beşir şerefli
•Senin Tayyib efendide yanlış okudu İstiklal Marşını..İstersen bir araştırma zahmetine giriver.Timçin efendi…


AK Parti İl Başkanı Timurçin Saylar Karabük’ten yüzde 70 oy beklediklerini söyledi
AK Parti Karabük İl Başkanı Timurçin Saylar, hafta sonu yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı seçiminde Karabük’te yüzde 70 oy beklediklerini söyledi.
Cumhurbaşkanlığı seçimleri dolayısıyla hem Ramazan ayında hemde bayramdan sonr yoğun bir şekilde çalışmalara devam ettiklerini belirten Saylar, “ Mahalleleri tek tek gezerek yoğun bir çalışma içersinde olduk. Bizim Karabük’te seçimlerde yüzde 70 oranında bir oy bekliyoruz. Bu bizim alt limitimiz. İnşallah daha yukarılarda bir oy bekliyoruz. Karabük halkının kadirşinaslığına inanıyoruz. Batı Karadeniz insanı yiğittir ve yiğidi de sever. Tayyip Erdoğan mı?, yoksa Ekmeleddin İhsanoğlu ile Selehaddin Demirtaş’a mı vereceğiz. Demirtaş Karabük’ün yolunu bilmezken, İhsanoğlu daha istiklal marşını okuyamıyor. Okuyunca da bu işte Çanakkale şiiri diyor. Bunu biz yapsak yerden yere vururlardı. Bunun neresi bu ülkenin değerlerini taşıyor. Tam monşer olduğu ortada. İhsanoğlu mu daha çok hizmet etmiş yoksa Erdoğan mı. Tayyip Erdoğan’ı Gökçebey sapağından al Araç’a kadar bir ucundan bir ucuna imar etmiş. Hepsinin altında Recep Tayyip Erdoğan’ın imzası var. Biz bunu şehrimize verdiği katkıdan dolayı müteşekkir olduğumuzdan detsek veriyoruz. Bizde Karabük halkının Erdoğan’ı en yüksek oyla Çankaya’ya göndereceğine inanıyoruz. Çünkü şehrin bir ucundan bir ucunu imar etmişiz” dedi.
“KARABÜK AHDE VEFA GÖSTERECEKTİR”
Karabük olarak yüzde 70’in üzerinde oy aldıkları takdirde şehirde 2023’e kadar çok şeylerin değişeceğine inandıklarını da anlatan Timurçin Saylar, “ O zaman havalanı da biter, barajda biter. Filyos projesi için çalışırken, daha Filyos ile Yenice arası yol bağlantısı yok. Biz bu yolu yaparız. Siz bize destek verin. Kastamonu yolu biter. Bartın – Karabük arasında biz bitiririz. Yenice’den Karabük 1.5 saat sürüyordu, şimdi mahalle oldu 20 dakika sürüyor. Biz Bartın’ı da mahallemiz gibi yaparız. 20 dakikaya düşen yola indiririz. Bugün 90 kilometre olan Bartın yolunu 65 kilometreye düşürecek projesi var. Bunu da AK Parti’den başka yapacak partide göremiyoruz. Recep Tayyip Erdoğan’a ver desteği bak bakalım şehir nereye uçuyor,nereye koşuyor görürüz. Biz bunu 2002- 2014 kadar Karabük’ün bir ucundan bir ucunu yaptık,tekrar yaparız. Biz konuşuyoruz, konuşuyoruz ama bu halkımızda defalarca anlatıyoruz. Biz ilçeleri de büyütüyoruz, bunun görülmesini istiyoruz. Bütün bunların altında Recep Tayyip Erdoğan’ın imzası var. Bizde ahde vefa gösterip Başbakanımıza oy vereceğiz. Karabük halkının kadirşinas olduğunu ve ahde vefaya değer verdiğine inanıyorum” dedi.
Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.
Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.
Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı
Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.
Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.
“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”
Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.
Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.
İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.
beşir şerefli
•Senin Tayyib efendide yanlış okudu İstiklal Marşını..İstersen bir araştırma zahmetine giriver.Timçin efendi…