Karabük Postası tarafından
22 Mayıs, 2023 10:36 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Sesigüzel’i kaybettik

İstanbul'da 86 yaşında hayatını kaybeden usta sanatçı Nuri Sesigüzel, Teşvikiye Camii’nde düzenlenen törenle son yolculuğuna uğurlandı. Hayatını kaybeden Türk müziğinin usta ismi Nuri Sesigüzel için Teşvikiye Camii’nde öğle namazına müteakip cenaze töreni düzenlendi. Cenazeye İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Milletvekili Yavuz Ağıralioğlu, birçok sanatçı ve sevenleri katıldı. Cenazede usta sanatçının ailesi taziyeleri kabul etti. Cenazeye katılan sanatçı Selahattin Alpay, “Yine büyük mihenk taşlarından ağabeyimi kaybettik. Allah nurlar içinde yatırsın. Her şeyden evvel, sanatının dışında ondan şöyle örnek aldığım bir şey vardır; kişiliği, saygınlığı. Kimseye nasip olmayan bir şöhrete haizdi ama hiçbir zaman şımarmadı maddi ve manevi. Örnek alacağımız insanlardan bir tanesiydi. Hayatını kaybetmeden 15-20 gün önce aramıştım. 'Biraz rahatsızım' dedi” ifadelerini kullandı. Sanatçı Mahmut Tuncer ise, “Bir çınardı, abideydi. Halk müziğinin pirinin öldüğünü söyleyebilirim. Allah nur içinde yatırsın. Urfalı olması dolayısıyla bir hemşehrimizi, bir sanat ustasını kaybettiğimizi söyleyebiliriz. Benim de yakınımdı, 'dayı' diyorduk. Biz de dayımızı kaybetmiş olduk. Allah mekanını cennet etsin” ifadelerini kullandı. Milletvekili Yavuz Ağıralioğlu, “Memlekette sanatçıların, mümtaz isimlerin en çok arandığı ve sevildiği zamanların son büyüklerini uğurluyoruz. Allah rahmet eylesin. Bizim içinde yaşadıkları dönem içinde hassasiyet gösterip çizgisini korumaya çalıştıkları sanat ve şahsiyet içinde çok mümtaz bir isimdi. Çok az insandır bu kadar sene sanat hayatında kalan, aralıksız iyiliklerle anılan” şeklinde konuştu. Cenazede gazetecilere açıklamalarda bulunan Nuri Sesigüzel’in oğlu Mehmet Sesigüzel, “Evimizin direği yıkıldı, çınarımızı kaybettik. Ailecek çok üzgünüz. Uzun süredir tedavi görüyordu kalp yetmezliğinden. Sabaha karşı vefat etti. Tüm sevenlerin başı sağ olsun. Mekanı cennet olsun. Ben kendim zaten saz çalıyorum. Bizim bütün kardeşlerin sesi güzeldir aslında. Biz hep ailecek basın önüne çıkmayı seven bir aile olmadığımız için geri planda kalmayı tercih ettik. Babam da öyle tercih etti. Bizi hiçbir zaman sanat camiasıyla bir araya getirmedi. Onun için de babam bizleri oturttu hepimizi. Beş tane de torun sahibi, hepsi burada. Babamın evlatları olmaktan gurur duyuyoruz. Başımız sağ olsun. Mekanı cennet olsun” dedi. Nuri Sesigüzel'in cenazesi defnedilmek üzere Büyükçekmece Mezarlığı'na götürüldü. (İHA)

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
İlyas Erbay tarafından
23 Kasım, 2025 15:18 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 3dk
Yorum: 0

ÖNLEM ALMANIZ İÇİN BU FELAKETİN YAŞANMASI MI GEREKİYORDU?

İstanbul Fatihte, 4 kişilik bir aileyi hayattan koparan ihmaller zincirini günlerdir, TV lerden, üzüntüyle takip ediyoruz.

Otelde ehil olmayan kişiler tarafından yapılan ilaçlamadan mı? Sokak satıcılarının hijyen koşullarına uymadan sattıkları yiyeceklerden mi? Halen tam olarak netleşmedi.
Bu acı olayın ardından,
Tarım Bakanımız, tarım ilaçlarının artık beşeri ilaçlar gibi belirli miktarda ve sadece yetkili ziraat mühendislerinin reçetesiyle alınabileceğini açıklamış. Sn.Bakan, "Sokak Lezzetleri diye tabir edilen gıda satış yerlerini de mercek altına aldıklarını belirtmiş.

Bu önlemlerin alınması için, bir felaket mi yaşanması gerekiyordu?
Tarım ilaçlarının bu güne kadar reçetesiz satıldığını Sayın Bakanın açıklaması ile öğrenmiş olduk. Sokak satıcıları da mercek altına değilmiş. Bu acı olaydan sonra mercek altına alındıklarını yine Sayın Bakanın açıklamasından öğrendik.

  • Neden, felaketler yaşanmadan önlem almıyoruz?
  • Felaketleri öngörmek, önleyici faaliyetler geliştirmek çok mu zor?
  • Tarım ve Orman Bakanlığımız bünyesindeki Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğümüz ne için var?

T.C. Anayasası 56. madde bakınız ne diyor;
“Herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir. Devlet herkesin hayatını beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlama; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler. Devlet, bu görevini kamu ve özel kesimdeki sağlık ve sosyal kurumlardan yararlanarak, onları denetleyerek yerine getirir. Sağlık hizmetlerinin yaygın bir şekilde yerine getirilmesi için kanunla genel sağlık sigortası kurulabilir.”

Peki, Anayasada ifade edildiği şekliyle,
Devlet herkesin hayatını beden ve ruh sağlığı içinde sürdürebilmesi için ne yapıyor?

Yasal düzenlemeler en ince ayrıntısına kadar tanımlanmış. Bundan kuşkumuz yok.
Belli ki sıkıntı uygulamada.
Yasal düzenlemeler kadar, denetim mekanizmasının doğru işletilmesi de hayati derecede önemli.

TARIM İLAÇLARI ARTIK ZİRAAT MÜHENDİSLERİNİN YAZDIĞI REÇETELERLE ALINACAK MIŞ!

Peki, bu güne kadar tarım ilaçlarını kim satılıyordu? İlaç bayileri.
Çiftçi, ürününde bir hastalık meydana geldiğinde ilk başvurduğu yer neresi? ilaç bayisi. Bayinin tarım ilaçlarının nasıl kullanılması ile ilgili bir eğitimi var mı? Bildiğim kadarıyla yok.
Tarım ilacı satan bayiye koşan çiftçi bayiden kendisine yardımcı olmasını istiyor. İlaç bayileri bol miktarda ilaç satma eğilimi ile hem doktor hem de eczacı gibi davranarak çiftçiye istediği kadar ilaç veriyor. Çiftçi ilacın etkileri hakkında bilgi sahibi olmadığından sorunu hemen çözmek için ilacın dozuna ve yöntemine hiç dikkat etmiyor. Ne kadar fazla kullanırsa, etkisinin o oranda çok olacağını zannediyor.
İlaçlama firmaları da muhtemelen böcek ilaçlarını tarım ilacı satan bayilerden temin ediyorlar.

Hani şu Avrupa’ya ihraç ettiğimiz Tarım ürünleri normalin çok üzerinde ilaç kalıntıları nedeniyle geri gönderiliyor ya. Normalin 10 katı, 50 katı Pestisit maddesine rastladığı haberleri zaman zaman basından öğreniyoruz ya. İşte o "Pestisit" denen madde böcek ilacı. Kanserojen bileşenler içeriyor.

Dahiliye Uzmanı Prof.Dr.Osman Erk bir hesap yapmış. Kişi başına, 1 yılda 5-10 kg zararlı katkı maddesi tüketiyormuşuz. Bu da obezite, alerji ve kansere davetiye çıkarıyormuş.
Daha önce bir kaç kez yazılarımda bu tehlikeye dikkat çekmeye çalışmıştım.

Sadece sebze ve meyvelerde kullanılan tarım ilaçlarından mı?
Marketlerden satın aldığımız hazır gıdalardan da zehirleniyoruz.

  • MSG Çin tuzu Tam ismi Mono Sodyum Gulutomat E 621
  • Yüksek fruktozlu mısır şurubu * Aspartam E951
  • Suklaroz E 955
  • Potasyum bromat E 924
  • Trans yağ ( hidrojenin yağlar) * Benzoik asit BHA BHT
  • Emilgatör ve gıda boyaları…
    Bunlar en tehlikeliler.
    Soframıza gelen her şeyde zehir var. Hastalıklar, özellikle; kanser, neden bu kadar arttı? Obezite keza öyle. Genetiği değiştirilmiş ürünler, hormonlu gıdalar…
    Kim koruyacak bizi bunlardan?

Dünyanın gelişmiş ülkeleri çiftçilerini ilaç kullanımı konusunda çok sıkı kontrole tabi tutuluyorlar ve eğitiliyorlar. Bizde ise, gıda güvenliği, ihmal edilen, üzerinde yeterince durulmayan bir konu.

Tarım ilaçlarının satışı ile ilgili düzenlemeyi bile; bir aile yaşamdan koptuktan sonra daha yeni yapıyoruz. Sözün bittiği yerdeyiz.
"BAKAN" değil, gören, önlem alan olun!
Bu ülkede ölüm bu kadar ucuz olmamalı !

İlyas ERBAY

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.