Karabük Postası tarafından
05 Haziran, 2014 14:53 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

Sendikalar ve İdarecilerden Fikir Alışverişi Toplantısı

Türk Eğitim Sen’in daveti üzerine bazı sendikalar ve idareciler 6528 No’lu Milli Eğitim Temel Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik öngören kanunu tartıştı. Karabük Öğretmen evinde düzenlenen toplantıya, okul idarecileri,Türk - Eğitim Sen, Eğitim Sen ve Aktif Eğitim - Sen üyeleri katıldı. Toplantının açılışında konuşan Türk Eğitim Sen Karabük Şube Başkanı Ahmet Turgut Kurtoğlu, toplantının amacının çıkan kanun ile ilgili fikir alışverişi olduğunu söyledi. Toplantının Türk Eğitim Sen’in kendi başına yaptığı bir etkinlik olmadığını vurgulayan Kurtoğlu, “Karabük’te diğer sendikalara da bu noktada çağrıda bulunduk. Eğitim Sen ve Aktif Eğitim - Sen’den katılım oldu. Eğitim Bir Sen’den cevap alamadık. Bugünkü toplantımızın amacı Türkiye’de Mart ayı başında 6528 sayıl kanunla çıkartılan, idarecilerin anayasal güvence altında da olan, müteseflerin bir gecede çıkan yasa ile lav edilmesi konusu. Bunla ilgili neler yapabilir ve idarecilerin görüşleri nelerdir, bizlerin sendikaların yapması gereken nelerdir diye fikir alışverişi yapalım dedik. 6528 sayılı kanun yasa eğitim iş kolundaki idarecileri bu duruma düşürürken, yarın öğretmen arkadaşlarımızın iş güvencesi içersinde çalışma şansının da yok olacağı çok aşikar. 8 yada 10 yılda bu rotasyon olsun konusu gündemde. Rotasyonun ötesinde farkında olmadığımız bir diğer konu ise Türkiye’de yürürlüğe sokulmuş 30 büyükşehir yasasında Özel İdareler kaldırıldı. Onların yetkileri belediye meclislerine devredildi. Bu olayın arkasından gelecek hadise en az 10 Bakanlıkta kamu çalışanların istihdamının özlük haklarının takibi belediye meclislerine devri hadisesi. Bu açık görünüyor. Dolayısıyla, Avrupa, Amerika ne derseniz deyin Karabük’te herhangi bir okulda çalışacak öğretmeni ve idareci seçme hakkı belediye meclisinde olacak hale gelecek. Bu nokta çok açık ve net” dedi.
Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
03 Şubat, 2026 16:52 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Dünya Sulak Alanlar Günü’ne OMÜ’den bilimsel katkı: Kızılırmak Deltası kitapla anlatıldı

Türkiye’nin en önemli sulak alanlarından biri olan Kızılırmak Deltası, Dünya Sulak Alanlar Günü’nde yayımlanan kapsamlı bir bilimsel eserle mercek altına alındı. Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) öğretim üyeleri Prof. Dr. Cevdet Yılmaz ve Prof. Dr. Ali Kemal Ayan’ın editörlüğünü yaptığı "Kızılırmak Deltası-Doğa ve İnsan" adlı kitap, 25 bilim insanının katkısıyla 15 bölümden oluşuyor.
Sulak alanlar ve yayınladıkları kitap hakkında bilgi veren OMÜ Eğitim Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Cevdet Yılmaz, "Her yıl 2 Şubat’ta kutlanan Dünya Sulak Alanlar Günü, dünyadaki göller, sulak alanlar ve sucul ortamlara dikkat çekmek adına biz bilim insanları için önemli bir fırsattır. Sulak Alan kavramı; nehirler, göller, bataklıklar, sazlıklar, geçici su birikintileri, turbalıklar ve bataklıklar gibi habitatları kapsar. Sulak alanlar yeryüzündeki en hassas ekosistemlerin başında gelir. Biyolojik çeşitliliğin sürdürülmesinde, suyun doğal filtrelemesinde, yeraltı suyu rezervlerinin dengelenmesinde ve özellikle kuşlar başta olmak üzere canlılar için yaşam alanı olarak hayati rol oynarlar. Bu kadar önemli ve hassas ekosistemler olmalarına karşılık sulak alanların da karşı karşıya olduğu birçok problem vardır. Bunların başında tarım arazisine dönüştürmek için kurutma, hızlı kentleşmeye bağlı olarak iskâna açma, altyapı projeleri sonucu atıklarla kirletilmeleri gelir. Günümüzde en önemli tehdit ise iklim değişimi sonucu gerçekleşmekte olan kuraklık tehdididir. Sulak alanların uluslararası düzeyde tanınması ve korunması yolunda atılan en önemli adım, 1971’de İran’ın Ramsar kentinde imzalanan Ramsar Sözleşmesi’dir. Türkiye, 1994’te bu sözleşmeye taraf olmuş ve hâlihazırda 14’ü Ramsar Alanı statüsünde olmak üzere ülkemizde yaklaşık 136 sulak alanı koruma altına almıştır" dedi.

"Türkiye’deki en önemli Ramsar alan Kızılırmak Deltası"
Türkiye’de yer alan en önemli Ramsar alanın Kızılırmak Deltası olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Cevdet Yılmaz, "Kızılırmak Deltası aynı zamanda UNESCO Dünya Doğal Miras Alanları listesine girmek için aday bir sahadır. Bizler 25 bilim insanı olarak 15 Bölümde Kızılırmak Deltası’nı en kapsamlı şekilde araştırarak bu eseri meydana getirdik. Kitap Ondokuz Mayıs Üniversitemiz tarafından yayınlanmış güzel bir tevafuk olarak da bugün yani 2 Şubat Dünya Sulak Alanlar Günü’nde üniversitemiz kütüphane görevlileri aracılığıyla matbaadan elimize ulaşmış bulunmaktadır. Emeği geçen herkese teşekkür ediyor, kitabın Samsun’a ve bilim camiasına hayırlı olmasını diliyoruz. Bu kitap UNESCO Dünya Miras Listesi’ne aday olan Kızılrmak Deltası ile ilgili olarak bugüne kadar yayınlanan en kapsamlı çalışmalardan biri olup, Kızılırmak Deltası’nın UNESCO adaylık sürecine güçlü bir katkı sunacağına inanıyoruz" diye konuştu.

"Araştırmacılara, karar vericilere ve doğa dostlarına yol gösterici olmasını temenni ediyoruz"
Kitabın diğer editörü ve aynı zamanda bölüm yazarlarından biri olan OMÜ Ziraat Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ali Kemal Ayan da kitapla ilgili olarak, "2 Şubat Dünya Sulak Alanlar Günü vesilesiyle Ondokuz Mayıs Üniversitemizin 177. yayını olarak yayımlanan bu eser, bilim camiasına nitelikli bir kaynak sunmanın yanı sıra, sulak alanların korunmasına yönelik farkındalığın artmasına da katkı sağlamayı amaçlamaktadır. Doğa ile insan arasındaki hassas dengeyi merkeze alan bu çalışma, gelecek kuşaklara aktarılması gereken ortak bir mirasın bilimsel belgesi niteliğindedir. Bu eserin, Kızılırmak Deltası başta olmak üzere tüm sulak alanların korunması ve sürdürülebilir yönetimi konusunda araştırmacılara, karar vericilere ve doğa dostlarına yol gösterici olmasını temenni ediyor; hazırlanmasında emeği geçen tüm bölüm yazarı hocalarımıza ve katkı sağlayıcılara teşekkür ediyoruz" ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin