Çifte cinayet 19 saniyede işlenmiş: Eşi ve kayınvalidesini vuran koca hakim karşısında - Karabük Haber Postası
cifte cinayet 19 saniyede islenmis esi ve kayinvalidesini vuran koca hakim karsisinda C4dm9Gq8
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
03 Nisan, 2026 16:15 tarihinde yayınlandı
0
0

Çifte cinayet 19 saniyede işlenmiş: Eşi ve kayınvalidesini vuran koca hakim karşısında

Zonguldak’ta 32 yıllık evliliğinde gördüğü şiddet iddiaları üzerine kendisine boşanma davası açan eşi Tülay Ündeş ve kayınvalidesi Zaide Alkaç’ı sokak ortasında 19 saniyede öldüren sanık, ilk kez hakim karşısına çıktı. Duruşmada eşini ve kızını kaybetmenin acısını anlatan müşteki baba Halil Alkaç, “Sabahlara kadar eşimin ve kızımın mezarını seyrediyorum” dedi.

Zonguldak’ta geçen yıl aralık ayında boşanma aşamasındaki eşi Tülay Ündeş ve kayınvalidesi Zaide Alkaç’ı av tüfeğiyle vurarak öldürdüğü gerekçesiyle tutuklanan Yusuf Ündeş’in yargılanmasına başlandı.

Duruşmada sanık suçlamaları reddederken, müşteki baba, sanığın çocukları ve tanıklar olayın öncesindeki sürece ve cinayet anına dair beyanlarda bulundu. 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya tutuklu sanık Yusuf Ündeş, cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Duruşmada Halil Alkaç, anneleri babaları tarafından öldürülen Orkun Ü., Berat Ü. ve 14 yaşındaki U.F.Ü. ile taraf avukatları ve tanıklar hazır bulundu.

Tüfekle gittiği eşini, “Cano bakar mısın?” deyip öldürmüş

Tutuklu sanık Yusuf Ündeş, savunmasında eşiyle aralarındaki sorunların emeklilik sonrası köye taşınma isteği nedeniyle başladığını iddia etti. Boşanma sürecinde 14 yaşındaki oğlunun kendisine karşı kışkırtıldığını ve şiddet gördüğünü öne süren sanık, olay günü cinayet kastıyla değil, konuşmak amacıyla maktullerin yanına gittiğini savundu. Sanık Ündeş cinayet anını şu sözlerle anlattı:

“Olay günü eşimle kayınvalidemi görünce konuşmak ve evladımı kurtarmak için yanlarına gittim. Onların evinde de silah olduğu için silahımı yanıma almıştım. Arabadan inip eşime ’Cano bakar mısın’ diye seslendim. Eşime oğlumun yaptıklarını sorarken bana, ’Ölümden korkuyor musun?’ dedi. Kayınvalidem de ’Senin zaten fişin çekildi’ deyince o sırada tetiğe bastım. Sonrasını hatırlamıyorum. Aileme bunu yaşatmak istemezdim, çok üzgünüm.”

Silahı cinayetten 4 ay önce almış

Mahkeme başkanının cinayette kullanılan ve seri numarası silinmiş olan silahla ilgili sorusuna yanıt veren sanık Ündeş, “4 ay önce silahı aldım. Av merakım da vardı. Tüfeği internet üzerinden aldım. 32 yıllık evliliğimde eşime hiçbir zaman darp uygulamadım, şikayette bulunmadı. Ne varsa annesinin babasının evine gittikten sonra tavırları değişti. Beni her yerden engelledi. Tehdit etmedim” diyerek kendini savundu.

“Evde tek başınayım, her gün karşımdaki mezarlarını seyrediyorum”

Duruşmada söz alan maktul Zaide Alkaç’ın eşi ve Tülay Ündeş’in babası Halil Alkaç, kızının evliliği boyunca şiddet gördüğünü belirtti. Sanığın savunmasına tepki gösteren Alkaç, “Geçen sene bayramda kızıma, ’Senin kemiklerini çatır çatır kırmaz mıydım?’ diyerek tehditler savurdu. Uzaklaştırma talep ettik, ret verdiler. Olay günü telefonda ’Yusuf, Tülay ile yengemi vurdu’ dediler. O 15 dakikalık yol bana bitmedi. Oraya vardığımda canlarını kurtaracak bir tek ben yokmuşum. Şimdi evde tek başınayım, her gün karşımdaki mezarlarını seyrediyorum. En ağır cezayı almasını istiyorum” dedi.

“Okul formuna bile baba yerine ağabeylerimin adını yazıyordum”

Sanığın 14 yaşındaki oğlu U.F.Ü., babasının sürekli alkol aldığını ve evde korku içinde yaşadıklarını anlattı. Babasının annesiyle barışması için kendisine baskı yaptığını söyleyen U.F.Ü., “Beni annenle barıştır diyordu. İstemeyince yediğim ekmeğin lafını bile etmeye başladı. 12-13 yaşında gücüm ona nasıl yetecek? Annemle yaşayacağım çok günler varken şimdi mezarına sarılıyorum. Okul formunda bile baba ismi yerine ağabeylerimin adını yazıyordum. Askerliğimi yapmaya gideceğim, annem beni göremeyecek. Bu kişiye ‘baba’ bile demeyeceğim. Şikayetçiyim” diyerek feryat etti.

Sanığın savunmasını oğulları çürüttü: “Av merakı yok, yalan söylüyor”

Sanığın “Düğünlerini yaptım, maddi yardımda bulundum” şeklindeki savunmaları diğer oğulları Berat Ü. ve Orkun Ü. tarafından yalanlandı. Düğünlerini kendi imkanlarıyla yaptıklarını belirten Berat Ü., “Anneme her türlü şiddeti uyguluyordu. Bizi annesiz bıraktı” dedi. Orkun Ü. ise “Söylediklerinin yüzde 99’u yalan. Krediyi çeken bendim, onun kredi notu düşüktü. Evde sürekli ruhsatsız silah bulunurdu. Babamdan hep korkarak büyüdük” ifadelerini kullandı.

Tanıklar sanığı yalanladı: “’Şimdi konuşun’ diyerek peş peşe ateş etti”

Görgü tanıkları sanığın araçtan iner inmez silahına sarıldığını ve “Ne oldu, kaçma”, “Şimdi konuşun lan” diyerek bağırdıktan sonra peş peşe ateş etmeye başladığını aktardı.

“1 saat mezarlıkta beklemiş, cinayet 19 saniyede işlenmiş”

Müşteki avukatı Hande Gündoğdu, eylemin tasarlanarak işlendiğini vurgulayarak, “Kamera kayıtlarına göre tüm olay 19 saniyede gerçekleşiyor. Sanık zaten silahla gittiğini itiraf ediyor. Tanık beyanlarına göre olay öncesi 1 saat mezarlıkta beklemiş. Burada açıkça tasarlanmış kasten öldürme eylemi olduğu kanaatindeyiz” dedi. Avukat, sanığın kabarık sabıka kaydının incelenmesini ve maktulün telefon şifresinin kırılarak tehditlerin tespitini talep etti.

Sanığın tanık talebine ret: Tutukluluk hali devam edecek

Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, Yusuf Ündeş’in tutukluluk halinin devamına karar verdi. Sanık müdafinin tanık dinletme talebini “dosyaya yenilik katmayacağı” gerekçesiyle reddeden heyet, eksiklerin tamamlanması için duruşmayı ileri tarihe erteledi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
rize kulturu seramikte hayat buluyor Sd7AIx1S
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
30 Nisan, 2026 12:00 tarihinde yayınlandı
0
0

Rize kültürü seramikte hayat buluyor

Rize’nin Çayeli ilçesinde kurulan seramik atölyesinde çamur sanata dönüşüyor. Seramik ve cam sanatçısı Demet Keskin öncülüğünde yöre kültürüne özgü semboller seramiğe işlenerek, yerelden evrensele uzanan bir başarıya dönüşüyor.

Geleneksel el sanatlarını modern dokunuşlarla buluşturan Demet Keskin, Rize’nin Çayeli ilçesinde kurduğu Mühredem Sanat Atölyesi’nde çamuru sanata dönüştürüyor. Karadeniz’in zengin kültürel mirasını seramikle harmanlayan bu üretim süreci, sadece estetik bir değer üretmekle kalmıyor, aynı zamanda kadın emeğini güçlendiren, yerel değerleri yaşatan ve bölgeden dünyaya uzanan güçlü bir hikaye ortaya koyuyor. Geleneksel değerleri modern tasarımla harmanlayan Keskin, seramiği bölgeye sevdirmekle kalmadı, aynı zamanda kadınların üretime katıldığı güçlü bir dayanışma alanı oluşturdu. Atölyenin en dikkat çeken yönlerinden biri, Karadeniz kültürünü doğrudan ürünlere yansıtması oldu. Horon, tulum, keşan gibi simgelerin yanı sıra çay çiçeği, komar ve lahana çiçeği gibi birçok yerel unsur tasarımlarda kendine yer buldu.

Küçük bir hayalden büyük bir atölyeye

Çayeli Halk Eğitim Merkezi’nde cam ve seramik teknolojileri üzerine eğitim veren Demet Keskin, yaklaşık beş yıl önce kendi atölyesini kurdu. Başlangıçta yalnızca kendi tasarımlarını üretmek isteyen Keskin, gördüğü ilgiyle birlikte bu işi büyüttü. Atölyeyi kurma sürecini anlatan Keskin, “Aslında bu işe başlarken büyük bir planım yoktu. Sadece kendi tasarımlarımı yapmak istiyordum. Ama yaptığımız işler bölgede çok ilgi gördü. Çünkü burada daha önce yapılmayan bir şey yaptık. Çayeli’nde bu alanda ilkiz” diye konuştu.

Yöreye özgü sembolleri işlerken hikayeleri de araştırdığını söyleyen Keskin, “Bu coğrafya çok zengin bir kültüre sahip. Müziğiyle, horonuyla, çayıyla, yayla çiçekleriyle hepsi bize ilham verdi. İnsanlarla birebir iletişim kurdum, sözlerini not aldım, bir arşiv oluşturdum. Sonra bunları seramikle buluşturduk” şeklinde konuştu.

“Ben değil, biz başardık”

Atölyenin başarısında ekip ruhunun önemli olduğunu vurgulayan Keskin, “Bu işi hiçbir zaman tek başıma yapmadım. Çok güçlü bir ekibim var. Ben her zaman ‘ben’ değil ‘biz’ diyorum. Bu atölyede herkesin emeği var. Hatta maddi karşılık beklemeden destek olanlar oldu. Bu dayanışma sayesinde bu noktaya geldik” şeklinde konuştu.

Hedef e-ticaret ve dünya pazarı

Atölyenin bir sonraki hedefinin e-ticaret olduğunu belirten Keskin, önce Türkiye genelinde, ardından yurt dışında satış yapmayı planladıklarını dile getirdi. Keskin, “Karadeniz kültürünün dünyada ilgi göreceğine inanıyorum. Bu emeği daha geniş kitlelere ulaştırmak istiyoruz” diye konuştu.

Kadınlar için bir umut kapısı

Keskin’in en önemli hedeflerinden biri de kadınların üretime katılımını artırmak. Atölyede birçok kadının meslek öğrenerek kendi yolunu çizdiğini belirten Keskin, bu sürecin kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını ifade etti. Keskin, “Aynı zamanda bu atölye ile kadınlara dokunmak istiyorum. Kadınların kendi ayakları üzerinde durması benim için çok önemli” dedi.

Atölyede üretilen seramik ürünler sadece görsel tasarımlarla değil, üzerlerine işlenen yerel sözlerle de dikkat çekiyor. Bölgeye ait duyguları, aşkı, özlemi ve hatıraları yansıtan bu ifadeler, bardak ve fincanlara birer hikaye kazandırıyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin