gruplar halinde yürütülen farkındalık çalışmaları ve çevrimiçi destek programları da bu konuda faydalı olabilir. Böyle bir süreçte durum ciddiye alınmalı ve bir psikiyatri hekimi ve psikolog eşliğinde ciddi bir tedavi süreci yürütülmelidir.”

“İncel” şiddetinin etkilerini önlemek için neler yapılmalı?

Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, “İncel” şiddetinin etkilerini önlemek için öncelikle durumun ciddiyetinin üzerinde durulması gerektiğini dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Toplumun tüm kesimlerinin katılımını sağlayacak eğitim projeleri geliştirilmeli, özellikle genç bireylerin sağlıklı ilişki dinamikleri hakkında bilinçlenmesi sağlanmalıdır. Okul müfredatlarına eklenebilecek toplumsal cinsiyet eşitliği dersleri, empati geliştirme çalışmaları, sağlıklı iletişim becerileri gibi konularda bilinçlendirme yapılabilir. Çevrimiçi platformlarda sosyal medya kampanyaları başlatarak, şiddet içeren ve cinsiyetçi ideolojiler konusunda farkındalık yaratmak, toplumun farklı kesimlerine ulaşma noktasında etkili bir adım olabilir. Bu içeriklerin olduğu sosyal medyalara ağır yaptırımlar uygulanması da oldukça önemlidir.”

“Şiddet olan bir toplumda içsel çürüme başlamış demektedir”

Aileler, eğitimciler ve medyanın iş birliğiyle geliştirilecek projelerle toplum genelinde daha sağlıklı kadın-erkek ilişkilerinin desteklenmesi gerektiğini de kaydeden Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, sözlerini şöyle tamamladı:

“Şiddet olan bir toplumda içsel çürüme başlamış demektedir. Şiddet içeren bir toplumda psikolojik iyi oluş beklenemez. Bu çerçevede, toplumsal eğitim ve farkındalık programlarının yanı sıra, kadınların güvenliğine ve cinsiyet eşitliğine katkı sağlayacak projeler geliştirilmesi için daha fazla iş birliği yapılabilir. Güvenlik önlemleri alınabilir. Güvensiz- belirsiz ortamda olmak psikolojik rahatsızlıkların asıl sebebidir.”

 

Bizi sosyal medyadan takip edin
baruden patent basarisi finans alaninda turkiye ucunculugu HaG9B4Eb
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
24 Nisan, 2026 08:45 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’den patent başarısı: “Finans” alanında Türkiye üçüncülüğü

Bartın Üniversitesi (BARÜ) 2025 yılı patent performansının değerlendirildiği sıralamada en iyiler arasına girerek “Finans” alanında Türkiye’de ilk 3’te yer almayı başardı.

Türkiye’nin yenilikçilik ve Ar-Ge performansını geliştirmek hedefiyle Patent Effect tarafından hazırlanan “Türkiye’nin Patent Raporu 2025” listesi yayımlandı. Bartın Üniversitesi (BARÜ) açıklanan listede “Patent Şampiyonu Üniversiteler” kategorisinde yer alarak önemli bir başarıya imza attı. Farklı kategorilerde değerlendirmelerin yapıldığı raporda BARÜ, “Finans” alanındaki patent başvurularıyla Türkiye’nin en iyileri arasına girdi.

Raporda, farklı alanlarda en çok patent başvurusu yapan ilk 10 üniversite açıklandı. BARÜ, 2025 yılında finans alanında gerçekleştirdiği patent başvuru sayısıyla devlet ve vakıf üniversiteleri arasında 3’üncü sırada yer aldı. BARÜ üçüncülüğü İstanbul Teknik Üniversitesi, Bahçeşehir Üniversitesi, İstanbul Medipol Üniversitesi ve İzmir Ekonomi Üniversitesi ile paylaştı.

Bilimsel çalışmaların katma değere dönüşmesinin önemini vurgulayan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bartın Üniversitesi olarak bilgiyi değere dönüştürme hedefiyle çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Patent başvurularında elde ettiğimiz başarıyı da daha ileri taşımak adına nitelikli projeler üretmeye ve bu projeleri patent süreçleriyle buluşturmaya devam edeceğiz. Bu doğrultuda araştırma-geliştirme ekosistemimize katkı sunan herkese teşekkür ediyorum” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin